Ana içeriğe geç
Sözlük

radyo ile cümle

radyo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Douglas Adams'la birlikte The Hitchhiker's Guide to the Galaxy'nin radyo dizisini yazdılar.Douglas Adams, autor de The Hitchhiker's Guide to the Galaxy e outros romances.
Daha tipik haliyle nükleer atık nükleer patlama tarafından radyoaktif kirlenmenin yayılmasıdır.O termo refere-se, frequentemente, ao pó radiactivo criado quando uma arma nuclear explode.
Yüklü akım etkileşimi radyoaktif atomdaki beta bozunması fenomeninden sorumludur.Interações de correntes carregadas são responsáveis pelo fenômeno de decaimento beta em um átomo radioativo.
Koronalar özellikle yakın elektrik iletim hatlarında sesli ve radyo-frekansındaki gürültü oluşturabilir.A corona pode gerar ruído audível e de radio frequência, principalmente próximo a linhas de transmissão.
Guglielmo Marconi radyoyu icat etti.1895 - Guglielmo Marconi inventou a radiotelegrafia na Itália.
FM radyo, frekans modülasyonu (FM) teknolojisi kullanan bir radyodur.Rádio FM consiste na utilização de radiodifusão mediante modulação em frequência (FM).
TRT İstanbul Radyosu'nda 10 ay bağlama sanatçılığı yaptı.A orquestra permaneceu por 10 anos como contratada da Rádio Tupi.
Veriler HRT tarafından derlenir ve Hırvatistan'daki 40 radyo istasyonunun şarkı çalma sayıları esas alınır.Os dados são coletados pela HRT e baseia-se no airplay em cerca de 40 rádios na Croácia.
RTV Slovenya'nın ulusal radyo yayını Radyo Slovenya adı altında yayınlanmaktadır.A taxa de licença é usada para financiar a emissora nacional RTV Slovenija.
Take Me Away sadece bir radyo single idi.Foi puxado pelo single "Rádio".
Bu radyoizotopların bazıları Trityum, Karbon-14, Fosfor-32’dir.Exemplos de tais isótopos incluem o carbono-14, o fósforo-32 e o trítio.
Ayrıca sadece bölük komutanı tanklarının radyo sistemleri vardı.No entanto, poucos domicílios tinham receptores de rádio.
Münih Radyo Orkestrası şefliğine atanan Abbado, 1991’den 1998’e kadar bu görevini sürdürmüştür.Abbado foi o maestro chefe da Orquestra da Rádio de Munique de 1991 até 1998.
Radyo Özgür internet üzerinden dinlenebilmektedir.A rádio tem estação online que pode ser ouvida pela internet.
Telsiz, haberleşmede kullanılan alıcı-verici bir radyo.Digital private line, circuito usado em radiocomunicação.
TRT radyo ve televizyonlarında programlar yaptı.Gui sempre sonhou em trabalhar no rádio e na televisão.
Ulusal Radyo Televizyon'un İzmir temsilciliğini yaptı.Foi ainda radio-atriz da Rádio Nacional.
Anısına çok sayıda anıt dikildi ve Teksas'taki radyo istasyonlarında şarkıları durmaksızın çaldı.Rádios do Texas tocaram suas canções sem parar.
"Kuzey denizindeki radyo korsanları".«Rádio Dragão do Mar».
"You da One", ABD mainstream radyolarına 29 Kasım 2011'de gönderildi."What a Girl Wants" foi enviada para estações de rádio estadunidenses em 29 de outubro de 1999.
Elâzığ'da 12 adet yerel radyo kanalı bulunmaktadır.Há pelo menos 21 estações de rádio em Timor Leste.
Hem radyoaktif ve istikrarlı izotoplar vardır.Existe isometrias simples e isometrias compostas.
Berlin-Brandenburg Radyosu, Sorbça yayınları ayrıca podcast olarak da sunmaktadır.Rhythmbox suporta reprodução por fluxo de rádio pela internet e também podcast.
21 Aralık 1965), Amerikalı televizyon ve radyo sunucusu.26 de Maio de 1956: Rêde Unidas de Rádio.
Açık Radyo.Rádio Independente.
Sırbistan Radyo Televizyonu.Rádio Televisão da Sérvia.
Şarkı, 26 Şubat'ta radyolara servis edildi.A canção foi enviada para as rádios no dia 1 de fevereiro.
Türkiye'nin ilk özel radyo programcılarındandır.É uma das primeiras emissoras de televisão turca.
Her elementin radyoaktif bozunma veren en az bir izotopu vardır.Cada elemento possui pelo menos um isótopo com nuclídeo instável que pode sofrer decaimento radioativo.
1957 - Transistörlü radyo piyasaya sürüldü.1957 - Rádio Difusora é inaugurada.
Radonun radyoaktifliğinden dolayı, radon bileşiklerinin yararlılığı sınırlıdır.A utilidade de compostos de radônio é limitada por causa da sua radioatividade.
Aynı zamanda Bayerischer Rundfunk radyosunda da sunuculuk yapmıştır.Fez também o carnaval da Bahia pela mesma emissora.
Paul 2009'da NRJ müzik radyosunda genç eğitimci olarak işe başladı.Em 2009, Van Haver empregou uma jovem estagiária no musical das emissoras de rádio NRJ em Bruxelas.
12 yaşındayken The Alicia Bridges Show adında kendi radyo programına sahip oldu.Aos doze anos já tinha o próprio programa de rádio, também na Rádio Cacique.
Roman, 1988 yılında radyo oyunu haline getirildi.Desde então os jogos foram transmitidos pelo rádio, até 1988.
Doğal yollarla oluşan radyo dalgaları şimşek ya da astronomik nesneler ile meydana gelir.Elas são geradas naturalmente por raios ou por objetos astronômicos.
1943'te radyo aracılığıyla sesini duyurmuştur.Saiu da rádio em 1943.
1942’de, Matsushita Japonya’daki ilk radyo üreticisi oldu.A emissora foi fundada em 1941, sendo a primeira emissora de rádio do Maranhão.
Radyo tiyatrosu da yönetti.Foi diretor geral de rádio teatro.
Radyoyu açtım, televizyonu kapattım.Liguei o rádio e desliguei a televisão.
Lütfen, radyoyu kapat.Por favor, desligue o rádio.
Bu sırada, Vostok 1 uçuşu Moskova radyosu tarafından duyurulmaktadır.Het nieuws van de Vostok 1-missie wordt op Radio Moskou gemeld.
10 Ocak 2004 tarihindeki radyo programında, ilk çocuğuna hamile olduğunu açıkladı.Op 10 januari 2004 kondigde ze tijdens haar radioprogramma aan dat ze zwanger was van haar eerste kind.
Açıkçası radyo kaynakları küçük başlamak ve daha büyük büyümek zorundadırlar.Het is duidelijk dat radiobronnen eerst klein zijn en dan groter worden.
Ardından 1 yıl Budapeşte'de yerel radyo merkezinde çalıştı.Daarna werkte ze een jaar in Boedapest bij een lokaal televisiestation.
Radyoyu Ver!Een radio.
Viyana Radyosu 2 Nisan'daki yayınında Avusturya başkentinin açık şehir olmaktan çıktığını duyurdu.Op 2 april 1945 ontkende Radio Wenen dat de Oostenrijkse hoofdstad tot open stad was verklaard.
Kyodo News, radyo-faks yoluyla haber ileten tek haber ajansıdır.Kyodo News is het enige persagentschap dat nog nieuws uitbrengt per radiofax.
Az önce radyodan duyduk.Dit was live op de radio te horen.
1 Mart - Henri Becquerel, radyoaktiviteyi keşfetti.1 - Antoine Henri Becquerel ontdekt de radioactiviteit.
Nükleer patlamalar büyük miktarlarda radyasyon ve radyoaktif enkazlar meydana getirir.Kernexplosies veroorzaken grote hoeveelheden straling en radioactief afval.
Ana değişiklik SEM80/90 dijital radyo seti eklemesi ve mühimmat yükleme kapağıyla ilgili değişikliklerdir.De grootste verandering was de toevoeging van de SEM80/90 digitale radio-installatie.
Radyo Ücretsiz Avrupa / Radyo Özgürlüğü.Het radiostation moet niet verward worden met het Radio Free Europe/Radio Liberty.
Radyo emisyonu sinkrotron işleminden kaynaklanmaktadır.De radiostraling wordt veroorzaakt door het synchrotronproces.
Bahçelerin içinde Vatikan Radyosu gibi bazı binalar mevcuttur.In de tuinen staan ook bijgebouwen, zoals een gebouw van Radio Vaticaan.
Palyatif radyoterapi, 1940'lardan beri kullanılmaktadır.Palliatieve radiotherapie wordt gebruikt sinds de jaren veertig.
Bunların yanı sıra haftalık bir radyo programı sunmaktadır.Voorts verzorgde hij een wekelijks radioprogramma.
Arecibo Gözlemevi, Arecibo - Porto Riko'da bulunan bir radyo teleskop.Een andere grote, vaste radiotelescoop is de Arecibo radiotelescoop op Puerto Rico.
Diplomadan sonra birkaç orkestrada çalmış: Radyo Senfoni Orkestrası ve Avanti bunlardan birkaçıdır.Hij speelde in verscheidene orkesten zoals het Radio Symphony Orchestra of Avanti.
BBC Radio 4, yerel radyo istasyonu.Radio Centraal, een lokale radio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
radyo ile cümle - Sayfa 37 - radyo kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App