rahat rahat ile cümle

rahat rahat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Burada oldukça rahat hissediyorum.I feel pretty comfortable here.
Gerçekten orada hiç rahat hissetmedim.I never really felt comfortable there.
Tom beni gördüğüne rahatlamış gibi görünüyordu.Tom appeared relieved to see me.
Ben rahatlamış hissettim.I felt relieved.
İçimi döktüm rahatladım.I got it off my chest.
Tom rahatsız edilmek istemediğini söyledi.Tom said that he didn't want to be disturbed.
Ben bu sandalyede otururken gerçekten rahat.When I'm sitting in this chair, it's really comfortable.
Bugün burada kalman seni rahatsız eder mi?Does it bother you to stay here today?
Bundan çok rahatsız oldum.I'm deeply offended by this.
Kim gelmiyor, rahatsız etme.Who doesn't come, doesn't disturb.
Sadece rahatlamaya ihtiyacımız vardı.We just needed to relax.
Onun huzurunda asla rahat hissetmem.I never feel comfortable in his presence.
Tom internette marjinal insanları rahatsız ediyor.Tom harasses marginalized people on the Internet.
Tom dünyanın marjinal insanlar olmadan çok daha rahat olacağını söyledi.Tom thinks the world would be much more convenient without marginalized people.
Kız kardeşim çok rahatsız edici.My sister is so irritating!
O rahatsız edilmek istemiyor.She doesn't wish to be disturbed.
O rahatsız hissediyor.He feels disturbed.
Bu oldukça rahatsız edici.It's quite irritating.
Portakal çiçekleri rahatlatıcı bir etki ve hoş bir kokuya sahiptir.Orange blossoms have a relaxing effect and a delightful scent.
Rahatsız edici olmayın.Don't be annoying.
Araban rahat mı?Is your car comfortable?
Herkes rahat ve mutlu görünüyordu.Everyone looked relaxed and happy.
O her zaman çok sakin ve rahat.She's always very calm and relaxed.
Sizi rahatsız eden nedir?What is it that bothers you?
Çok rahatlamış görünüyorsun.You seem so relaxed.
Ne yazık ki, bazı insanlar rahatsız edildi.Unfortunately, some people were offended.
Bu kazak çıkarmak ve giymek için rahat.This sweater is comfortable to take off and put on.
Tom beni rahatsız etmeyi bırakmadı.Tom wouldn't stop badgering me.
Seni rahatsız ediyorsam üzgünüm.I am sorry if I am bothering you.
Ben oldukça rahatlamıştım.I was pretty relaxed.
Ben onunla rahatım.I'm comfortable with it.
Seni neyin rahatsız ettiğini bana söyleyebilir misin?Can you tell me what's bothering you?
Bu konuda beni rahatsız etmeyin.Don't bother me about that.
O, Tom'u rahatsız etmiyor.That doesn't bother Tom.
Ben sadece biraz daha rahatlama istiyorum.I just want a little more relaxation.
Ben oldukça rahat hissettim.I felt pretty comfortable.
Ben onun beni rahatsız etmesine izin vermedim.I didn't let it bother me.
Tom'u rahat bırakmamız gerekiyor.We need to cut Tom some slack.
Sen ders çalışıyorken seni rahatsız etmemeye çalışacağım.I will try not to disturb you while you are studying.
Fas'a sağ salim vardığını duyunca rahatladım.I'm relieved to hear that you arrived safe and sound in Morocco.
Rahatsız edici bir sessizlik vardı.There was an uncomfortable silence.
Rahatlayın. Biz tatildeyiz.Relax. We're on vacation.
Rahatla, Tom. Biz tatildeyiz.Relax, Tom. We're on vacation.
Mary Tom'un düzensiz davranışı tarafından rahatsız oldu.Mary was troubled by Tom's erratic behavior.
Bir aksan büyüleyici veya rahatsız edici olabilir.An accent can be either charming or irritating.
Tom rahatlatıcı şekilde tebessüm etti.Tom smiled reassuringly.
Koltuklar rahattı.The seats were comfortable.
Bu rahatlatıcı bir düşünce.That's a comforting thought.
Tom duygularıyla ilgili konuşurken rahat hissetmez.Tom doesn't feel comfortable talking about his feelings.
Bir kalabalığın içinde kendimi hala güvensiz ve rahatsız hissediyorum.I still feel unsafe and uncomfortable in a crowd.
Ben bir kalabalık içinde rahat değilim.I am not at ease in a crowd.
Tom haberden rahatsız oldu.Tom was troubled by the news.
Bu Tom'u hiç rahatsız etmedi.That didn't bother Tom at all.
Seni ne kadar rahatsız ederse etsin, onu hala yapacağım.I'm still going to do it, no matter how much it bothers you.
Tom Mary'yi gördüğü için rahatladı.Tom was relieved to see Mary.
Sadece rahatla ve eğlen.Just relax and have fun.
Tom yerde uyumaktan rahatsız olmayacağını söyledi.Tom said he wouldn't mind sleeping on the floor.
Tom'un rahatlatıcıya ihtiyacı yok.Tom doesn't need comforting.
Tom'un dairesi küçük ama çok rahattır.Tom's apartment is small, but it's very cozy.
Tom gerçekten rahatsız görünüyordu.Tom looked really uncomfortable.

İlgili Sayfalar