Ana içeriğe geç
Sözlük

radyo ile cümle

radyo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sagittarius A veya Sgr A, Samanyolu Galaksisi'nin merkezinde bulunan karmaşık bir astronomik radyo kaynağıdır.Sagitario A (o Sgr A) es una fuente de emisión de radio compleja situada en el centro de nuestra galaxia.
Her hafta Açık Radyo'da Açık Gazete programında Ufuk Turu bölümünü yapmaktadır.La Semana se imprime a todo color en rotativa sobre papel prensa.
Amerika'da ise sadece radyoda bir hit idi.Por ello, en Estados Unidos sólo fue promocionado en la radio.
Kaliforniya'daki Cal State Northridge'in Radyo, TV ve sinema bölümünden mezun oldu.Se especializó en Radio, Televisión y cine en la Universidad Estatal de California Northridge.
Yayın merkezi Ankara Radyosu'dur.La emisora anfitriona fue Danmarks Radio.
Radio Times, İngiliz haftalık televizyon ve radyo programı listeleme dergisi.Radio Times es la revista semanal de programación de radio y televisión perteneciente a la BBC.
Ayrıca halen bir radyoda sunuculuk yapmaktadır.Siento que va a quedar en la radio.
Frekans modülasyonu, VHF2 bandından yapılan radyo yayınları ile televizyon ses yayınlarında kullanılır.Transmisiones de voz para marina y aviación utilizando modulación de amplitud en la banda de VHF.
O yıllara kadar radyoda ciddi bir şekilde söylenen fasıllar, alkışlı ve eğlenceli söylenmeye başladı.Es difícil ahora comprender lo que significaban en aquellos años las radionovelas, los seriales radiofónicos.
Aynı yıl İstanbul Radyosu'nda çalışmaya başladı.Ese mismo año, adquiere Radio Intercontinental.
Düzensiz olarak radyo oyunları yazmayı sürdürdü, sonunda sinema ve televizyon için de yazmaya başladı.Continuaría escribiendo esporádicamente para la radio, y también lo haría para el cine y la televisión.
Ama sanırım bunu havalı yapan şey de bu, çünkü radyoda sürekli çalan şeylere benzemiyor.No quiero que suene exactamente igual que el resto de las cosas que hay en la radio.
Derhal ameliyatı ve radyoterapi'yi tamamladı.Fue tratado con cirugía y radioterapia.
Aynı durumu Radyo yayıncıları içinde geçerli olacaktır.Esta característica es útil en los transmisores de radio debido a la misma razón.
Sellers, BBC radyosundaki komedi programı The Goon Show ile ününü yükseltti.Peter Sellers saltó a la fama en una serie de comedia de la BBC llamada The Goon Show.
Radyo tiyatrosu da yönetti.También hizo teatro radiotelevisado.
Take Me Away sadece bir radyo single idi.Un estudio exclusivo para una radio única.
Aydınlık artışı tüm elektromıknatıssal izgeyi kapsayarak, X ışınlarından radyo dalgalarına kadar uzanır.Este incremento tiene lugar en todo el espectro electromagnético, desde rayos X a ondas de radio.
Ameliyatlarda olduğu gibi radyoterapi de lokal bir tedavidir ve sadece uygulanan bölgedeki hücreleri etkiler.La radioterapia es un tratamiento local que afecta solo a las células cancerosas del área tratada.
Kullanıcı geri bildirimi kullanılarak radyonun sonuçları iyileştirilir.Mantenerse informado a través de la radio, si sigue funcionando.
Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği.Asociación de Directores de Noticias de Radio y Televisión.
Şu an 10 adet radyo ve tv bu listede yer almaktadır.Las propuestas de la Mesa de Ciudadanía y TV digital están resumidas en 11 puntos claves.
Bilgi Radyo adı altında yayın yapan bir online radyosu da vardır.Se emite un programa en Radio Sele con ese nombre.
1950 yılına kadar bu alan radyo teknolojisi olarak anılmıştır.Sin embargo en 1957, esta propuesta fue considerada técnicamente imposible.
Açık Radyo.Absolute Radio.
Tipik radyolojik inceleme ile tespit edilebilir (X-ray).Tipos de combustible para radiocontrol..
Ayrıca uçağa radyo sistemi ve yön bulma sistemleri konulacaktı.También le fue instalado un sistema de navegación para vuelos nocturnos y equipo de radio.
RDP Antena 1, RDP International ise radyo kanallarının bir kaçıdır.Antena 1 es una emisora de radio portuguesa de la red RTP.
Danimarka'nın Radyo web sitesi.Sitio sobre la radio en España.
Radio 96,8, Almanya'nın Bonn kentinde yayın yapan radyo.La 97.7 Radio es una emisora de radio que emite en la ciudad de Valencia.
O günden sonra birçok film, televizyon, radyo ve tiyatrolarda oynadı.Desde entonces ha trabajado en películas, televisión, radio y teatro.
Aktif olarak da Radyo / Televizyon Programları, Konser & Festivallere katılmaya devam ediyor.Además también participan en programas de radio, musicales y conciertos.
Doğrusal hızlandırıcılar tıpta da radyoterapi ve radyocerrahi için de geniş ölçüde kullanılır.Estos aceleradores son los que se usan en radioterapia y radiocirugía.
Fakat radyolar çalmaya başlamıştı bile."Yo también empecé de volante".
4 Aralık - Türkiye Radyo ve Televizyon kanunu değişiklikleri yapıldı.Reforma a la Ley de Radiodifusión y Televisión Ago.
Yarılanma süresi, bir radyoaktif izotopun miktarının yarıya inmesi için gereken zamandır.Es el tiempo en que tarda una cierta cantidad de un radioisótopo en reducir su radioactividad a la mitad.
Ardından radyo sunuculuğuna geçiş yaptı.A la radio llegó por casualidad.
Daha Sonra İstanbul ve Çevresinde Aynı Frekanstan Meteor FM Radyosu Yayına Başlamıştır.Es así como se abrieron en Cartagena las emisoras Olímpica Stereo y Radio Tiempo FM.
1896 - Henri Becquerel, radyoaktiviteyi keşfetti.En 1896, el químico francés A. Henri Becquerel descubrió la radiactividad.
Uranyum, radyoaktif bir kimyasal elementtir.Californio, elemento químico radioactivo.
Liberal radyo talk show'u The Young Turks'ün ana yapımcısıdır.Es coproductora principal del canal político The Young Turks.
Trityum, hidrojenin radyoaktif izotopudur.El núcleo de deuterio, un isótopo del hidrógeno.
Bunu Kanada radyoları izledi.Player de Radio Canarias.
"Our Farewell (Radyo sürümü)" "Dark Wings" "Our Farewell (Albüm sürümü)" "Our Farewell (Akustik sürüm)"Resumen de The Farewell Tour: «Program summary - Cher: The Farewell Tour» (ABC Television edición).
Capital radyo internet sitesi.Sitio web de Radio Metropolitana.
FM radyosu mevcuttur.Posee radio FM.
"Yazık oldu Radyo ODTÜ'ye".«Magnatune on iRATE radio».
İstanbul Radyosu ^ "İstanbul Radyo Evi Kapılarını Dinleyicilerine Açtı".«Radio París». portal de Internet Devuélveme la voz.
İlk single "Get Your Gunn" radyolarda çalınmaya başladı.El primer single 'Ceremonia robot' estuvo sonando en todas las emisoras.
Münih Radyo Orkestrası şefliğine atanan Abbado, 1991’den 1998’e kadar bu görevini sürdürmüştür.Abbado fue el director principal de la Orquesta de la Radio de Múnich de 1991 a 1998.
Araç, radyo dalgalarıyla Dünya'daki 5 kişilik bir ekip tarafından yönetilmekteydi.Prestó servicio con cinco escuadrones de la RAF en todo el mundo.
Sırça Köşk (program) - 2005 yılına kadar RadyoSu'da yayınlanan radyo programı.De Costa a Costa es el programa de radio informativo de Punto Radio que nació en 2005.
Şehirde yüzü geçkin FM radyo istasyonuda bulunmaktadır.Ella es más conocida por trabajar en la estación de radio Capital FM.
Douglas Adams'la birlikte The Hitchhiker's Guide to the Galaxy'nin radyo dizisini yazdılar.El programa recibe su nombre de Trillian, personaje de The Hitchhiker's Guide to the Galaxy de Douglas Adams.
Yüksek tahsili yaparken aynı zamanda Ankara radyosunda amatör ses sanatçısı olarak çalıştı.También trabajó como actor de publicidad al hacer el comercial de caloventor "Aurora".
Dahili FM Anten ile FM Radyo işlevselliği var.Existe una emisora privada, PAOA FM.
Tüm radyo ve televizyon kanalları devlete aitti.La radio y la televisión son propiedad del Estado.
Radyolog açığı olan bölgeler için oldukça yararlı bir işlemdir.Son más sencillas las piezas con grandes radios.
Arjantin'de radyo ve televizyon ölçümleri Ibope ve Infortecnica tarafından yapılır.El rating del primetime en Argentina es medido por IBOPE.
Ayrıca İsrail'de radyo programcısı olarak da çalışmıştır.Trabajó como comentarista de radio en el sistema de radiodifusión de Israel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod