pus ile cümle
pus kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Og han slo sine motstandere tilbake, påførte dem en evig skam.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.şi a lovit pe protivnicii Lui, cari fugeau, acoperindu -i cu vecinică ocară.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.und schlug seine Feinde zurück und hängte ihnen ewige Schande an.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.και επαταξε τους εχθρους αυτου εις τα οπισω ονειδος αιωνιον εθεσεν επ' αυτους.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.И, като порази враговете Си, отблъсна ги назад, Та ги предаде на вечно посрамяване.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.ויך צריו אחור חרפת עולם נתן למו׃
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.فضرب اعداءه الى الوراء. جعلهم عارا ابديا.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.他 就 打 退 了 他 的 敵 人 、 叫 他 們 永 蒙 羞 辱
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.他 就 打退 了 他 的 敵人 、 叫 他 們永 蒙羞辱
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.I vyšel Gál syn Ebedův, a postavil se v bráně města; vyvstal pak Abimelech i lid, kterýž s ním byl, z záloh.
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.에벳의 아들 가알이 나와서 성읍문 입구에 설 때에 아비멜렉과 그를 좇은 백성이 매복하였던 곳에서 일어난지라
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.Гаал, сын Еведов, вышел и стал у ворот городских; и встал Авимелех и народ, бывший с ним, из засады.
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.ויצא געל בן עבד ויעמד פתח שער העיר ויקם אבימלך והעם אשר אתו מן המארב׃
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.فخرج جعل بن عابد ووقف في مدخل باب المدينة. فقام ابيمالك والشعب الذي معه من المكمن.
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.以 別 的 兒 子 迦 勒 出 去 、 站 在 城 門 口 . 亞 比 米 勒 和 跟 隨 他 的 人 從 埋 伏 之 處 起 來
Ebet oğlu Gaal çıkıp kentin giriş kapısında durunca, Avimelekle yanındakiler pusu yerinden fırladılar.以別 的 兒子 迦勒 出去 、 站在 城門 口 . 亞比 米勒 和 跟隨 他 的 人 從 埋伏 之 處起來
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Ako mi je znorelo srce za katero ženo in sem prežal pri vratih bližnjega svojega:
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Als ik ooit heb verlangd naar de vrouw van een ander,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Blev jeg en Dåre på Grund at en Kvinde, og har jeg luret ved Næstens Dør,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Dacă mi -a fost amăgită inima de vreo femeie, dacă am pîndit la uşa aproapelui meu,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Dersom mitt hjerte har latt sig dåre for en kvinnes skyld, og jeg har luret ved min næstes dør,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Ha az én szívem asszony után bomlott, és leselkedtem az én felebarátomnak ajtaján:
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Har mitt hjärta låtit dåra sig av någon kvinna, så att jag har stått på lur vid min nästas dörr?
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Hat sich mein Herz lassen reizen zum Weibe und habe ich an meines Nächsten Tür gelauert,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Jestli sa dalo zvábiť moje srdce k cudzej žene, alebo jestli som úkladil pri dveriach svojho blížneho,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Jestliže se dalo přivábiti srdce mé k ženě, a u dveří bližního svého činil-li jsem úklady:
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Jeźli zwiedzione jest serce moje do niewiasty, i jeźlim czyhał u drzwi przyjaciela mego:
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Jos minun sydämeni hullaantui toisen vaimoon ja minä väijyin lähimmäiseni ovella,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,언제 내 마음이 여인에게 유혹되어 이웃의 문을 엿보아 기다렸던가
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Nếu lòng tôi bị người nữ quyến dụ , Nếu tôi rình_rập ở nơi cửa của lân_cận tôi ,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Nếu lòng tôi bị người nữ quyến dụ, Nếu tôi rình rập ở nơi cửa của lân cận tôi,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Seandainya pernah aku tertarik kepada istri tetanggaku, dan dengan sembunyi, kuintip dia di balik pintu
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Se il mio cuore fu sedotto da una donna e ho spiato alla porta del mio prossimo
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Si mi corazón ha sido seducido con respecto a una mujer, y si he acechado a la puerta de mi prójimo
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Si mon coeur a été séduit par une femme, Si j`ai fait le guet à la porte de mon prochain,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Αν η καρδια μου ηπατηθη υπο γυναικος, η παρεμονευσα εις την θυραν του πλησιον μου,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Ако се е прелъстило сърцето ми от жена, И съм причаквал при вратата на съседа си,
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,Если сердце мое прельщалось женщиною и я строил ковы у дверей моего ближнего, –
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,אם נפתה לבי על אשה ועל פתח רעי ארבתי׃
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,ان غوي قلبي على امرأة او كمنت على باب قريبي
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,我 若 受 迷 惑 、 向 婦 人 起 淫 念 、 在 鄰 舍 的 門 外 蹲 伏
‹‹Eğer gönlümü bir kadına kaptırdıysam, Komşumun kapısında pusuya yattıysam,我 若 受 迷惑 、 向婦 人 起 淫念 、 在 鄰舍 的 門外 蹲伏
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.그 손을 드는 순간에 복병이 그 처소에서 급히 일어나 성읍에 달려 들어가서 점령하고 곧 성읍에 불을 놓았더라
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.Vừa giơ tay lên , binh_phục lập_tức đứng_dậy khỏi chỗ mình núp mà chạy vào thành , chiếm lấy và phóng_hỏa nó .
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.Vừa giơ tay lên, binh phục lập tức đứng dậy khỏi chỗ mình núp mà chạy vào thành, chiếm lấy và phóng hỏa nó.
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.והאורב קם מהרה ממקומו וירוצו כנטות ידו ויבאו העיר וילכדוה וימהרו ויציתו את העיר באש׃
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.فقام الكمين بسرعة من مكانه وركضوا عندما مدّ يده ودخلوا المدينة واخذوها واسرعوا واحرقوا المدينة بالنار.
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.他 一 伸 手 、 伏 兵 就 從 埋 伏 的 地 方 急 忙 起 來 、 奪 了 城 、 跑 進 城 去 、 放 火 焚 燒
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.他 一 伸手 、 伏兵 就 從 埋伏 的 地方 急忙 起來 、 奪 了 城 、 跑進 城 去 、 放火 焚燒
Empty car had been pushed off the cliff.Coche vacío había sido empujado por el precipicio.
Empty car had been pushed off the cliff.Gol masina a fost împins pe stâncă.
Empty car had been pushed off the cliff.Αυτός είναι ζωντανός, μην ανησυχείτε.
Empty car had been pushed off the cliff.המכונית ריקה נדחקו מהצוק.
Enceladus'un altındaki ceplerden püskürüyor olabileceği sonucuna ulaştık.액체 물주머니에서 뿜어져 나오는것이라고 결론지었습니다.
Enceladus'un altındaki ceplerden püskürüyor olabileceği sonucuna ulaştık.-och funderat över resultaten från Cassini. Vi har kommit fram till-
Enceladus'un altındaki ceplerden püskürüyor olabileceği sonucuna ulaştık.שיכול להיות שהסילונים האלה מתפרצים מתוך כיסים של מים נוזליים מתחת לפני השטח של אנקלדוס.
Enceladus'un altındaki ceplerden püskürüyor olabileceği sonucuna ulaştık.أن هذه التيارات ربما تكون منبثقة من جيوب مائية تحت سطح "إنسيلادس".
Enceladus'un altındaki ceplerden püskürüyor olabileceği sonucuna ulaştık.水が液体として溜まっている場所から来ているのかもしれません つまり 液体としての水 有機物 十分な熱が存在している可能性があるのです
Eski püskü yeşil giysiler içinde olan soldaki havari masanın üzerinden bütün dikkatiyle Hz.초록색 낡은 누더기 옷을 입고 있는 이 왼쪽에 앉은 제자는 식탁을 보고 있는데 우리처럼 식탁에 앉아있죠
Evet pusula bu şekilde duruyormuş.Sera algo como esto.