Radikal bir buluşunuz olduğunda, nasıl kullanılacağı pek belirgin değildir.이러한 급격한 혁신을 갖는다 하면 어떻게 적용해야 할지도 불분명하기 일쑤입니다.
Radikal bir buluşunuz olduğunda, nasıl kullanılacağı pek belirgin değildir.Pada inovasi yang radikal, seringkali tidak jelas bagaimana aplikasinya.
Radikal bir buluşunuz olduğunda, nasıl kullanılacağı pek belirgin değildir.Quando temos uma inovação radical, frequentemente a sua aplicação é muito incerta.
Radikal bir buluşunuz olduğunda, nasıl kullanılacağı pek belirgin değildir.Şi când propuneţi o inovaţie radicală adesea este foarte incert cum poate fi ea aplicată.
Radikal bir buluşunuz olduğunda, nasıl kullanılacağı pek belirgin değildir.Und wenn man es mit einer radikalen Innovation zu tun hat, ist oft sehr unklar, wie man jene anwenden kann.
Radikal bir buluşunuz olduğunda, nasıl kullanılacağı pek belirgin değildir.Và khi bạn có được một sự cách tân căn bản, thường rất khó xác định làm thế nào để áp dụng nó.
Radikal bir buluşunuz olduğunda, nasıl kullanılacağı pek belirgin değildir.Y cuando tienes una innovación radical, es comúnmente poco claro como se puede aplicar.
Radikal bir buluşunuz olduğunda, nasıl kullanılacağı pek belirgin değildir.Και όταν έχουμε μια ριζική καινοτομία, είναι αρκετά αβέβαιο το πώς μπορεί να εφαρμοστεί.
Radikal bir buluşunuz olduğunda, nasıl kullanılacağı pek belirgin değildir.И когато имаме радикално нововъведение, обикновено не знаем как да го приложим.
Radikal bir buluşunuz olduğunda, nasıl kullanılacağı pek belirgin değildir.וכאשר מדובר בחדשנות מרחיקת לכת, פעמים רבות יש אי וודאות רבה לגבי אופן היישום שלה.
Radikal bir buluşunuz olduğunda, nasıl kullanılacağı pek belirgin değildir.و عندما تحصل على ابتكار جوهري غالبا ما يكون هناك شك في كيفية تطبيقه
Radikal bir buluşunuz olduğunda, nasıl kullanılacağı pek belirgin değildir.その発明が何に利用できるかわからない 電話の歴史もその一つで
Radikal bir değişimle araştırmayı en öne alacak olan... ...türünün ilk örneği olan bir derse hoş geldiniz.Dlatego witaj na pierwszych zajęciach nowego typu, które położą nacisk na poszukiwanie modelu biznesowego.
Radikal bir değişimle araştırmayı en öne alacak olan... ...türünün ilk örneği olan bir derse hoş geldiniz.'탐색'을 최우선시하는 이 강좌는 근본적으로 새로운 교육이지
Radikal bir değişimle araştırmayı en öne alacak olan... ...türünün ilk örneği olan bir derse hoş geldiniz.لذا أرحب في في المقرر الأول من نوعه الذي سيضع البحث أولاً وهذا تغيير جذري.
Radikal bir değişimle araştırmayı en öne alacak olan... ...türünün ilk örneği olan bir derse hoş geldiniz.従来とは全く異なる起業家教育です
Radikal bir hipotez ortaya attım.Am făcut o ipoteză radicală.
Radikal bir hipotez ortaya attım.Formulei uma hipótese radical.
Radikal bir hipotez ortaya attım.Ho avanzato un'ipotesi radicale.
Radikal bir hipotez ortaya attım.Ich habe eine radikale Hypothese aufgestellt.
Radikal bir hipotez ortaya attım.Ik stelde een radicale hypothese op:
Radikal bir hipotez ortaya attım.J'ai fait une hypothèse radicale.
Radikal bir hipotez ortaya attım.저는 급진적인 가설을 세웠어요.
Radikal bir hipotez ortaya attım.Planteé una hipótesis radical.
Radikal bir hipotez ortaya attım.Postawiłam skrajną hipotezę.
Radikal bir hipotez ortaya attım.Tôi làm một tôi giả thuyết căn nguyên.
Radikal bir hipotez ortaya attım.Έκανα μια ριζοσπαστική υπόθεση.
Radikal bir hipotez ortaya attım.Аз направих радикална хипотеза.
Radikal bir hipotez ortaya attım.הנחתי הנחה קיצונית.
Radikal bir hipotez ortaya attım.لقد قمت بعمل فرضية متطرفة.
Radikal bir hipotez ortaya attım.構造が何をするか決めるものだとしたら
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.A tipikus radikális építész képe egy mérges fiatalember, aki lázad a fennálló rendszer ellen.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.Clișeul arhitectului cu vederi radicale ne prezintă un soi de tânăr furios revoltându-se împotriva sistemului.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.El cliché del arquitecto radical es un joven reaccionario que lucha contra el orden establecido.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.Het cliché van de radicale architect is de jonge rebel die rebelleert tegen het establishment.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.Il cliche dell'architetto radicale è una sorta di giovane arrabbiato che si ribella contro lo status quo.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.상투적으로 급진적 건축가은 기득권에 저항하는 전투적인 젊은이로 일컬어집니다.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.Le cliché de l'architecte radical est une espèce de jeune homme furieux qui se rebelle contre l'ordre établi.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.Một kiến trúc sư cấp tiến rập khuôn giống như một người đàn ông trẻ tuổi dữ tợn chống lại tổ chức của mình.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.O cliché do arquitecto radical é um jovem que se revolta contra o estabelecido.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.To klišé radikálnych architektov je príbeh naštvaných mladých, rebelujúcich proti systému.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.Το στερεότυπο του ριζοσπάστη αρχιτέκτονα, είναι ο οργισμένος νέος που επαναστατεί απέναντι στο καθεστώς.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.Клишето за радикалния архитект е сърдит млад мъж, борещ се срещу учреждението.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.Стереотипом радикального архитектора является обозлённый юноша, бунтующий против устоев общества.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.הקלישאה של האדריכל הרדיקלי בתור צעיר עצבני שמורד כנגד הממסד.
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.إبتذال المعمارية الراديكالية هونوع من غضب الشاب المنتقض ضد المؤسسة
Radikal bir mimarın klişesi bir kuruma karşı savaş veren öfkeli genç bir adam gibidir.体制に反抗する怒れる若者です あるいは自分の考えに合わない世間に対して不満を抱く
Radikal bir resim.Trochu moc radikální.
Radikal bir resim.(Zucker) Trochę zbyt radykalne.
Radikal bir resim.Трохи занадто радикальним.
Radikal bir teknoloji radikal bir yöntem, ama mükemmel bir şekilde çalıştı.Chỉ là 1 vài công nghệ căn bản, nhưng vô cùng hiệu quả.
Radikal bir teknoloji radikal bir yöntem, ama mükemmel bir şekilde çalıştı.Das war eine ziemlich radikale Technologie und ein radikaler Ansatz - aber es funktionierte prima.
Radikal bir teknoloji radikal bir yöntem, ama mükemmel bir şekilde çalıştı.Delle tecnologie radicalmente innovative, un approccio radicale -- ma ha funzionato perfettamente.
Radikal bir teknoloji radikal bir yöntem, ama mükemmel bir şekilde çalıştı.Dus een tamelijk radicale technologie, een radicale benadering -- maar het werkte perfect.
Radikal bir teknoloji radikal bir yöntem, ama mükemmel bir şekilde çalıştı.이 옷은 혁신적인 생각과 혁신적인 기술의 - 합작이라고 할 수 있는데 완벽하게 작동했지요.
Radikal bir teknoloji radikal bir yöntem, ama mükemmel bir şekilde çalıştı.Naprawdę nowatorska technologia, nowatorskie podejście, ale działało idealnie.
Radikal bir teknoloji radikal bir yöntem, ama mükemmel bir şekilde çalıştı.O tehnologie destul de radicală, o abordare radicală, dar a funcţionat perfect.
Radikal bir teknoloji radikal bir yöntem, ama mükemmel bir şekilde çalıştı.Radikális technológia, és radikális megközelítés -- de tökéletesen működött.
Radikal bir teknoloji radikal bir yöntem, ama mükemmel bir şekilde çalıştı.Teknologi radikal suatu pendekatan yang radikal -- tapi dapat bekerja dengan sempurna.
Radikal bir teknoloji radikal bir yöntem, ama mükemmel bir şekilde çalıştı.Uma tecnologia radical. Uma abordagem radical que funcionou perfeitamente.