O, rüyalarının erkeğiydi.He was the man of her dreams.
Gelecek, rüyalarının güzelliğine inananlara aittir.The future belongs to those who believe in the beauty of their dreams.
O, onu rüyalarının adamı olarak düşündü.She considered him the man of her dreams.
Tom rüyalarının hep çıktığını söylüyor.Tom says his dreams always come true.
Zayn'in rüyalarının gerçek olduğu gece kabusa döner.JUMP's third single, Dreams Come True.
Ama İspanyollar en vahşi rüyalarının dahi ötesindeki yeni dünyanın işgalini sürdürdü.[bell chime]
Bunları rüyalarının etkisiyle mi söylüyorlar, yoksa onlar haddi aşan bir topluluk mudur?Does their reasoning prompt them to this, or they are a people rebellious?
Kaygı rüyalarının önemli bir işlevi vardır.Anxiety dreams have an important function.
Yaygın anksiyete, anksiyete rüyalarının olumsuz bir etkisidir.General anxiety is a negative effect of anxiety dreams.
Hem erkekler hem de kadınlar arasındaki seks rüyalarının yüzde dördü orgazm ile sonuçlanmaktadır.[1]Four percent of sex dreams among both men and women resulted in orgasms.[4]
Alice, kabusunu, rüyalarının kontrolünün kendisinde olduğunu söyleyen Dan'e açar.Alice confides her nightmare to Dan, who tells her she is in control of her dreams.
George "etkili" rüyalarının gerçeği değiştirebildiğinden bahseder.Džeimsas kalba apie „tikrą“ pasirinkimą.
1999 yılı CD Malaga için rüyalarının gerçek olduğu bir sezondu.2007 m. sezonas Honda ekipai buvo tragiškas.
Burası en sık kullandığınız şeylere erişebileceğiniz e pek çok kullanıcının da rüyalarının gerçekleştiği yerDer Bereich für alles, was Sie häufig aufrufen und für viele Benutzer die Erfüllung eines Wunsches.