Ana içeriğe geç
Sözlük

rahib ile cümle

rahib kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kadının kariyer seçeneklerini anne ve rahibe dışında genişletmeyi önerir.Ela sugere estender as opções de carreira para mulheres para além de mãe e freira.
Rahibe ona geri kalan altı kitabı yine aynı fiyattan vermeyi teklif etti.Em seguida, ofereceu os seis livros restantes pelo mesmo preço.
Kısa bir süre sonra, Anna rahibe olup yaklaşık 1365 yılında "Anastasia" ismi ile ölmüştür.Pouco depois ela se tornou uma freira e morreu sob o nome de "Anastásia" por volta de 1365.
Servet'in iki erkek kardeşi vardı, bir tanesi babası gibi noter oldu, diğeri ise Katolik rahibi oldu.Servet tinha dois irmãos: um que depois se tornou um notário, como seu pai, e outro que era um padre católico.
Van Gogh'un annesi Lahey'de zengin bir aileden gelmekteydi; babası da bir rahibin en genç oğluydu.A mãe de Van Gogh vinha de uma família próspera de Haia, enquanto seu pai era o filho mais novo de um pastor.
Sonra rahibe oldu.Tornou-se freira.
Böylece o rahibeler ve hemşireler onu o şeye koydular, rehabilitasyona yatırdılar," dedi.Então eles colocaram-o nessa coisa com monges e monjas, e estavam tentando reabilitá-lo."
Bütün bu bencillikler ve yalanlar rahibin insanlığa olan inancını zayıflatır.Essa série de mentiras e decepções abalam a fé do sacerdote na bondade da Humanidade.
Bu evlilikten üç kızı olmuştur: Evdokia: rahibe olmuştur.Tiveram três filhas: Eudóxia, que se tornou uma freira.
Bir rahibe.Uma freira.
Köy rahibi Seishin Muroi ve Mikiyasu Yasumori ile çocukluk arkadaşıdır.Ele é amigo de infância de Seishin Muroi e Yasumori Mikiyasu.
Kendisininde rahibe olduğu kabul edilir.Presume-se que se tornou freira.
Amcası bir Japon rahibi olup bu nikah törenine gelmeyi kabul etmemiştir.O pai dela não viajou à Rússia para assistir ao casamento.
Baş rahibe George Cole ...Sosígenes George Cole ....
856 tarihinde annesi Theodora ve kızkardeşleri rahibe olarak sürgüne yollandıklarında yaşamıyordu.Maria já não estava viva em 856, quando suas irmãs foram expulsas da corte.
Herkes yüksek rahibin bilgeliğine hürmet göstermelidir.A todos ensinava o valor da oração.
Tarquin öneriyi hemen reddetti ve bunu üzerine Sibyl rahibesi dokuz kitaptan üçünü yaktı.Tarquínio negou-se, pensando em obtê-los mais baratos, e então a sibila destruiu três dos livros.
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.Seu pai o ensinou a tocar violão e guitarra.
Bu manastır Dominikan rahibelerinin temeli oldu.Nesta igreja há o convento de freiras franciscanas.
1996'da Rinzai Budist Rahibi oldu.Em 1026 se tornou um monge budista.
İmparatoriçe Konstantina ve üç kızı rahibe yapılıp manastırlara gönderildiler.Keizerin Constantina en haar drie dochters werden gespaard en naar een klooster gestuurd.
Amcası bir Japon rahibi olup bu nikah törenine gelmeyi kabul etmemiştir.Haar oom is een priester en weigert de huwelijksceremonie bij te wonen.
Rahibe Angelica bu açıdan harap olmuştur; hemen vesikayı imzalar ve ağlayarak yere yığılır.Zuster Angelica, total geruïneerd, tekent het document en stort ineen.
Annem yüksek bir rahibe idi, babamı bilmiyorum.Zijn moeder was dominee, zijn vader heeft hij nauwelijks gekend.
Cecilia, rahibe Matilda tarafından eğitildi.De grond was geschonken door Juffrouw Clotilde Tack.
Rahibeler kendi aralarında ne arzuları olduklarını konuşmaya başlarlar.De zusters bespreken de kleine wensen die zij hebben met elkaar.
Rahibeler doğuştan asil değildi.De familie was niet van adellijke afkomst.
Bu manastır Dominikan rahibelerinin temeli oldu.Dit klooster behoorde tot de orde der dominicanessen.
Bir rahibe ona gitar çalmayı öğretti.Zijn broer leerde hem gitaar spelen.
Tarikata bağlı rahip ve rahibeler bulunmaktadır.Hier worden de Priests en Sorceresses getraind.
Bir rahibe.Wat een moeder!
Arabada bir rahip ve üç rahibe vardır.Er waren in zijn familie immers drie priesters en een kloosterzuster.
Bir kentin baş rahibi, aynı zamanda o kentin başkanıydı.Het hoofd van die familie was doorgaans ook het hoofd van het dorp.
Yüksek rahibe annem beni gizlice doğurdu.Dat ambacht is vooral van moeder op dochter doorgegeven.
İktidara gelmeden önce ya da sonra, Theodora rahibe olmuştur.Zanim objęła rządy, albo po tym, jak została obalona, Teodora była zakonnicą.
Annem yüksek bir rahibe idi, babamı bilmiyorum.Jego matka była prostytutką, ojca nie znał.
Baş Rahibe Karl Michael Vogler ...Zmarł Karl Michael Vogler (pol.).
Tören sırasında çocuğun ismini soran rahibe anlatıcı "Morella" cevabını verir.Podczas ceremonii, ksiądz pyta o jej imię, na co narrator odpowiada, Morella.
Pulcheria rahibe oldu ancak 450 yılında Theodosius ölünce saraya dönmesine izin verildi.Pulcheria została zakonnicą, pozwolono jej wrócić na dwór cesarski w 450, kiedy Teodozjusz zmarł.
Sonra rahibe oldu.Chciała wtedy zostać zakonnicą.
Mary: Rahibin hizmetçisi.Tu została służącą księdza.
Neferet Gece Evinin Yüksek Rahibesi ve Zoey'nin danışmanı.Neferet – kapłanka Domu Nocy i mentorka Zoey Redbird.
Doğumundan sonra terk edilmiş bir kız olan Milagros 18 yaşına kadar manastırda rahibelerle yaşar.Kiedy Milagros kończy osiemnaście lat jest zmuszona opuścić klasztor, w którym mieszka.
Bu komplodan haberdar olan II. İoannis annesini ve kızkardeşini manastırlara rahibe olarak kapattırdı.Pod jej wpływem Roman II zamknął matkę i siostry w klasztorze.
Rahibe Dolcina'nın arzusu ise lezzetli bir yemek yemektir.Dieta cud Penny zaczyna jeść zdrowe jedzenie.
Onunla yakın bir dostluk sürdürdüğü rahibe María de León Bello y Delgado'un manevi danışmanıydı.Przyjaźnił się z Maríą de León Bello y Delgado.
795 yılında rahibe olmuştur.W roku 1979 został mnichem.
Daha sonraki hayatını rahibe manastırında geçirmiştir.Resztę życia chce spędzić w klasztorze sióstr pokutnic.
1979 - Rahibe Teresa'ya Nobel Barış Ödülü verildi.1979 – Matka Teresa z Kalkuty została ogłoszona laureatką Pokojowej Nagrody Nobla.
Hawes: Rahibin yardımcısı.Poradnik.dla księży.
Bu evlilikten üç kızı olmuştur: Evdokia: rahibe olmuştur.Z tego związku urodziło się sześcioro (sic!) dzieci, jeden syn został księdzem.
İktidara gelmeden önce ya da sonra, Theodora rahibe olmuştur.Theodora var nunna, antingen före eller efter sin tid som regent.
İskoçya'da pek rahibe manastırı yoktu.I Rom hade hon en särskild präst.
O dönemde 5 rahibe vardı.Fem moskéer fanns med från starten.
Hacı Martha manastırınna Eugenia ismi ile rahibe olmuştur.Hon gick då i kloster under namnet Eugenia.
Kendisininde rahibe olduğu kabul edilir.Hon ber att få bli nunna.
Diz çökmüş rahibe de alt tarafta yine duruyordu.Den aktiva partnern sitter på knä framför henne.
Bakire bir rahibe olma isteği Apollon'a verdiği sözden daha ağır basmıştı.Landet var en huvudort för Apollons dyrkan.
Toprak yetenekleri rahibi kitler ama çok uzun sürede yapılır.Kyrkan stammar från medeltiden, men har byggts om mycket.
Bir rahibe.Jag, en kärring.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod