rüzgarlar ile cümle

rüzgarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O kulağıma bir meydan okuması breath'd olarak, O, onun başını salladı ve rüzgarlar kesen,وهو ، كما انه تحد لbreath'd أذني ، وتتأرجح حول رأسه ، وقطع الرياح ،
O kulağıma bir meydan okuması breath'd olarak, O, onun başını salladı ve rüzgarlar kesen,誰が、併せて傷つける何も、軽蔑の彼をhiss'd:我々は、推力と打撃を入れ替えている間、
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar. Biliyorum ki aynı yükseklikte uçuyorlar.Putujú v presne ten istý čas tými istými vetrami aby preleteli.Viem, že putujú v tej istej výške.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Calatoresc in exact aceeasi perioada si cu aceleasi vanturi pentru a traversa oceanul.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Chúng bay cùng lúc với những cơn gió để bay vượt lục địa và địa dương.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.De rejser på præcis det samme tidspunkt med de samme vinde til at lave passagen.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Ils voyagent tous exactement au même moment avec les mêmes vents pour la traversée.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.같은 바람을 타고 같은 시간에
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Ne kulkevat täysin samaan aikaan samoilla tuulilla tehdäkseen ylityksen.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Pontosan ugyanakkor és ugyanazokkal a szelekkel repülnek, hogy átkeljenek az óceánon.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Sie wandern genau zur selben Zeit mit den selben Winden, um den Ozean zu überqueren.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Viaggiano esattamente nello stesso periodo, e con gli stessi venti, per fare la traversata.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Viajan al mismo tiempo exactamente con los mismos vientos para hacer la travesía.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Ze reizen op precies hetzelfde moment met dezelfde winden om over te steken.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Ταξιδεύουν ακριβώς την ίδια εποχή με τους ίδιους ανέμους για να καταφέρουν να περάσουν.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Они путешествуют в то же самое время при тех же ветрах, чтобы пересечь океан.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.Пътуват точно по същото време със същите ветрове, за да осъществят прекосяването.
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.הן נודדות בדיוק באותו הזמן עם אותן הרוחות
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.إنها تسافر في نفس الوقت مع نفس الرياح
Okyanusu geçmek için aynı rüzgarları ve zamanı kullanıyorlar.同じ高度を飛行することもわかっています
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Dali ele é o Deus da brisa justos ou não é invocado pela primeira vez para favorável ventos.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Därifrån är det Gud vindar mässa eller foul är först åberopas för en gynnsam vindar.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Dari situ sungai itu adalah Allah yang adil atau busuk angin pertama dipanggil untuk menguntungkan angin.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.De acolo este Dumnezeul briza echitabil sau fault este invocat pentru prima favorabil vânturi.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.De allí que es el Dios de las brisas fair o foul se invocó por primera vez de favorable vientos.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.De là, il est le Dieu de la brise de gré ou de force est d'abord invoqué pour favorables vents.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Derfra er det Gud briser fair eller foul er først påberåbes for gunstig vind.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Di là è il Dio delle brezze lecito o illecito viene prima invocato per favore venti.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.그런 고로에서 그것이 공정이나 더러운 바람의 하나님이다 먼저 유리한 불려입니다 바람.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Od tam je Bog breezes sejma ali napaka je prvič sklicevala na ugodne vetrovi.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Odtiaľ je to boh vetra trh alebo faul je prvý použil pre priaznivé vetry.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Odtud je to bůh větru trh nebo faul je první použil pro příznivé větry.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Onnan, hogy az Isten igazságos szellő vagy trágár először hivatkoznak kedvező szél.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Sieltä se on Jumala tuulet oikeudenmukainen tai rumaa ensin vedota suotuisa tuulet.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Stamtąd jest Bóg wiatr targach lub faul jest odwołała się do korzystnego wiatry.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Từ từ đó nó là Thiên Chúa của gió công bằng hoặc hôi là lần đầu tiên gọi cho thuận lợi gió.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Van daar is de God van de wind goed of fout is in de eerste ingeroepen voor een gunstige winden.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Von dort ist es der Gott der Winde fair oder foul ist zunächst für günstige aufgerufen Winden.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Από εκεί είναι ο Θεός του αύρα δίκαιη ή φάουλ είναι η πρώτη φορά επικαλέστηκε για ευνοϊκή ανέμους.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Звідти він бог бриз справедливої ​​і неправдами Перші викликають на сприятливу вітрів.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.От там той е Бог на бриз, справедливо или фал е ползвана за благоприятна ветрове.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.Оттуда он бог бриз справедливой и неправдами первым вызывается на благоприятную ветров.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.משם הוא האלוהים של משבי הוגן או עבירה מופעלת הראשונה חיובית הרוחות.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.يتم استدعاء من هناك أولا من هو إله النسائم عادلة أو مخالفة للموات الرياح.
Oradan, adil ya da faul meltemleri Tanrı ilk olumlu çağrılır rüzgarlar.風。 はい、その通路からではなく、完全な航海world'saの船、そして説教壇
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.A Csendes-óceán közepén amikor nem kapsz el jó szelet és nem is szállhatsz le, nem fordulhatsz vissza.
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.Ale uprostred Tichého oceána, keď vetry nie sú priaznivé a vy nemôžete pristáť, sa vrátiť nedá.
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.Când eşti în mijlocul Pacificului, şi nu ai curenţi potriviţi, nu poţi ateriza, nu te mai poţi întoarce.
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.En el medio del Pacífico, sin buenos vientos uno no puede amerizar no hay vuelta atrás.
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.I mitten av Stilla havet, när du inte har goda vindar kan du inte landa, du kan inte ta dig tillbaka.
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.In der Mitte des Pazifiks, kannst du nicht landen, wenn du keine guten Winde hast, es gibt kein Zurück.
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.In het midden van de Pacifische Oceaan, als je geen goede wind hebt, kun je niet landen, kun je niet terug.
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.Jednak na środku Pacyfiku bez dobrego wiatru nic nie poradzisz, nie wylądujesz, nie wrócisz.
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.그러나 태평양 한가운데에서 적절한 바람이 없어 착륙하지도, 돌아가지도 못한다면
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.Mas no meio do Pacífico, quando não há ventos favoráveis não podemos aterrar, não podemos voltar para trás.
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.Nel mezzo del Pacifico, quando non hai venti favorevoli, non puoi atterrare, non puoi tornare indietro.
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.Ve středním Pacifiku, když nejsou příznivé větry, nemůžete přistát, nemůžete se vrátit.
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.Посреди Тихого океана, когда нет хороших ветров вы не можете приземлиться, и не можете улететь,
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.Посред Тихия океан, когато нямаш добри ветрове, не можеш да се приземиш, не можеш да се върнеш.
Pacific'in ortasında iyi rüzgarlarınız olmadığı zaman inemezsiniz, ve geri dönemezsiniz.באמצע האוקיינוס הפסיפי, כשאין לך את הרוחות הטובות אתה לא יכול לנחות, אתה לא יכול לחזור.

İlgili Sayfalar