pus ile cümle

pus kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.Dar în acest sens, poți de fapt, privi în viitor, vag, dar poți privi în viitor.
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.De ebben az esetben a jövőbe is bepillantást nyerhetünk, igaz, párásan, de bepillantást nyerhetünk.
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.이런 의미에서, 여러분은 미래도 볼 수 있습니다. 흐릿하지만 미래를 볼 수 있습니다.
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.Maar op deze manier kun je feitelijk in de toekomst kijken, wazig, maar je kunt in de toekomst kijken.
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.Ma in questo senso, in realtà, si può guardare al futuro, in modo confuso, ma si può guardare al futuro.
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.Mas, neste sentido, podemos olhar para o futuro, nebulosamente, mas podemos olhar para o futuro.
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.Men på denne måde, kan man faktisk se ud i fremtiden, vagt, men man kan se ud i fremtiden.
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.Namun dalam hal ini, Anda sebenarnya dapat melihat ke masa depan, tidak jelas, namun Anda dapat melihatnya.
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.W pewnym sensie to również spojrzenie w przyszłość, mglistą, ale przyszłość.
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.А в этом случае мы сможем посмотреть в будущее, неопределённое, но будущее.
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.Но в този смисъл всъщност виждате в бъдещето, мъгляво, но все пак виждате бъдещето.
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.אבל במובן הזה, אנו בעצם מביטים אל העתיד, באופן מעורפל, אבל אנו יכולים להביט לעתיד.
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.ولكن بهذه الطريقة, فإنك ستستطيع النظر الى المستقبل, بغموض, ولكنك ستنظر الى المستقبل.
Ama bu bağlamda, siz aslında geleceğe bakabilirsiniz, belki puslu bir şekilde, ama geleceğe bakabilirsiniz.ボンヤリですが見えるのです これらが信号の発見によって 発生するであろうことです
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Aber Sie haben alle horizontale Magnete in ihrem Inneren, was sie zu Kompassen macht.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Au magneți orizontali în ele care le fac pe toate să oscileze ca niște ace de compas.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Dzięki poziomym magnesom kulki są niczym kompasy.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.그러나 안에 수평으로 놓인 자석들이 있습니다. 그게 이 공들 모두를 나침반처럼 만들죠.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.làm chúng giống như những chiếc la bàn.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Ma hanno dei magneti orizzontali all'interno che le fanno diventare come delle bussole.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Mais elles comportent en elles des aimants horizontaux qui en font des boussoles.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Mas têm dentro ímanes dispostos horizontalmente que as transformam a todas em compassos.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Pero dentro tienen imanes horizontales que las convierten en una especie de brújula.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Αλλά έχουν μαγνήτες σε οριζόντια θέση μέσα τους που τις κάνει να λειτουργούν όλες σαν πυξίδες
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Но имат магнити хоризонтално в себе си, които ги правят подобни на компаси.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.אבל יש בהן מגנטים אופקיים שהופכים את כולן למעין מצפנים.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.ولكن لديها مغناطيسا أفقيا فيها. الذى يجعلها جميعا مثل البوصلات.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.羅針盤のような働きをします この場合一定の方向を向いている赤の面は南
Ana pusula nokta etiketleri için renk.A cor das legendas dos pontos da bússola cardeal.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.A kardinális iránytűpontok címkéinek színe.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.De kleur waarmee de hoofdstreken van het kompas op de horizon worden aangegeven.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Die Farbe der Hauptrichtungen des Kompasses.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.El color de las etiquetas de la rosa de los vientos en el horizonte.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Färgen på beteckningar för kompassens fyra väderstreck.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Farven på etiketter for kardinalkompas- punkter.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Il colore da usare per le indicazioni dei punti cardinali sull' orizzonte.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Kolor punktów na horyzoncie wskazujących kierunki.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.La couleur des libellés des points cardinaux sur la boussole.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Το χρώμα των ετικετών των σημείων ορίζοντα της πυξίδας.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.Колір позначок основних румбів компаса.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.الـ اللّون لـ نقطة.
Ana pusula nokta etiketleri için renk.主要方位点ラベルの色です。
Ancak Koyoty: Zakon Pustyni ile de ünlüydük.Ale byli jsme známí také díky hře Koyoty:
Ancak Koyoty: Zakon Pustyni ile de ünlüydük.Doch wir waren auch bekannt für Koyoty:
Ancak Koyoty: Zakon Pustyni ile de ünlüydük.Mais nous étions également connus pour Koyoty:
Ancak Koyoty: Zakon Pustyni ile de ünlüydük.Wielu graczy zna nas również z gry Koyoty:
And I don't push it, not to hurt him.Tehát hogy vannak Ali testvére és sógornője?
And I don't push it, not to hurt him.Λοιπόν, πώς ήταν ο αδερφός του Αλί και η γυναίκα του;
And I don't push it, not to hurt him.Ами как са братът на Али и жена му?
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.(117:12) окружили меня, как пчелы, и угасли, как огонь в терне: именем Господним я низложил их.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Cercaram-me como abelhas, mas apagaram-se como fogo de espinhos; pois em nome do Senhor as exterminei.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.de flokkedes om mig som Bier, blussed op, som Ild i Torne, jeg slog dem ned i HERRENs Navn.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.De omgir mig som bier, de slukner som ild i tornebusker; i Herrens navn skal jeg hugge dem ned.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.De omringa mig såsom bin, men de slockna såsom eld i törne; i HERRENS namn skall jag förgöra dem.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Họ vây tôi khác nào đoàn ong; Họ bị tắt như ngọn lửa gai; Tôi hủy diệt chúng nó nhơn danh Ðức Giê-hô-va.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Họ vây tôi khác_nào đoàn ong ; Họ bị tắt như ngọn lửa gai ; Tôi hủy_diệt chúng_nó nhơn danh Ðức_Giê - hô-va .
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.저희가 벌과 같이 나를 에워쌌으나 가시덤불의 불같이 소멸되었나니 내가 여호와의 이름으로 저희를 끊으리로다
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Körülvettek engem, mint méhek; eloltattak, mint tövis-tûz, mert az Úr nevében elvesztém õket.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.M'au înconjurat ca nişte albine: se sting ca un foc de spini; în Numele Domnului, le tai în bucăţi.
Arılar gibi sardılar beni, Ama diken ateşi gibi sönüverdiler; RABbin adıyla püskürttüm onları.Me rodearon como abejas, ardieron como fuego de espinos; en el nombre de Jehovah yo las destruiré

İlgili Sayfalar