Tom rüşvet vermekle suçlandı.Tom has been accused of bribery.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.Put yourself in the position of the kidnapper wanting to bribe the officer.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.If the officer is honest, you get a huge penalty of being arrested for bribery.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Many of them didn't want to bribe.
"Bu yaptığımız rüşvet vermek değil. Bunlar oradaki adetler gereğincedir."This is not bribery, what we are doing." This is customary there.
Bazen polis tarafından durduruluyor, tutuklanmamak için onlara rüşvet vermek zorunda kalıyor.He is often stopped by police and must offer them bribes to avoid arrest.
Bazen polis tarafından durduruluyor, tutuklanmamak için onlara rüşvet vermek zorunda kalıyor.A veces lo detiene la policía y tiene que sobornar a los agentes para que no lo arresten.
Bazen polis tarafından durduruluyor, tutuklanmamak için onlara rüşvet vermek zorunda kalıyor.Il est fréquemment intercepté par des policiers qu'il doit payer pour éviter d'être arrêté.
Bazen polis tarafından durduruluyor, tutuklanmamak için onlara rüşvet vermek zorunda kalıyor.Он часто сталкивается с полицией, которой ему приходится давать взятки, чтобы избежать ареста.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Banyak dari perusahaan itu tidak ingin menyuap.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.많은 기업들이 뇌물 주기를 원하지 않았죠.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Mnohé z nich nechtějí uplácet.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Molte di loro non volevano piegarsi alla corruzione.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Muchas de ellas no quería sobornar.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Multe dintre ele n-au vrut să mituiască.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Plusieurs d'entre eux ne voulaient pas soudoyer.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Rất nhiều người trong số họ không muốn hối lộ.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Sokuk nem akart vesztegetni.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Velen onder hen wilden niet omkopen.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Viele von ihnen wollten nicht bestechen.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Wiele z nich nie chciało wręczać łapówek.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Πολλές από αυτές τις επιχειρήσεις δεν θέλουν να δωροδωκούν.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Многие из них не желали давать взятки.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.Много от тях не искаха да дават подкупи.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.רבות מהן לא רוצות לתת שוחד.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.كثير منها لم يريدوا اللجوء إلى الرشوة.
Birçoğu rüşvet vermek istemiyordu.例えばドイツ企業の多くは
"Bu yaptığımız rüşvet vermek değil. Bunlar oradaki adetler gereğincedir."Ez nem megvesztegetés amit csinálunk." Ez a szokás ott.
"Bu yaptığımız rüşvet vermek değil. Bunlar oradaki adetler gereğincedir."Ini bukan suap." Ini kebiasaan di sini.
"Bu yaptığımız rüşvet vermek değil. Bunlar oradaki adetler gereğincedir.그들이 하고 있는 것은 뇌물 사용이 아니라 해당 지역의 관례라고 말했습니다.♪
"Bu yaptığımız rüşvet vermek değil. Bunlar oradaki adetler gereğincedir."Was wir machen ist keine Bestechung, das ist dort so üblich.
"Bu yaptığımız rüşvet vermek değil. Bunlar oradaki adetler gereğincedir."זה לא שוחד, מה שאנו עושים. זהו הנוהג שם.
"Bu yaptığımız rüşvet vermek değil. Bunlar oradaki adetler gereğincedir.ما نفعله ,ليس برشوة. إنه شئ معتاد هناك.
"Bu yaptığımız rüşvet vermek değil. Bunlar oradaki adetler gereğincedir.「贈賄は文化が要求するものだ」というのです
"Bu yaptığımız rüşvet vermek değil.Corruzione? Non è quello che facciamo noi.
"Bu yaptığımız rüşvet vermek değil."Điều chúng tôi làm không phải là hối lộ.
"Bu yaptığımız rüşvet vermek değil."To co robimy, to nie korupcja.
"Bu yaptığımız rüşvet vermek değil."Това, което правим не е подкупване.
"Bu yaptığımız rüşvet vermek değil.То, что мы делаем, - не взяточничество.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Als de agent eerlijk is, krijg je een enorme boete, een arrestatie wegens omkoperij.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Daca ofiterul e cinstit, pedeapsa e imensa, fiindca vei fi arestat pentru dare de spaga.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Elég kemény helyzet tehát.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.만약 그 경찰이 정직하다면, 당신은 뇌물혐의로 큰 처벌을 받습니다.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Nếu anh ta liêm khiết thì bạn sẽ lãnh một khoản phạt lớn vì tội hối lộ.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Przy uczciwym czeka nas aresztowanie za próbę przekupstwa.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Se invece è onesto, hai l'enorme punizione di essere arrestato per corruzione.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Si el policía es honesto, consigues un gran castigo: te arrestan por soborno.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Si le policier est honnête, vous obtenez la grosse sanction d'être arrêté pour corruption.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Wenn der Polizist ehrlich ist, bekommen Sie eine große Strafe, denn Sie werden wegen Bestechung verhaftet.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Στην περίπτωση, όμως, που ο αστυφύλακας είναι έντιμος, τιμωρείστε αυστηρά με σύλληψη για απόπειρα δωροδοκίας.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Ако полицаят е честен, получавате огромното наказание да бъдете арестуван за подкупване.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Если полицейский окажется честным, вы получите суровое наказание в виде задержания за взятку.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.Якщо офіцер порядний, ви отримаєте величезне покарання у вигляді арешту за хабар.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.אם השוטר ישר, תפסידו מחיר כבד של מעצר בגין שוחד.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.وإذا كان رجل الشرطة نزيه، فستحصل على عقوبة صارمة لكونك أُقِفت في مسألة رشوة.
Eğer memur dürüst biriyse, rüşvet vermekten tutuklanmak gibi büyük bir ceza alırsınız.大きな罰則を受ける これは 何とも悩ましい状況です
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.Hãy đặt mình vào vị trí một tên bắt cóc muốn hối lộ viên cảnh sát.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.당신 자신이 경찰관에게 뇌물을 먹이려 하는 유괴범이라고 가정해 보세요.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.Mettetevi nella posizione di un rapitore che vuole corrompere la polizia.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.Mettez-vous à la place du kidnapper voulant corrompre le policier.