Ana içeriğe geç
Sözlük

radyo istasyonu ile cümle

radyo istasyonu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
Ayrıca kentte birçok radyo istasyonu da yayın yapmaktadır.Ada juga stasiun-stasiun radio yang dioperasikan masyarakat.
Studio 54 Stargate radyo istasyonunun gezici ana faaliyetleri ile canlı yayınlarına ev sahipliği yapar.Studio 54 Stargate chủ trì các chương trình chính của đài và các trường trình phát sóng trực tiếp.
Lisanslı olanlardan 16 televizyon kanalı ve 36 radyo istasyonu ulusal kitlelere ulaştı.Trong số các đài được cấp phép, có 16 đài truyền hình và 36 đài phát thanh tiếp cận khán giả toàn quốc.
Joseph Muscat, Partinin radyo istasyonunda (Süper One Radio) bir gazeteci olarak çalıştı.ムスカットは党のラジオ局ワン・ラジオ(当時はスーパー・ワン・ラジオ)にジャーナリストとして勤めた。
Şehirde hizmet veren 60 radyo istasyonun yanı sıra çeşitli yerel radyo istasyonları da vardır.市内にはラジオ放送局が3局あるだけだが、他にも地域内には幾つかの放送局がある。
Bir saatlik çatışmanın ardından radyo istasyonu ele geçirilir.戦後、列車無線基地局が設置される。
Şu an Türkiye'nin en sevilen radyo istasyonunu dinlemektesiniz.目前,在俄罗斯最有名的电台工作。
Ayrıca rock temalı radyo istasyonu da oyuna eklendi.它同样也登顶了摇滚电台 (Rock Airplay) 榜。
Radyo istasyonu Z-100 ile bir röportajında "Bu temaların bazıları albümde daha detaylı işleniyor.在WHTZ|Z-100的采访中她补充:“其中有些主题在这张专辑上由更大的拓广。
Kentte iki yerel radyo istasyonu vardır.省内有两个电台和两个地方性的电台。
BBC Radio 1 İngiliz ulusal radyo istasyonu.BBC 라디오 1 개국.
Annesi Rachel ("Rae") Levitch (kızlık soyadı Brodsky), bir radyo istasyonu için piyano çalardı.אמו, רחל ("ריי") (לבית ברודסקי) לויץ', הייתה פסנתרנית בתחנת רדיו.
2002 yılında bir yerel radyo istasyonunda habercilik yapmaya başladı.ב-1999 החלה לעבוד בתחנת רדיו מקומית.
Radyo Pop, 1997'de yayına başlayan radyo istasyonu.רדיו דרום היא תחנת רדיו אזורית, אשר הוקמה ב-1997.
Gençlik adlı radyo istasyonunda çalışarak pek çok ünlü sanatçıyı konuk etti.במקביל השתתפתה בתסכיתים רבים אחרים של מחלקת הנוער ברדיו כשחקנית ילדה.
Sabah 8.00'e gelindiğinde radyo istasyonu işgal edilmiş ve direniş nerdeyse tamamen kırılmıştı.ב-8 בבוקר עם הצלצול הייתה נסגרת הדלת ומי שאיחר לא קיבל רשות כניסה.
BBC Radio 1 İngiliz ulusal radyo istasyonu.תחילה כדי ג'יי בתחנת הרדיו הבריטית הממלכתית "BBC Radio 2".
Radyo ODTÜ, Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği Tarafından 2010 yılının en iyi radyo istasyonu seçilmiştir.הסדרה גם נבחרה כתוכנית הטלוויזיה הטובה ביותר של 2014 על ידי הקוראים של Radio Times.
Bunun dışında birçok radyo istasyonu merkezi de kentte yer alır.כמו כן בעיר פועלות תחנות רדיו רבות שבהן תחנת הרדיו הממשלתית.
Şarkı, Mix 104.1 radyo istasyonunda prömiyerini yaptı.Световната му премиера е по радиостанцията MIX94.1 в Лас Вегас.
Oyunda toplam 17 adet radyo istasyonunun yer alacağı açıklandı.Апаратурата за радиосвръзка е поставена в седемнадесет поста.
Ordudan ayrıldıktan sonra Calgary radyo istasyonunda diskjokey olarak iş buldu.Nakon rata, našao je posao kao disc jockey na jednoj radio postaji u Calgaryu.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Wehrmacht burayı bir radyo istasyonuna çevirmişti.U drugom svjetskom ratu, Wehrmacht je zaposjeo ovo područje.
Grand Theft Auto: San Andreas video oyunundaki kurgusal rap radyo istasyonu Radio Los Santos'da kullanıldı.2005. je objavljena u videoigri "Grand Theft Auto: San Andreas" na radio stanici "Radio Los Santos".
WKTU ABD’nin New York şehrinde 103.5 FM bandından yayın yapan bir radyo istasyonudur.Navštívil aj rockovú rozhlasovú stanicu WAPP 103.5FM „The Apple“ v New York City.
İlk özel radyo istasyonu olarak Süper FM.Na čísle 31 má sídlo súkromné rádio Best FM.
Sabah 8.00'e gelindiğinde radyo istasyonu işgal edilmiş ve direniş nerdeyse tamamen kırılmıştı.Približne o 4:00 bol odpojený prívod elektrickej energie a prerušené telefónne pripojenie.
Yiannis Valvis, Yunan radyo istasyonu Best Radio'da ses mühendisi olarak çalışıyor.Yiannis Valvis dirba garso inžinieriumi Graikijos radijo stotyje „Best Radio“.
BBC Radio 4, yerel radyo istasyonu.Radio Studio 54 Network – Italijos radijo stotis.
Birçok gazete, radyo istasyonu, televizyon kanalı ve telefon şirketinin merkezleri burada bulunmaktadır.Mieste veikia daugybė laikraščių, radijo stočių, telekomunikacijų kompanijų centrinių būstinių.
Hitradio Ö3 bir ulusal radyo istasyonudur.Newstalk 106 on kvaasi-rahvuslik raadiojaam.
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.A felesége Maria igazolta ezt egy rádióállomásnak.
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.A sua esposa, Maria, confirmou tudo num telefonema para a emissora de rádio.
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.Hans fru Maria bekräftade det i ett samtal till en radiostationen.
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.Istrinya, Maria, mengonfirmasikan ini dalam percakapan dengan stasiun radio
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.Jego żona Maria potwierdziła to w rozmowie telefonicznej na antenie radiowej
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.Jeho žena Maria to potvrdila v telefonáte do rozhlasovej stanice.
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.Njegova žena Maria je to potrdila s klicem na radijsko postajo.
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.Seine Frau Maria bestätigte das in einem Anruf bei der Radiostation.
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.Sua moglie Maria lo confermò durante una telefonata alla stazione radio.
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.Η σύζυγός του Μαρία, το επιβεβαίωσε με ένα τηλεφώνημα σε ραδιοφωνικό σταθμό.
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.Его жена Мария подтвердила это, позвонив на радиостанцию
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.Съпругата му Мария го казва в телефонен разговор по радиото.
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.אישתו מריה אישרה זאת .בשיחת טלפון לתחנת הרדיו
Karısı Maria radyo istasyonuna yaptığı bir aramada bunu doğruladı.彼は私に言ったのです "署名があるなら筆跡鑑定にかけろ"
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.A fiam ezt úgy hívja: kukorica-pattogtatás egy rosszul hangolt rádióállomást hallgatva.
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.제 아들은 이것을 "잘못 조정된 AM 라디오를 들으면서 팝콘 만들기"라고 부릅니다.
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Con trai tôi gọi đây là " tiếng bắp nổ khi đang nghe đài bị nhiễu sóng"
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Fiul meu îi spune "a face floricele în timp ce asculţi un post de radio A.M. prost reglat."
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Mein Sohn nennt das "Popcorn machen, wenn das Radio rauscht".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Meu filho chama isso de: "fazer pipoca ouvindo uma radio A.M. fora do ar"
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Mi hijo llama a esto "haciendo palomitas de maiz mientras se escucha una emisora AM mal sintonizada".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Mijn zoon noemt dit "popcorn maken terwijl je luistert naar een slecht afgestemde AM-radiozender."
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Min søn kalder dette "at lave popcorn mens man lytter til en dårlig indstillet A.M. station."
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Mio figlio lo chiama "fare i popcorn mentre si ascolta una stazione radio AM mal sintonizzata."
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Moj sin temu pravi "pripravljanje pokovke med poslušanjem slabo uglašene A.M. postaje".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Mój syn mówi, że to dźwięk "robienia popcornu w trakcie słuchania źle nastrojonej stacji AM".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Mon fils appelle ça "faire du popcorn en écoutant une station de radio grandes ondes mal réglée."
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Můj syn tomu říká "dělání popcornu během poslechu špatně naladěné AM stanice".
Oğlum buna "mısır patlatırken tam çekmeyen bir radyo istasyonunu dinlemek" diyor.Ο γιος μου λέει είναι "σαν να φτιάχνεις ποπκόρν, ακούγοντας έναν σταθμό στα μεσαία με κακή λήψη".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod