Ana içeriğe geç
Sözlük

rahatça ile cümle

rahatça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu soz cok dogru, bunu rahatca soyleyebilirim.Itu sangat baik dan sangat keren.
Bu soz cok dogru, bunu rahatca soyleyebilirim.이것은 진실이었고, 참 멋지죠.
Bu soz cok dogru, bunu rahatca soyleyebilirim.To je tak trefné, no prostě super.
Bu soz cok dogru, bunu rahatca soyleyebilirim.To takie prawdziwe i takie fajne.
Bu soz cok dogru, bunu rahatca soyleyebilirim.Αυτό είναι τόσο σωστό και τόσο προχωρημένο...!
Bu soz cok dogru, bunu rahatca soyleyebilirim.Вот ведь как здорово и верно сказано.
Bu soz cok dogru, bunu rahatca soyleyebilirim.Ось так в яблучко і так здорово.
Bu soz cok dogru, bunu rahatca soyleyebilirim.Това е толкова правилно и толкова страхотно.
Bu soz cok dogru, bunu rahatca soyleyebilirim.זה כל-כך נכון ומגניב.
Bu soz cok dogru, bunu rahatca soyleyebilirim.هذا صحيح وجيد جداً.
Bu soz cok dogru, bunu rahatca soyleyebilirim.しかも大昔に言い当てたのです
Bu x^2-2 y eksenindeki değişim rahatça fark ediliyor.Dus de verschuiving op de Y-as is eenvoudig te zien.
Bu x^2-2 y eksenindeki değişim rahatça fark ediliyor.Eu não preciso extrair a equação quadrática.
Bu x^2-2 y eksenindeki değişim rahatça fark ediliyor.이건 x 제곱 빼기 2 입니다 y 축 평행이동은 알아보기 매우 쉽습니다
Bu x^2-2 y eksenindeki değişim rahatça fark ediliyor.وهذا x^2 - 2 اذاً مقدار التحرك في اتجاه y من السهل ملاحظته
Çoğunlukla esnek bir organ. Rahatça bükülebilir.Per la maggior parte del tempo è un organo flessibile, che si piega con facilità.
Çoğunlukla esnek bir organ. Rahatça bükülebilir.Phần lớn thời gian đó là một bộ phận linh hoạt, dễ uốn nắn.
Daha sonra da bir izleyicinin resimleri rahatça takip edebilmesini sağlayacak şekilde düzenlemiş.Bardziej myślał jak zunifikować je i zrobić z nich czytelną całość dla odbiorcy.
Daha sonra da bir izleyicinin resimleri rahatça takip edebilmesini sağlayacak şekilde düzenlemiş.Pokusil se jednotlivé scény propojit a více je tak přiblížit divákům.
Daha sonra da bir izleyicinin resimleri rahatça takip edebilmesini sağlayacak şekilde düzenlemiş.Він намагався об'єднати всі ці картини і зробити їх дійсно зрозумілими для глядача.
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.Bem, se eu pudesse ter meios átomos, eu poderia simplesmente Multiplicar isso por um e meio.
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.Bien: si pudiera tener la mitad de los átomos, yo pudiera multiplicar esto por uno y medio.
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.Et bien si on pouvais avoir des demi atomes, on pourrait juste multipliers par un et demi 1.5.
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.Mógłbym wstawić tutaj połówki atomów, mógłbym to pomnożyć przez 1,5.
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.Nun, wenn ich halbe Atome hätte, könnte ich mit 1,5 multiplizieren.
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.Pokud bych mohl mít jakési "půlatomy", mohl bych prostě tohle vynásobit jednou a půlkrát.
Eğer yarım atomlar kullanabilseydim, rahatça bir buçukla çarpabilirdim.ان استطعت ان تقسم عدد الذرات استطيع ان اضرب هذا بواحد ونصف
Hayır, bir içki içelim. İkimiz, rahatça.لا لنشرب الشراب, سوية وفي هدوء
Her şey yeniden tasarlandı, böylece küçük bir panelden rahatça ulaşılabiliyor.Se ha rediseñado para que todo esté disponible en un pequeño panel.
Her şey yeniden tasarlandı, böylece küçük bir panelden rahatça ulaşılabiliyor.Всё перестроено так, чтобы быть доступным прямо с одной маленькой панели.
İkimiz, rahatça.Ketten, kényelmesen.
İkimiz, rahatça.Nous deux, tranquillement.
İkimiz, rahatça.Οι δυο μας, άνετα.
İki üzeri altının altıncı kökü rahatça açılabilir. .2의 6승의 6제곱근, 이건 꽤 쉽군요 .....
İki üzeri altının altıncı kökü rahatça açılabilir. .Agora, a raiz sexta de 2 à seta, é muito direto...
İki üzeri altının altıncı kökü rahatça açılabilir. .Nyní, šestá odmocnina ze 2 na šestou je jednoduchým výpočtem.
İki üzeri altının altıncı kökü rahatça açılabilir. .Pierwiastek 6 stopnia z 2⁶? Proste!
İki üzeri altının altıncı kökü rahatça açılabilir. .Сега, корен шести от 2 на шеста, това е доста ясно.
İki üzeri altının altıncı kökü rahatça açılabilir. .الآن، الجذر السادس لـ 2^6 مباشر
İşin bir başka boyutu daha var, yönetmekte oldukları paranın tamamını rahatça değerlendiremiyor olacaklar.つまり、比較的非流動性資産や あるいは通常の株式に
Karşı taraf riskine ilişkin sorumluluğu borsa üzerine alıyor ki, insanlar rahatça işlem yapabilsin.Takže v zásadě bere rizika protistrany na sebe, aby bylo pro lidi víc přijatelné obchodovat.
Kendi evinmiş gibi rahatça dinlen.Fais comme chez toi et repose-toi tranquillement.
Kendi evinmiş gibi rahatça dinlen.Tekintse az otthonának és pihenjen jól.
Kendi evinmiş gibi rahatça dinlen.Ξεκουράσου αναπαυτικά σαν το σπίτι σου.
Kendi evinmiş gibi rahatça dinlen.استرح كأنك في منزلك
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."Die sollen eingesperrt sein. Die sollen nicht draußen frei herumlaufen."
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."Ei ar trebui să fie închişi. Ei nu ar trebui să fie în spaţiu deschis."
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."Họ phải bị giam giữ. Họ không nên ở bên ngoài"
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."Ils sont censés être enfermés, pas aller se promener ici et là.
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."여기에 수감되어 있어야 한다고요. 특별한 사유 없이는 밖에 나갈 수 없습니다."
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."Mereka harus dipenjara. Tidak seharusnya mereka keluar dalam jumlah besar."
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."Powinni być zamknięci. Nie powinni być na wolności."
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."Se supone que tienen que estar encerrados. Se supone que no deben estar fuera".
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."Si presume che debbano stare rinchiusi e non che scorrazzino liberamente in giro."
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."Ze worden verondersteld opgesloten te zitten. Het is niet de bedoeling dat ze naar buiten gaan."
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."Очаква се, те да бъдат затворени. Не се очаква да бъдат навън, на свобода."
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."הם אמורים להיות נעולים מאחורי סורג ובריח. הם אינם אמורים להיות חופשיים בחוץ".
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."ويجب ان يحبسوا .. لا أن يطلقوا في الريف !
Kilit altında bulunmaları gerekiyor, dışarıda rahatça gezinmeleri değil."出かけることなんて考えられない」 まあ それでも 私と所長は対話を始め
Kompozisyonu da çok sevdim, rahatça yayılmış,A moc se mi líbí, jak je socha kompozičně řešena - jak se rozprostírá.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod