rütbeli ile cümle
rütbeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Katedral şövalyeleri genellikle yüksek rütbeli sivil ya da askeri görevlilerden oluşmaktaydı.I Cavalieri capitolari erano solitamente grandi ufficiali d'esercito o politici di rilievo.
Kent seçkinleri dinsel önderler, varlıklı toprak sahipleri ve yüksek rütbeli sivil memurlardan oluşmakta idi.L'élite era composta dai sacerdoti, dai ricchi proprietari terrieri e dagli impiegati statali d'alto rango.
Listede 1300 civarında, içlerinde yüksek rütbeli El Fetih üyeleri vardı.В список вошли около 1 300 имен, некоторые из которых были высокопоставленными членами ФАТХ.
Buna rağmen çok yüksek rütbeli bir İngiliz ordu subayının kızı ile evlenmişti.بيد أنه تزوج من ابنة ضابط كبير في الجيش الإنجليزي.
En azından, bir yüksek rütbeli Suriye askeri komutanı saldırılara katılmayı reddetmiştir.وهناك واحد على الاقل من كبار القادة العسكريين السوريين قد رفض المشاركة في تلك العملية.
Edward Fletcher, Altıncı Subay James Moody rolünde: Felakette ölen tek düşük rütbeli subay.إدوارد فليتشر بدور الضابط السادس جيمس بول مودي: أصغر الضُباط على متن السفينة وقد توفي ليلتها.
Taktik anlamda zafer kazanan Fransız ordusu, binlerce asker ve 49 yüksek rütbeli subay kaybetti.وعلى الرغم من تحقيق فرنسا النصر بالمعركة إلا أن ثمنه كان غاليا بوفاة الألاف من الجنود و 49 ضابطا.
Buna rağmen çok yüksek rütbeli bir İngiliz ordu subayının kızı ile evlenmişti.Ainda assim, casou com a filha de um oficial do exército britânico.
Bundan dolayı 474 yılında caput senatus (Senatörler arasında birinci rütbeli) unvanı verildi.Em 474, recebeu a patente de caput senatus, "o primeiro entre os senadores".
Yönettiğimiz karakter onbaşı rutbeli bir askerdir.O Wikcionário tem o verbete Soldado.
Nuremberg'de Hakimler davası'nda yargılanan en yüksek rütbeli sanıktı.Foi o réu com a hierarquia mais alta no Julgamento dos Juízes em Nuremberga.
İlk önce Bizans ordusunda düşük rütbeli bir yardımcı komutan olan optio İoannes ile evlendi.Ela se casou primeiro com o optio João (Ioannes), um oficial de baixo escalão no exército bizantino.
Primi ordines: "birinci rütbelileri" birinci kohort'un beş centurio'su ve primus pilus'tan oluşurdu.Primi Ordines: De vijf centuriones van de eerste cohors, inclusief de primus pilus.
Buna rağmen çok yüksek rütbeli bir İngiliz ordu subayının kızı ile evlenmişti.Jego córka wyszła za mąż za niemieckiego oficera.
Titus Labienus, Sezar'ın en yüksek rütbeli legatesi olarak Galya seferi sırasında propraetor unvanı aldı.Wówczas to do Kapui przyjechał Tytus Labienus, jeden z najlepszych dowódców Cezara w czasie wojen galijskich.
En üst rütbeli deniz kuvvetleri subayı Deniz Harekâtları Komutanı'dır.Den högsta företrädaren för marinen är marinchefen.
FTC CPO Kelly Weaver Futuretech Şirketi için çalışan rütbeli Müttefik Subayıdır.Spelas av Ric Flair Kelly Weaver- Chef för fiktiva företaget FTC (FutureTech Corp) som utvecklar teknologi.
Bazı üst rütbeli subayların ise görev yerleri değiştirildi.Був змінений ряд керівних чиновників у воєводстві.
Salih Yemen'in en yüksek rütbeli askeri görevlisidir (Mareşal).Byl maršálkem-seniorem Sejmu (nejstarší člen).
Bundan dolayı 474 yılında caput senatus (Senatörler arasında birinci rütbeli) unvanı verildi.În 474 a primit titlul de caput senatus, „primul dintre senatori”.
Lightoller felaketten kurtulan en yüksek rütbeli subaydı.Lightoller era cel mai în vârstă ofițer care a supraviețuit dezastrului.
Az sayıda üst rütbeli subay Moskova'ya götürüldü ve propaganda amaçları yönünde kullanıldı.Câțiva ofițeri de frunte au fost duși la Moscova în scopuri propagandistice.
Edward Fletcher, Altıncı Subay James Moody rolünde: Felakette ölen tek düşük rütbeli subay.Edward Fletcher în rolul Ofițerului James Moody: Singurul ofițer junior al vasului care a murit la scufundare.
Listede 1300 civarında, içlerinde yüksek rütbeli El Fetih üyeleri vardı.Aproximativ 300 de bărbați și femei au participat la această primă manifestare în proporții relativ egale.
Az sayıda üst rütbeli subay Moskova'ya götürüldü ve propaganda amaçları yönünde kullanıldı.A főtiszteket Moszkvába vitték és propagandacélokra használták fel.
Katedral şövalyeleri genellikle yüksek rütbeli sivil ya da askeri görevlilerden oluşmaktaydı.A rend lovagjai többnyire magas rangú állami tisztviselők vagy katonatisztek voltak.
Edward Fletcher, Altıncı Subay James Moody rolünde: Felakette ölen tek düşük rütbeli subay.James Moody hatodik tiszt (Edward Fletcher): A tiszt életét vesztette a katasztrófában.
Bazı üst rütbeli subayların ise görev yerleri değiştirildi.Több más magas rangú tisztet is leváltott.
Kent seçkinleri dinsel önderler, varlıklı toprak sahipleri ve yüksek rütbeli sivil memurlardan oluşmakta idi.Családtagjai gazdag földbirtokosok voltak és magas kormányzati tisztségeket is betöltöttek.
Primi ordines: "birinci rütbelileri" birinci kohort'un beş centurio'su ve primus pilus'tan oluşurdu.Primi ordines olivat ensimmäisen kohortin viisi kenturiota (mukaan lukien primus pilus).
En üst rütbeli deniz kuvvetleri subayı Deniz Harekâtları Komutanı'dır.Ο υψηλότερος Ναυτικός αξιωματικός είναι ο Αρχηγός Ναυτικών Επιχειρήσεων.
1981 - Kızıl Tugaylar örgütü, İtalya'daki en yüksek rütbeli NATO askeri olan General James Dozier'i kaçırdı.1981 - Den amerikanske brigadegeneral James L. Dozier kidnappes i Verona, Italien af de Røde Brigader.
Bay Hinx, Ernst Stavro Blofeld'in uşağı, katil ve Spectre'nin yüksek rütbeli bir üyesi.Dave Bautista - Mr. Hinx, en lejemorder og et højt rangerende medlem af SPECTRE.
Az sayıda üst rütbeli subay Moskova'ya götürüldü ve propaganda amaçları yönünde kullanıldı.En liten gruppe toppoffiserer ble tatt til Moskva og brukt i propagandaformål.
Sancak iskelesinden günümüzde de üst rütbeli kişiler inip , binmektedirler.I dag er det bygget kaier med tilhørende vei (Havneringen) på utsiden av sjøhusrekken.
Tanrıçam'da hayali bir karakterdir ve Cehennemdeki en üst rütbeli şeytandır.Hva er større enn Gud, og hva er verre enn djevelen?
Komüne katılan en yüksek rütbeli subay olmuştur.Han skal være den militære kommandanten som har høyest rang i sentralkomiteen.
Buna rağmen çok yüksek rütbeli bir İngiliz ordu subayının kızı ile evlenmişti.Meskipun demikian, ia menikah dengan anak perempuan dari perwira senior angkatan darat Britania.
Reichsführer-SS ekibinin bir üyesi olarak, birçok yüksek rütbeli SS subayına yakın oldu.Sebagai anggota Reichsführer-SS, Peiper sangat dekat dengan berbagai perwira tinggi SS.
Lightoller felaketten kurtulan en yüksek rütbeli subaydı.Lightoller merupakan petugas paling senior yang selamat dari bencana Titanic.
Mareşal Robert Bingham Bu kişi tüm Müttefikler'in en rütbeli subayıdır.Nguyên soái Robert Bingham là Tư lệnh tối cao của lực lượng Đồng Minh.
En üst rütbeli deniz kuvvetleri subayı Deniz Harekâtları Komutanı'dır.Sĩ quan cao cấp nhất là Tư lệnh Tác chiến Hải quân (Chief of Naval Operations).
André Salvat (16 Mayıs 1920 - 9 Şubat 2017), Fransız rütbeli askerdir.André Salvat (ngày 16 tháng 5 năm 1920 - 09 tháng 2 năm 2017) là một đại tá trong quân đội Pháp.
En azından, bir yüksek rütbeli Suriye askeri komutanı saldırılara katılmayı reddetmiştir.少なくとも1名のシリア軍主要指揮官がダルアーに対する軍事作戦に加わることを拒否した。
Sancak iskelesinden günümüzde de üst rütbeli kişiler inip , binmektedirler.どんな卑賤な者も今日で以て貴紳(きしん)と同列になる。
Akağaların en büyük rütbelisi Kapı Ağası'ydı.その正体は、虹の箱の鍵であった。
En üst rütbeli deniz kuvvetleri subayı Deniz Harekâtları Komutanı'dır.海軍指揮幕僚監部は海軍総監が最高幹部を務める。
Direkt bir varis olmadığı zaman, asiller ve yüksek rütbeli rahibler bir hükümdar seçerdi.當沒有直系繼承人的情況下,貴族和祭司會從皇室當中挑選統治者。
Osman Ağa bu sırada düşük rütbeli bir subaydır.此时,田纪云已经是一个营长级的干部了。
Bakanların çoğu aynı zamanda üst rütbeli subaylardır.子孙中很多都曾担任高级军官。
Trakya ve diğer yüksek rütbeli din adamları da planlanan ayaklanmaya destek veriyordu.因此商會和其他保守團體非常熱烈的支持這項計劃。
Salih Yemen'in en yüksek rütbeli askeri görevlisidir (Mareşal).并获得过当时黑人士兵的最高军衔——上士。
Katedral şövalyeleri genellikle yüksek rütbeli sivil ya da askeri görevlilerden oluşmaktaydı.获勋者通常是高级军官或高级公务员。
Sancak iskelesinden günümüzde de üst rütbeli kişiler inip , binmektedirler.擘窠端严今天柱,巨笔震荡驱阳侯。
Az sayıda üst rütbeli subay Moskova'ya götürüldü ve propaganda amaçları yönünde kullanıldı.כמה קצינים בכירים הוחזקו במוסקבה, ונוצלו לצורכי תעמולה.
Bundan dolayı 474 yılında caput senatus (Senatörler arasında birinci rütbeli) unvanı verildi.През 474 той получава титлата caput senatus, „пръв сред сенаторите“.
Uzman Jandarmalar muvazzaf Subay ve Astsubaylar gibi rütbeli personel statüsündedirler.Носят се преметнати през дясното рамо на щабни офицери и адютанти.
En üst rütbeli deniz kuvvetleri subayı Deniz Harekâtları Komutanı'dır.Najviša dužnost mornaričkoga časnika je zapovjednik za pomorske operacije (Chief of Naval Operations).
Bundan dolayı 474 yılında caput senatus (Senatörler arasında birinci rütbeli) unvanı verildi.Leta 474 je dobil položaj prvega med senatorji (caput senatus).
Babası yüksek rütbeli bir deniz subayı, annesi ise bir şarkıcıydı.Tėvas buvo kariškis – pulkininkas, motina – dainininkė.