Rahatlamak için rahatlatıcı müzik dinlemem gerekiyor.In order to relax, I need to listen to soothing music.
Eve gitmeden önce, rahatlamak için birkaç içki içerim.Before going home, I have a few drinks to relax.
Rahatlamak için sık sık rahatlatıcı müzik dinlerim.I often listen to soothing music in order to relax.
Rahatlamak için, yavaş yavaş nefes alın.To relax, breathe slowly.
İçimi dökerek rahatlamak zorundayım.I have to let off steam.
Rahatlamak istiyorum.I want to let my hair down.
İyi bir roman ile rahatlamak istiyorum.I like to relax with a good novel.
Rahatlamak için içerim.I drink to relax.
Burada sadece rahatlamak için oturuyorum.I'm just sitting here relaxing.
Rahatlamak için ne yapıyorsun?What do you do for relaxation?
Rahatlamak için, Copernicus resim yaptı ve Yunanca şiiri Latinceye çevirdi.For relaxation, Copernicus painted and translated Greek poetry into Latin.
Müzik dinlemek rahatlamak için harika bir yol.Listening to music is a great way to relax.
Tom biraz rahatlamak istediğini söyledi.Tom said he wanted to relax a little bit.
Nefes darlığı şikayeti olan Hacı Jamhari, rahatlamak için göğsüne karanfil yağı sürermiş.Suffering from chest pains, Jamhari attempted to reduce the pain by rubbing clove oil on his chest.
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?But, do you have to take the bread out of somebody's mouth to feel relieved?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.We were thinking of going on a quiet drive together. Would you like to come with us then?
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.And the first of these is to take some comfort in its universality.
Biliyorum arkamda bir hayat býraktým ama Yas tutmak için rahatlamak üzereyimI know I left a life behind But I'm too relieved to grieve
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi?You were running away from Oh Ha Ni and finding comfort in me right?
Mart 1630'da rahatlamak için Karlovy Vary'e (Karlsbad) gitti.In March 1630 he traveled to Karlovy Vary (Karlsbad) to seek relief.
Budistler meditasyon sırasında rahatlamak ve gevşemek için mum kullanırlar.Kosmische Klänge zum Entspannen und Meditieren.
İyi bir roman ile rahatlamak istiyorum.Quiero relajarme con una buena novela.
Nefes darlığı şikayeti olan Hacı Jamhari, rahatlamak için göğsüne karanfil yağı sürermiş.胸の痛みに苦しんでいたジャマーリは痛みを抑えるために自身の胸にクローブオイルを擦り付けていた。
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Aber, muss du mir alles klauen um erleichtert zu sein?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Ale, dlaczego by sobie ulżyć musisz zabierać komuś jego środki na utrzymanie.
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Dar chiar trebuie sa iei bucata de paine din gura cuiva ca sa te simti usurat?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Ma devi togliere il pane dalla bocca di qualcuno per sentirti soddisfatto?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Mais avez-vous vraiment besoin de retirer le pain de la bouche de quelqu'un pour vous sentir soulagé ?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Tapi, apa kau harus mengeluarkan makanan dari mulut orang untuk merasa puas?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Όμως, θα πρέπει να παίρνεις την μπουκιά από το στόμα του άλλου για να ανακουφιστείς;
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?لـكن، هل أنتَ بحاجه إلى سحب قطعة الخبز من فم أحدهم لتشعر بـالراحة؟
Biliyorum arkamda bir hayat býraktým ama Yas tutmak için rahatlamak üzereyimStiu ca am lasat o viata in spate Dar sunt usurata ca am acest duel
Biliyorum arkamda bir hayat býraktým ama Yas tutmak için rahatlamak üzereyimVím, že jsem za sebou nechala život Ale moc se mi ulevoli truchlit
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Ajattelimme lähteä ajelulle yhdessä. Haluatteko lähteä mukaamme?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Arra gondoltunk, hogy keresünk valami csendesebb helyet, szeretnél velünk tartani?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Chúng tôi đang định đi với nhau. Em có muốn đi cùng không?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik. Eh? Oh, hayır...tamam우리끼리 조용히 드라이브 갈려던 참인데 같이 갈래요?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Kami berencana untuk pergi jalan-jalan bersama. Kamu mau ikut dengan kami?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Mysleli sme si, že pôjdeme niekam autom a upokojíme sa. Chcela by si ísť s nami?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Ne gandeam sa mergem sa dam o tura cu masina, vrei sa vii cu noi?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Nous pensions à aller faire un tour ensemble. Voudriez-vous venir avec nous ?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Stavamo pensando di fare un giro in macchina insieme. Vorreste venire con noi?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Vi tänkte åka på en lugn biltur tillsammans. Skulle du vilja följa med oss?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Wir wollten gerade einen beruhigenden Abstecher mit dem Auto machen. Möchtest du mitkommen?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Zrovna se jedem společně projet. Nechceš se k nám připojit?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Λέμε να πάμε μια ήσυχη βόλτα με το αμάξι μαζί. Θέλεις να έρθεις μαζί μας?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Мы тут подумали, что было бы неплохо проехаться. Вы не хотите составить нам компанию?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.אנחנו חשבנו ללכת על משהו שקט יותר. תרצי להצטרף אלינו?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.اننا ذاهبان بجولة في السيارة هل تريدين مرافقتنا؟؟
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.え!? あー いや・・・
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.A primeira coisa é encontrar algum conforto na sua universalidade.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.A první z nich je udělat si pohodlí v její všestrannosti.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.Az első, hogy nyugodjunk bele bizonyos mértékben az általánosságába,
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.Dan salah satunya adalah adalah menyamankan diri dalam universalitas penyesalan.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.De eerste manier is het vinden van troost in universaliteit.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.E la prima è trarre sollievo dalla sua universalità.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.첫 번째는 그 보편성에 위안을 얻으라는 겁니다
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.La première est d'être soulagé par son universalité.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.Og den første af disse er at finde trøst i dens universalitet.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.Po pierwsze można się pocieszać jego powszechnością.