rahat rahat ile cümle
rahat rahat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom çalışıyorken rahatsız edilmektan nefret eder.Tom hates being disturbed when he's studying.
Tom gerçekten rahatsız olduğunu söyledi.Tom said that he was really uncomfortable.
Tom biraz rahatlamak istediğini söyledi.Tom said he wanted to relax a little bit.
Bence bir şey Tom'u rahatsız ediyor.I think that something's bothering Tom.
Tom rahatsız olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't uncomfortable.
Tom Mary'nin rahatsız olduğunu söyledi.Tom said that Mary was uncomfortable.
Tom Mary'nin onu rahatsız etmekten vazgeçmesini istedi.Tom asked Mary to quit bothering him.
Tom'a rahatlamasını ve sakin olmasını söyledim.I told Tom to relax and take it easy.
Tom, Mary'nin rahatsız olmadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't annoyed.
Tom seni rahatsız etmiyor, umarım.Tom isn't disturbing you, I hope.
Tom annesini rahatlatmaya çalıştı.Tom tried to comfort his mother.
Tom seni rahatsız etmiyor, değil mi?Tom isn't disturbing you, is he?
Tom nasıl rahatlayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to relax.
Burası çok rahat.It's very cozy in here.
Tom rahatsız edilmedi.Tom wasn't offended.
Tom ve ben kendimizi olabildiğince rahat ettirdik.Tom and I made ourselves as comfortable as possible.
Eğer beni rahat bırakmazsan geç kalacaksın.If you don't leave now, you'll be late.
Tom uyurken rahatsız etme.Don't disturb Tom while he's sleeping.
Tom bana rahatsız olduğunu söyledi.Tom told me he was uncomfortable.
Tom, kokunun Mary'yi rahatsız ettiğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he didn't think the smell bothered Mary.
Tom, soğuğun Mary'yi rahatsız ettiğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he didn't think that the cold bothered Mary.
Tom, kendini rahatsız hissettiğini ve ayrılmak istediğini söyledi.Tom said that he felt uncomfortable and wanted to leave.
Soğuk, beni rahatsız ettiği kadar sizi rahatsız ediyor gibi görünmüyor.The cold doesn't seem to bother you as much as it bothers me.
Soğuk beni rahatsız ettiği kadar çok Tom'u rahatsız ediyor gibi görünmüyor.The cold doesn't seem to bother Tom as much as it bothers me.
Tom, Mary kadar rahat görünmüyor.Tom doesn't seem to be as relaxed as Mary.
Tom, Mary kadar rahatlamış görünmüyor.Tom doesn't seem to be as relaxed as Mary.
Kendimi rahatsız hissettim, bu yüzden ayrıldım.I felt uncomfortable, so I left.
Kendimi rahatsız hissediyordum, bu nedenle ayrıldım.I felt uncomfortable, so I left.
Onu duymak beni çok rahatlattı.I'm very relieved to hear that.
Çok rahatlamış görünmüyorsun.You don't look very relaxed.
Tom, Mary'den daha rahat görünüyor.Tom seems more relaxed than Mary.
Tom kendini rahatlamış hissettiğini söyledi.Tom said he felt relieved.
Tom, Mary kadar rahat görünmüyordu.Tom didn't seem to be as relaxed as Mary.
Tom ve ben sadece bu hafta sonu rahat olacağız.Tom and I are just going to take it easy this weekend.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar rahatsız görünmüyordu.Tom didn't seem to be as annoyed as Mary seemed to be.
Tom Mary'nin göründüğü kadar rahatlamış görünmüyordu.Tom didn't seem to be as relaxed as Mary seemed to be.
Sadece rahatla. Kendin ol.Just relax. Be yourself.
Tom'un rahatsız olduğundan şüpheleniyorum.I suspect that Tom is uncomfortable.
Tom rahatsız bir şekilde güldü.Tom laughed uncomfortably.
Mary rahatsız bir şekilde güldü.Mary laughed uncomfortably.
Tom kendini burada rahat hissediyor.Tom feels comfortable here.
Tom, burada kendini rahat hissettiğini söylüyor.Tom says he feels comfortable here.
Sami rahat değildi.Sami was not comfortable.
Tom kendini hiçbir şeyden rahatsız değilmiş gibi göstermeye çalışıyor.Tom pretends that nothing bothers him.
Sami kendini rahatsız hissetti.Sami felt uncomfortable.
Sami kendini rahatsız hissettiğini iddia etti.Sami claimed he was feeling sick.
Sami rahatlayabilir.Sami can relax.
Sami, Leyla'yı rahatsız etmeyi bıraktı.Sami stopped harassing Layla.
Tom şimdiye kadar karşılaştığım en rahatsız edici insanlardan biridir.I don't think I've ever met anybody who knows how to do that.
Tom, şimdiye kadar tanıştığım en rahatsız edici kişilerden biri.Tom is one of the most irritating people I've ever met.
Rahatlama yok mu?There's no relief?
Oyunun çok yanlış ve rahatsız edici.Your play is so wrong and disturbing.
Sami kendini rahatlamış hissetti.Sami felt relieved.
Sami cezaevinde rahatça dolaşabilirdi.Sami could move freely around the prison.
Ben sadece basit bir fabrika işçisiyim. Neden beni rahatsız ediyorsunuz?I'm just a simple factory worker. Why do you bother me?
Sami yeni evinin rahatlığının keyfini yaşıyordu.Sami was enjoying the comfort of his new home.
Sami, Leyla'yı internette rahatsız ediyordu.Sami was harassing Layla on the Internet.
Sami, Leyla'yı rahatlattı.Sami put Layla at ease.
Sami, Leyla'ya bazı rahatlama egzersizleri gösterdi.Sami showed Layla some relaxation exercises.
Sami kendini gerçekten rahatsız hissetti.Sami felt really uneasy.