rahat rahat ile cümle
rahat rahat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bu, seni nasıl rahatsız etmedi?How could it not bother you?
O koku seni rahatsız ediyor mu?Does that smell bother you?
Duman seni rahatsız ediyor mu?Does the smoke bother you?
Lütfen bizi rahatsız etmeyi bırak.Please quit bothering us.
Bugün seni rahatsız eden şey ne?What's bothering you today?
Bu gerçekten o kadar rahatlatıcı değil.It's not really that relaxing.
Lütfen beni rahatsız etmekten vazgeç.Please quit bothering me.
Bu gerçekten bir rahatsızlık.It really is an inconvenience.
Tom yalnız yaşamaktan rahatsız değildi.Tom didn't mind living by himself.
Tom bile kapıyı çalmak için rahatını bozmadı.Tom didn't even bother knocking on the door.
Bunun hepsi çok rahatsız edici.This is all very disturbing.
Bir rahatsızlık hissediyor musunuz?Are you experiencing any discomfort?
Herhangi bir rahatsızlığınız var mı?Are you experiencing any discomfort?
Bu sandalye çok rahat değil.This chair isn't very comfortable.
Sen onu yaptığında gerçekten beni rahatsız ediyor.It really annoys me when you do that.
Tom ve Meryem yüzen evde rahatlatıcı bir hafta geçirdiler.Tom and Mary spent a relaxing week on a houseboat.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en rahatsız edici şeylerden biridir.This is one of the most disagreeable things I've ever seen.
Sanırım artık Tom'un seni rahatsız etmesini engelleyebilirim.I think I can keep Tom from bothering you anymore.
Dışarısı ne kadar soğuk olursa olsun, odalar bir rahatlık sıcaklığına kadar ısıtılır.No matter how cold it is outside, the rooms are heated to a comfortable temperature.
Tom, rahatlayıp hayatın tadını çıkarmayı bilmiyor.Tom doesn't know how to relax and just enjoy life.
Bu aptallık tarafından sonsuz bir şekilde rahatsız oluyorum.I'm getting endlessly annoyed by this foolishness.
Sanırım bir şey Tom'u rahatsız ediyor.I think that something is bothering Tom.
Gerçeği öğrenene kadar bana rahat yok.I won't rest until I find out the truth.
Böbrek rahatsızlığım var.I have a kidney condition.
Bu sabah uyandığımda, kendimi biraz rahatsız hissettim.When I woke up this morning, I felt a little ill.
Bu ilaç hastayı rahatlattı.This medication relaxed the patient.
Rahatsız olacak bir şey yok.There's nothing to be bothered by.
O neden seni rahatsız ediyor?Why does that bother you?
Son derece rahatsız oldum.I was terribly offended.
Bir taksi otobüsten daha rahattır.A taxi is more comfortable than the bus.
Ben genellikle onun gibi insanları rahatsız etmem.I usually don't bother with people like him.
Sadece bizi rahat bırakın.Just let us be.
Yaltakçı insanlar beni rahatsız hissettiriyor.Obsequious people make me feel uncomfortable.
Bu koltuğun rahat olduğunu düşünmüyorum.I don't think this armchair is comfortable.
Keşke müzik dinleyerek rahatlayabilsem.I wish I could relax listening to music.
O anda müzik dinlemek beni rahatlattı.Listening to music in that moment relaxed me.
Şahsen, müzik dinleyerek rahatlıyorum.Personally, I relax listening to music.
Gürültülü olduğu için kent beni rahatsız ediyor.The city annoys me a lot because it's noisy.
Bir Audi'ye paran rahat yeterken, bir Kia'ya neden razı olasın?Why settle for a Kia when you can clearly afford an Audi?
Karım kanepede uyuyor, ama onun horlaması uykumu rahatsız ediyor.My wife is asleep on the couch, but her snoring is disturbing my sleep.
Sigara içsem rahatsız olur musunuz?Would it bother you if I smoke?
Karımı rahatsız etmeyi kesin.Stop bothering my wife.
Arkadaşımı rahatsız etmeyi kesin.Stop bothering my friend.
Gürültü rahatsız edicidir.The noise is distracting.
Bu büyük bir rahatlamaydı.That was a huge relief.
Biz rahattık.We were comfortable.
O bir rahatlamaydı.It was a relief.
Tom rahatsız olmuştu.Tom was irked.
Eğer arıları rahatsız etmezsen onların seni sokması olası değil.If you don't bother the bees, they're unlikely to sting you.
Tom kimseyi rahatsız etmedi.Tom never bothered anybody.
Neden beni rahatsız ediyorsun?Why are you bothering me?
Tom kimseyi rahatsız etmez.Tom never bothers anyone.
Bu Tom'u açıkça rahatsız ediyor.This clearly bothers Tom.
Başka hiç kimse bizi rahatsız etmedi.Nobody else bothered us.
Karşılık vermek için rahatsız olma.Don't bother to respond.
Bu beni çok rahatsız etti.That bothered me a lot.
O rahatsız ediciydi.It was disturbing.
Tom'un rahatsız olacağını düşünüyor musun?Do you think Tom will be offended?
Onların rahatsız olacağını düşünüyor musun?Do you think they'll be offended?
Nasıl rahatlarsın?How do you relax?