Odaya girdiğimde radyoda çalan Mozart'ı duyabiliyordum.When I entered the room, I could hear Mozart playing on the radio.
Çalışırken radyo dinledim.I listened to the radio while I worked.
Masada bir radyo var.There's a radio on the table.
Gemi batmadan önce radyo operatörü son bir mesaj yayınladı -SOS!Before the ship sank, the radio operator broadcast one final message - SOS!
Aktinyum radyoaktif bir elementtir.Actinium is a radioactive element.
Odamda bir radyo var.There's a radio in my room.
Bu madde radyoaktif.This stuff's radioactive.
Biz radyo dinliyoruz.We are listening to the radio.
O radyolar satar.He sells radios.
Ben onların bu öğleden sonra bu radyoyu onaracaklarını düşünüyorumI think they'll fix the radio this afternoon.
Radyomuzun anteninin sabitlenmesi gerekiyor.The aerial on our radio needs fixing.
Radyo antenini bağladılar mı?Have they connected the radio antenna?
Çocuklar radyoyu mahvetti.The boys have ruined the radio.
Bu tür radyo kullanımı yaygın oldu.The use of this type of radio has become widespread.
Radyon yeni mi?Is your radio new?
Radyo kulaklığını açtım bu yüzden Tom'un odaya girdiğini duymadım.I had my headphones on so I didn't hear Tom enter the room.
Radyo dinliyor musun?Are you listening to the radio?
Dün radyo dinliyor muydun?Were you listening to the radio yesterday?
Radyoyu kapatabilir misin, lütfen?Could you turn off the radio, please?
Radyo'nun yerini TV aldı.Radio's been replaced by the TV.
Az önce onu radyoda ilan ettiler.They just announced that on the radio.
Bu araba ücretsiz uydu radyo ile birlikte gelir.This car comes with free satellite radio.
Kanada devlet radyosunu seviyorum.I love Canadian public radio.
Sizin dilinizde herhangi TV veya radyo programları var mı?Are there any TV or radio programs in your language?
Radyo dinlerken uyuyakaldım.I fell asleep listening to the radio.
Tom radyoda haberleri dinledi.Tom listened to the news on the radio.
Tom radyoyu açtı.Tom turned on the radio.
Radyo açıktı.The radio was on.
Radyoaktif atık sorunu çözülmemiş olarak duruyor.The problem of radioactive waste remains unresolved.
Tom ofisinde radyo dinliyor.Tom is in his office listening to the radio.
Tom radyoyu kapattı.Tom turned off the radio.
Bir radyon vardı.You had a radio.
Ben İspanyol radyosunu dinliyorum.I listen to the Spanish radio.
Radyoyu açtım.I turned on the radio.
Radyodaki haberleri dinledim.I listened to the news on the radio.
Radyonun sesini o kadar yüksek açtım ki, duvarlar sarsıldı.I turned the radio up so loud that the walls shook.
Ulusal Kamu Radyosunu dinlemeyi severim.I like listening to NPR.
Radyo dinleyerek çok zaman harcarım.I spend a lot of time listening to the radio.
Tom her zaman kahvaltı yaparken radyoda haber dinler.Tom always listens to the news on the radio while he's eating breakfast.
Burada bir radyon var mı?Do you have a radio here?
Tom uzanıp radyoyu kapattı.Tom reached over and turned off the radio.
Konuşma radyoda yayınlandı.The speech was broadcast on the radio.
Konuşma radyo tarafından yayınlandı.The address was transmitted by radio.
O, radyoda.She is on the radio.
O radyo senin mi?Is that radio yours?
O, radyodaki haberleri dinliyor.He is listening to the news on the radio.
Radyoda bir şey duydum.I heard something on the radio.
Tom radyoyu kıstı.Tom turned down the radio.
Tom radyo dinliyor.Tom is listening to the radio.
Odamda radyo yok.I don't have a radio in my room.
Birçok genç insan artık radyo dinlemiyor.Many young people don't listen to radio anymore.
Radyoda "Apologize" adlı bir şarkının çaldığını duydum.I heard a song called "Apologize" on the radio.
Radyoda "Apologize" denilen bir şarkı duydum.I heard a song called "Apologize" on the radio.
Radyoyu kıs. Söylediğin tek kelimeyi anlamıyorum.Turn down the radio. I can't hear a word you're saying.
Tom radyodaki kadranı çevirdi.Tom turned the dial on the radio.
Tom bütün gün radyo dinledi.Tom listened to the radio all day.
Radyoyu açmak için düğmeye bastım.I pushed the button to turn on the radio.
Dan kendi radyo istasyonunu kurmak istiyor.Dan wants to start his own radio station.
Dan kendi radyo istasyonunu başlatmak istiyor.Dan wants to start his own radio station.
Dan radyoda canlı çaldı.Dan played live on the radio.