rüzgarda ile cümle

rüzgarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Mumun alevi hafif rüzgarda titriyor.The candle's flame is flickering in the soft breeze.
Ağaç rüzgardan devrildi.The tree was blown down.
Perdeler rüzgarda patladı.The curtains blew in the wind.
Kırmızı beyaz bayrak rüzgarda uçuyordu.A red and white flag was flying in the wind.
Bir kız rüzgârda akan saçlarıyla koşarak geldi.A girl came running, with her hair streaming in the wind.
Rüzgarda toz esiyordu.Dust was blowing in the wind.
Üç ağaç rüzgarda eğildi.The tree bent in the wind.
Ağaçlar evimi rüzgardan koruyorlar.Trees shelter my house from the wind.
Yapraklar rüzgarda hışırdıyor.The leaves rustle in the wind.
Çiçekler rüzgarda sallanıyordu.The flowers were swaying in the wind.
O sonbahar rüzgardaki bir yaprak gibi dans etti.He danced like a leaf in the autumn wind.
Ağaçların rüzgarda nasıl sallandığına bak.Look how the trees sway in that wind.
Onun uzun saçları rüzgârda uçuştu.Her long hair blew in the wind.
Onun uzun sarı saçları rüzgârda uçuştu.Her long blond hair blew in the wind.
Bayrak rüzgarda dalgalanıyor.The flag is fluttering in the wind.
Begonvilleri rüzgardan korumak gerekir.Plants should be protected from the wind.
Lös erozyona yüksek derecede eğilimli bir topraktır, sudan ve rüzgardan kolayca etkilenebilmektedir.Loess is a highly erosion-prone soil that is susceptible to the forces of wind and water.
Fakat tekneleri rüzgârda mahvoldu.The ships were afterwards separated by wind.
Sahild bir çiçek tarlası Rüzgarda dalgalanıyordu...Then they see a floating mask in the wind.
Ardından yaramazlığından veya rüzgardan dolayı yere düşmüştür.Weakening ensued thereafter due to increased wind shear.
Rüzgardan dolayı oluşuyor olabilir.It could have come from the wind.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Now if we go to the area, lots is worse than nuclear or wind.
Ve rüzgardan çok daha fazla güneş enerjisi var.And there's much more solar than there is wind.
[folyo parçalarının rüzgarda birbirine sürtünmeleriyle oluşturulmuş ses][sound of foil pieces tapping against each other in the wind]
Rüzgardan koruyan barınaklar yaratıyorlar.They create shelter from the wind.
Gabriel'in pelerini rüzgarda uçuşuyor, baskın yapmış gibi görünüyor.Gabriel's cape fluttering back in the wind as he seems to swoop down.
Rüzgardan... ya da kuşlardan... ya da denizdeki dalgalardan korkma.Don't be afraid of the wind or the birds or the waves of the sea.
Bazı süper kahramanlar rüzgârdan daha hızlı hareket ederler.Some superheros can move faster than the wind.
Hastalıkta sağlıkta, yağmurda rüzgarda..Despite rain, snow, wind, and flowers?
Ţapkana dikkat et, en ufak bir rüzgarda düţebilir.Diga... Daens eu os seus sermões?
Kanatalardaki sensörler rüzgardaki bozulmaları hissederler ve hatta koku alırlar.Kanatalardaki sensörler rüzgardaki bozulmaları hissederler ve hatta koku alırlar.
Sağanak yağış ya da şiddetli rüzgarda işlem durdurulacak.During heavy rainfall or excess wind, the process will stop.
Takip eden bisikletçiler rüzgardan tam olarak korunamazlar.Following riders are unable to fully shelter from the wind.
Gawain'in elindeki ölümü Dördüncü Bölüm olan, Rüzgardaki Mum'da bahsedilir.His death at the hands of Gawain receives mention in Part Four, The Candle in the Wind.
Her rüzgardan denizci, tamamen erkek veya tamamen dişi poliplerin bir kolonisidir.Each by-the-wind sailor is a colony of all-male or all-female polyps.
Fakat tekneleri rüzgârda mahvoldu.Die Boote werden vom Wind abgetrieben.
Bunun anlamı yelkenin alanını küçülterek, rüzgârdan daha az faydalanmaktır.Daraus ergibt sich eine effektivere Nutzung der Segelfläche, und das Boot krängt weniger.
Bu canlılar kalsit kabukları sayesinde güneş ve rüzgardan etkilenmezler.Den Zugang zu Sonne und Wind kann niemand verwehren.
Parçalanmış bir bayrak rüzgarda dalgalanmaya devam ediyor.Un drapeau en lambeaux qui continue de flotter au vent.
Örtüler rüzgarda dalgalanıyordu.Les voiles flottaient dans le vent.
Kırmızı-beyaz bayrak rüzgarda dalgalanıyordu.Le drapeau rouge-blanc flottait au vent.
Çiçekler rüzgarda sallanıyordu.Les fleurs se balançaient au vent.
Fakat tekneleri rüzgârda mahvoldu.Le navire remonte au vent.
Kapıda duruyordu, rüzgarda dalgalanan saçlarıyla.Ella estaba en la puerta, con su cabello ondeando al viento.
2001 Rüzgarda Savrulan Ömür.Trineo de Viento 2001.
Lös erozyona yüksek derecede eğilimli bir topraktır, sudan ve rüzgardan kolayca etkilenebilmektedir.El loes es un suelo altamente propenso a la erosión así que era susceptible al viento y al agua.
Soğuktan ve rüzgardan dolayı ulaşılamaz.Teme il freddo e il vento.
Lös erozyona yüksek derecede eğilimli bir topraktır, sudan ve rüzgardan kolayca etkilenebilmektedir.Il loess è un terreno molto soggetto ad erosione, suscettibile alle forze del vento e dell'acqua.
Nemli havadan, soğuk rüzgardan hoşlanmaz.Giallo: Adora gli ambienti freddi gelidi.
Rüzgardan korumalı ve dalgasız olmalarına özen gösterilmiştir.Рекомендуется мульчирование и защита от ветра.
Sel basmasından dolayı 1 milyon insan elektriksiz kalmış şiddetli rüzgârdan dolayı ağaçlar devrilmiştir.Более 10 тысяч человек остались без света из-за ураганного ветра.
Ardından yaramazlığından veya rüzgardan dolayı yere düşmüştür.После этого он поднимается от земли, а его кости выворачиваются и ломаются.
Nemli havadan, soğuk rüzgardan hoşlanmaz.De meeste schorpioenen houden niet van een koud klimaat.
Begonvilleri rüzgardan korumak gerekir.De hazelaar is voor de bestuiving afhankelijk van de wind.
Stereoizomerlerlerin evirtimi açık bir şemsiyenin rüzgarda tersyüz olmasına benzetilebilir.De molecule klapt als het ware om als een paraplu in te sterke wind.
2001 Rüzgarda Savrulan Ömür.År 2001 i Odjurens tid.
2001 Rüzgarda Savrulan Ömür.Станом на травень 2001 року.
Rüzgârdaki Mümkün Güç Miktarı W = 0.5 r A v3 eşitliği ile verilir.Hlavní rozdíl je proudová kapacita s VOL = 0,4 V.
Bu canlılar kalsit kabukları sayesinde güneş ve rüzgardan etkilenmezler.Díky tomu nejsou citlivé na sluneční úpal.
Begonvilleri rüzgardan korumak gerekir.A pároztatókat óvni kell a széltől és a közvetlen napsütéstől.
İlgili Sayfalar