rahat rahat ile cümle
rahat rahat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom beni gerçekten rahatsız ediyor.Tom really irritates me.
Gerçekten rahatsız oldum.I was really disturbed.
Tom kesinlikle rahatlayabilir.Tom certainly can relax.
Bu bizi çok rahatsız ediyor.That bothers us a lot.
Gerçekten beni rahatsız etti.It really bothered me.
Tom biraz rahatsız.Tom is slightly unwell.
Tom beni çok rahatsız etti gerçekten.Tom really got to me.
Ben daha rahat hissediyorum.I feel more relaxed.
Ben kimseyi rahatsız etmiyorum.I'm not annoying anyone.
Ne seni rahatsız ediyor?What troubles you?
İnanç eksikliğini rahatsız edici buluyorum.I find your lack of faith disturbing.
Akupunktur migreni rahatlatmaya yardımcı olabilir.Acupuncture can help relieve migraines.
Tom'un yorumu beni bütün gün rahatsız etti.Tom's comment bothered me all day.
Tom kronik bir rahatsızlıktan öldü.Tom died of a chronic condition.
O rahatsız.He is disturbed
Onu rahat bırakın.Leave him in peace.
Rahat bir yatakta uyuduğundan beri ne kadar oldu?How long has it been since you've slept in a comfortable bed?
Tom oldukça rahatlamış görünüyordu.Tom looked rather relieved.
Umarım Tom'u rahatsız etmediniz.I hope you didn't disturb Tom.
Bu çok rahatlatıcı bir düşünce.That's a very comforting thought.
Bunun çok rahatsız edici olduğundan eminim.I'm sure it must have been very disturbing.
Kendini rahat hisset, dostum.Make yourself comfortable, man.
Bu zavallı çocuğu rahatsız ediyorsun!You're bothering this poor boy!
Afedersiniz. Sizi rahatsız etmek istememiştim.Sorry. I didn't mean to bother you.
Bu beni oldukça rahatsız eden bir şey.It's something that bothers me quite a bit.
Tom çok rahat kimse gibi görünüyor.Tom seems to be very laid back.
Tom insanları nasıl rahatlatacağını bilir.Tom knows how to comfort people.
Onu yapmaktan rahatsız olmayacağım.I'm not going to bother doing that.
Umarım bu seni rahatsız etmedi.I hope that didn't offend you.
Tom'un yaptıklarından rahatsız oldum.I was irritated by what Tom did.
Seni rahat ettirebilmek için elimden gelen her şeyi yaparım.I'll do whatever I can to make it easy for you.
Tom rahatlamış göründüğümü söyledi.Tom said I looked relaxed.
Yarına kadar rahatça bekleyebilirim.I can easily wait till tomorrow.
Çok rahatlamıştım.I was very relaxed.
Arkadaşları onu rahatlatmaya çalıştı.His friends tried to comfort him.
Fadıl ciddi bir zihinsel rahatsızlıktan muzdaripti.Fadil was suffering from a serious mental disorder.
Bir şey söyle. Ani sessizliğin beni rahatsız ediyor.Say something. Your sudden silence troubles me.
Fadıl sinirlerini rahatlatmak için duş aldı.Fadil took a shower to calm his nerves down.
Hâlâ bununla tamamen rahat değilim.I'm still not entirely comfortable with this.
Tom'un yaptığı ne tür şeyler sizi rahatsız ediyor?What kind of things does Tom do that irritate you?
Ben kanepede rahatıma baktım.I have made myself comfortable on the sofa.
Elimden geldiğince kendimi rahat ettirdim.I made myself as comfortable as I could.
Kendimi rahat ettirmeye çalıştım.I tried to make myself comfortable.
Kendimi rahatlatmaya çalıştım.I tried to make myself comfortable.
Tom, Mary'yi rahatsız ettiğinden dolayı özür diledi.Tom apologized for having offended Mary.
Tom kimsenin bizi rahatsız edemeyeceğinden emin oldu.Tom made sure nobody could overhear us.
Seni rahatsız etmiyorum, değil mi?I'm not bothering you, am I?
Tom çok rahatsız edici bir kişi.Tom is a very disagreeable person.
Çok rahatsız hissettim.I felt very uncomfortable.
Sen rahat görünmüyorsun.You look uncomfortable.
Sen rahatsız görünüyorsun.You look uncomfortable.
Annesi onu rahatlattı.His mother comforted him.
Tom'un annesi onu rahatlattı.Tom's mother comforted him.
Neden hep Tom'u rahatsız ediyorsun?Why are you always bothering Tom?
Tom'la çok rahat hissettim.I felt very comfortable with Tom.
Sen hiç rahat görünmüyorsun.You never look comfortable.
Tom bazen beni rahatsız ediyor.Tom sometimes annoys me.
Sen rahat görünüyorsunYou look comfortable.
Rahat bir hayatım var.I have a comfortable life.
Rahat olmak için çok paraya ihtiyacınız yok.You don't need a lot of money to be comfortable.