Biz o aç insanların bel bağladığı yiyecekleri market raflarından alıyoruz.الذي يعتمد عليه الجوعى من على رفوف المتاجر.
Biz o aç insanların bel bağladığı yiyecekleri market raflarından alıyoruz.さらに生産元をさかのぼると 農家にたどり着きます
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.Așa că stă acolo pe rafturile noastre învechit pentru noi, dar cu valoare latentă imediată pentru altcineva.
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.Donc il est là sur notre étagère obsolète pour nous, mais d'un intérêt direct pour quelqu'un d'autre.
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.Entonces, allí quedan en las repisas, inútiles para nosotros, pero con un valor latente para alguien más.
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.그래서 우리에게는 더 이상 쓸모 없는 상태로 선반에 놓여 있습니다. 하지만 다른 누군가에게는 직접적인 잠재 가치를 지닌채로 말이죠.
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.Por isso ali fica nas nossas prateleiras, obsoleta para nós, mas com valor imediato latente para outra pessoa.
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.Så därför ligger boxen på vår hylla, utan värde för oss, men med ett dolt direkt värde för någon annan.
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.Szóval ott kuksol a polcunkon, számunkra idejétmúlt, de másvalaki számára azonnali, rejtett értéke van.
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.Tak więc siedzi na naszych półkach, kompletnie zbędny, ale wciąż ma ukrytą wartość dla kogoś innego.
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.Takže tam leží na našej poličke, pre nás už neužitočné, ale s okamžitou skrytou hodnotou pre niekoho iného.
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.Takže u nás na polici leží jen tak bez užitku, ale pro někoho jiného může mít stále cenu.
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.Βρίσκεται λοιπόν στα ράφια μας παρωχημένο πλέον για εμάς, αλλά με άμεση λανθάνουσα αξία για κάποιον άλλο.
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.אוהבים את הסידרה. אבל בוא נודה על האמת, לאחר שצפינו בזה פעם או פעמיים, לא בא לנו לצפות בזה שוב,
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.لذا فهو هناك علي رفوفنا متقادم بالنسبة لنا ، ولكن ذو قيمة كامنة فورية لشخص آخر.
Böylece raflarda duruyor bizim için eskimiş, ama bir başkası için anında değeri olan bir şey.陳腐化してしまった訳ですが まだ、他の人には潜在的な価値が残っているはずです 告白しますが
Böylece taşındığı yerden rafineriye getirilir.Tak czy siak, trafia do rafinerii.
Böylece taşındığı yerden rafineriye getirilir.Y luego desde allí llega a una refinería
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Chi phí cho tôi một cái gì đó trong trò hề, và tôi đã có khá gần đầy một kệ với tôi bài viết.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Custou-me algo em papel almaço, e eu tinha muito quase encheu uma prateleira com os meus escritos.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Det kostade mig något i skrivpapper i folioformat, och jag hade ganska nästan fyllt en hylla med min skrifter.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Det kostede mig noget i Foolscap, og jeg havde temmelig næsten fyldt en hylde med mine skrifter.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Ez nekem valami fogalmazópapír, és én elég közel tele a polcon az én írások.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Harganya saya sesuatu di kertas folio, dan aku telah cukup hampir penuh rak dengan saya tulisan.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Het kostte me iets in folio, en ik had behoorlijk bijna gevuld een plank met mijn geschriften.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Il m'a coûté quelque chose dans foolscap, et j'ai eu à peu près une étagère remplie avec mon écrits.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.그것은 나에게 풀스캡 판에서 뭔가를 비용, 난 꽤 거의 우리와 선반을 가득했다
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Kosztował mnie coś w foolscap, i miałem dość blisko wypełnione półce z moimi pism.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Ma costat ceva în foolscap, şi am avut destul de aproape a umplut un raft cu meu scrieri.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Me costó algo en tamaño folio, y yo tenía poco más o menos llena una estantería con mi escritos.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Se maksoi minulle jotain foolscap, ja minulla oli melkein täynnä hyllylle minun kirjoituksia.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Stálo ma to niečo kancelársky papier, a ja som celkom zaplnený police s mojimi spisy.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Stalo me nekaj v Tabak za pisanje, in sem imel precej skoraj napolnjena z mojo polico writings.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Stálo mě to něco kancelářský papír, a já jsem docela zaplněn police s mými spisy.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Κόστισε μου κάτι σε Foolscap, και είχα αρκετά σχεδόν γεμίσει ένα ράφι με μου γραφές.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Това ми струва нещо в шапка на шут, и имах доста почти пълен рафт с моите писания.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Це коштувало мені щось в ковпак блазня, і мені довелося досить майже заповнені полиці з моїми писань.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.Это стоило мне что-то в шутовской колпак, и мне пришлось довольно почти заполнены полки с моими писаний.
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.זה עלה לי משהו נייר גדול, והיה לי די מלא כמעט מדף עם שלי
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.تكلف لي شيء في وزيري ، وكان لي ما يقرب من جميلة مليئة رف مع بلادي
Bu bana büyük boy kâğıt olarak bir maliyeti ve ben oldukça yaklaşık bir raf dolmuştu yazıları.執筆。と、突然全体のビジネスが来た
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.Aceasta e biblioteca Billy - e cel mai bine vândut produs al IKEA:
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.C'est la bibliothèque "Billy" - c'est le produit le plus vendu à IKEA.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.Das ist das Billy-Regal - IKEAs meistverkaufter Artikel.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.Đây là tủ sách Billy -- sản phẩm bán chạy nhất của IKEA.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.Dit is het Billy-boekenrek -- IKEA's best verkopende product.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.Esta é a estante Billy, é o produto mais vendido da IKEA.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.Este es el librero "Billy" - es el producto de mejor venta en IKEA.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.Ez a Billy könyvespolc -- az IKEA legkelendőbb terméke.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.이것은 "빌리" 책장입니다. IKEA에서 가장 잘 팔리는 제품이지요.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.Knihovna Billy - jeden z nejprodávanějších IKEA produktů.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.Questa è la libreria Billy - il prodotto best seller di IKEA.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.To regał Billy, najlepiej sprzedający się produkt IKEA.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.Αυτή είναι η βιβλιοθήκη Billy -- το μεγαλύτερο σε πωλήσεις προϊόν της ΙΚΕΑ.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.Това е библиотеката "Били" - това е най-продаваният продукт на IKEA.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.Это книжный шкаф Billy - самый продаваемый товар фирмы IKEA.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.זו שידת הבילי -- זה המוצר הכי נמכר של איקאה.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.هذه هي خزانة الكتب " بيلي "-- انها اكبر منتج مباع لايكيا.
Bu Billy kitap rafı -- IKEA'nın en çok satan ürünü.私と同じであれば この本棚を組み立てるのは
Bu fikri şimdilik rafa kaldırdık.Aktuell haben wir diese Idee erst einmal auf Eis gelegt.