rahat rahat ile cümle
rahat rahat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bu, rahatsızlık.This is harassment.
Beni rahatsız ediyorlar.They make me sick.
Ben rahattım.I used to be cool.
Tom rahatlamıştı.Tom was relieved.
Bu rahatlatıcı.This is relaxing.
Rahat bıraksana.Hey, lay off.
Saat ona kadar rahatsız edilmek istemiyorum.I don't want to be disturbed until ten.
Diğerlerini rahatsız etme.Don't disturb the others.
Havada rahatsız edici bir koku var.There is a foul odor in the air.
Benim yatağım, seninkinden daha rahat.My bed is more comfortable than yours.
Oda çok rahat.The room is very comfortable.
Benim burada sigara içmem sizi rahatsız ediyor mu?Does it disturb you for me to smoke here?
Rahatsız olduğunu biliyorum.I know you're bothered.
Ben size rahatlık verebilirim.I can give you comfort.
Bu odada daha rahat olacaksın.You'll be more comfortable in this room.
Tom hafifçe rahatsız görünüyor.Tom looks slightly uncomfortable.
Sen bazen çok rahatsız edicisin.Sometimes you're so irritating.
Rahatlamak için ne yapıyorsun?What do you do for relaxation?
Tom oldukça rahatsız görünüyor.Tom looks quite uncomfortable.
Tom gerçekten rahatlamış görünüyor.Tom seems genuinely relieved.
Tom rahatsız görünüyordu.Tom looks very uncomfortable.
Tom rahat bir nefes verdi.Tom let out a sigh of relief.
Sen kendini çok rahatlamış hissetmelisin.You must feel very relieved.
Tom kimseyi rahatsız etmiyor.Tom isn't bothering anybody.
Tom çok rahat görünüyor.Tom looks very comfortable.
Tom ve Mary rahatlamış görünüyor.Tom and Mary look relieved.
Tom ve Mary'nin her ikisi de rahatladılar.Tom and Mary both relaxed.
Tom oldukça rahatlamış görünüyor.Tom looks pretty relaxed.
Tom rahatsız edilemedi.Tom couldn't be bothered.
Tom çok rahatlamış görünüyor.Tom looks very relieved.
Tom beni rahatsız etmiyor.Tom isn't bothering me.
Tom çok rahatlamıştı.Tom was very relieved.
Tom biraz rahatladı.Tom relaxed a little.
Tom rahatlamaya başladı.Tom began to relax.
Neden rahatsız ediyorsun?Why do you bother?
Tom'a rahatlamasını söyle.Tell Tom to relax.
Tom'u rahat bırak.Cut Tom a break.
Sadece gözlerini kapat ve rahatla.Just close your eyes and relax.
Seni rahatsız ettiğim için üzgünüm ama büyük bir sorunumuz var.I'm sorry to disturb you, but we have a big problem.
O sizi rahatsız ediyorsa, onun gitmesini isteyeceğim.If she annoys you, I'm going to ask her to leave.
Umarım kimseyi rahatsız etmiyorum.I hope I'm not bothering anyone.
Parlak ışık Markku'yu rahatsız etti.The bright light disturbed Markku.
Bir şey onu rahatsız ediyordu.Something was bothering him.
Bir şey onu rahatsız ediyor gibi görünüyor.It seems that something is bothering him.
Bir şeyin onu rahatsız ettiğini düşünüyorum.I think that something is bothering her.
Almanlar çıplaklığa karşı daha rahat bir tutuma sahipler.Germans have a more relaxed attitude towards nudity.
Vicdanım rahat etmiyor.I have a guilty conscience.
Tom biraz rahatsız görünüyor.Tom seems a little uncomfortable.
Rahatsız ettiğim için özür dilerim, iyiliğin için çok teşekkürler.Pardon the bother, and many thanks for your kindness.
Ben İngilizcede rahatım.I'm at ease in English.
Benim evim sizinkinden daha rahat.My house is more comfortable than yours.
Onunla bir oda paylaşmaktan rahatsızlık duymam.I don't mind sharing a room with her.
Bu gerçekten rahatsız edici.This is really disturbing.
Rahatla, eğlen ve keyfine bak.Relax, have fun, and enjoy yourself.
Daha rahat bir şekilde oynayın.Play in a more relaxed manner.
Her zaman düşmanlarını affet. Hiçbir şey onları daha fazla rahatsız edemez.Always forgive your enemies. Nothing irritates them more.
O, "Beni rahat bırak" dedi.He said, "Leave me alone."
Biz jakuzide rahatladık.We relaxed in the jacuzzi.
O onu neyin rahatsız ettiğini biliyor.He knows what annoys her.
Ailemi rahat bırak!Leave my family alone!