Ağzında hep Puro ile gezer.En la boca tiene permanentemente un cigarrillo.
Bazen elektronik puro da aynı anlamda kullanılır.El equivalente de informática en inglés a veces se entiende en el mismo sentido.
(Firavunun Puroları'na bakınız.)(Glosario del fuero de las cavalgadas).
Göring'i puro içerken resmeden bir heykel gördüğünde sinirlenirdi.Si arrabbiò molto quando venne commissionata una statua raffigurante Göring mentre fuma un sigaro.
Dizide Sürekli Puro içmesiyle tanınır.Spesso si esibiva sul palco con la sigaretta accesa.
Ağzında hep Puro ile gezer.Fuma spesso il sigaro.
(Firavunun Puroları'na bakınız.)I secolo. (indurimento di cuore del Faraone).
Marijuana, puro, nargile gibi diğer benzer kullanımlar da risk barındırır.Anche fumare la marijuana, il sigaro e la pipa può aumentare il rischio.
Tom purosunu yaktı.Том зажёг сигару.
Ağzında hep Puro ile gezer.Всегда держит сигарету во рту.
Bazen elektronik puro da aynı anlamda kullanılır.Иногда подобным же образом используется тампонная печать.
İlk olarak Firavunun Puroları kitabında gözükmüşlerdir.В кабинете полковника он находит сигары с печатью фараона.
(Firavunun Puroları'na bakınız.)«Сигары фараона» (фр.
Bazen elektronik puro da aynı anlamda kullanılır.يُستخدم الحديد النقي أحيانًا في العملية الإلكتروليتية.
Erişim tarihi: 2009-09-03. ^ "Kota Ibushi's Purolove profile".Consultado em 3 de setembro de 2009 «Kota Ibushi's Purolove profile».
Tütün en çok sigara ve puro halinde kullanılmaktadır.Como ferramentas costuma utilizar whisky e charutos.
Partagás, 1845’de Havana’da kurulan en eski puro markalarından biridir.Partagás está entre as marcas mais antigas existentes de charutos, criado em Havana em 1845.
Bazen elektronik puro da aynı anlamda kullanılır.Algumas vezes vocais também são utilizados.
Kötü yapılmış bir puro kötü yanacaktır.Een slecht brandend vuur veroorzaakt veel roet.
"Puro Saklamanın İncelikleri".Sigaren heb ik weggegooid.’
Puro veya sigar; silindir şeklinde sarılmış tütün yapraklarından oluşan bir tütün mamülü.Een peuk is het restant van een sigaret of sigaar wanneer deze is opgerookt.
Firavunun Puroları Macerasının devamıdır.Jest to kontynuacja komiksu Cygara faraona.
Göring'i puro içerken resmeden bir heykel gördüğünde sinirlenirdi.Kiedyś zdenerwował się, gdy zamówiono statuę przedstawiającą Göringa palącego cygaro.
Kötü yapılmış bir puro kötü yanacaktır.Pożar został spowodowany przez palącego się papierosa.
Ağzında hep Puro ile gezer.Hon har alltid en cigarett i munnen.
(Firavunun Puroları'na bakınız.)(Jag ser rök från din katt.)
İlk olarak Firavunun Puroları kitabında görülmüştür.Första gången han dyker upp är i Faraos cigarrer.
Artık albümün adı da Les Cigares du pharaon (Firavunun Puroları) olmuştu.Första albumet var seriens fjärde album – Les Cigares du pharaon (Faraos cigarrer).
Firavunun Puroları Macerasının devamıdır.I Faraos cigarrer skall han arkebuseras som spion.
(Firavunun Puroları'na bakınız.)(31 року правління фараона).
Bazen elektronik puro da aynı anlamda kullanılır.Іноді використовуються електронні таблиці.
İlk olarak Firavunun Puroları kitabında gözükmüşlerdir.Спочатку став головою палаців фараона.
Price onun ölüsüne bakarak purosunu yakar ve zevkle içer.На побаченні Лорейн запалює цигарку і стає випивати спиртне.
Buna rağmen Cohiba için mültecisi olan bir purodur, demek zordur.Спорідненою стравою до пучеро є косідо.
Cohiba (Esplendidos) dünyanın en fazla sahtesi yapılan purosudur.Cohiba je značka doutníků pocházející z Kuby, která paří k nejdražším na světě.
Göring'i puro içerken resmeden bir heykel gördüğünde sinirlenirdi.Byl také rozzloben, když na portrétu byl Göring zobrazen kouříc doutník.
Dizide Sürekli Puro içmesiyle tanınır.La birou mereu fumează într-o cabină.
Bazen elektronik puro da aynı anlamda kullanılır.Uneori este folosită chiar metafora pură.
Ağzında hep Puro ile gezer.A szivarja állandóan a szája sarkában van.
Price onun ölüsüne bakarak purosunu yakar ve zevkle içer.A szivart a cigarettához hasonlóan meggyújtják, és a füstjét élvezik.
(Firavunun Puroları'na bakınız.)(A szerb nemzet szelleme.)
II. Dünya Savaşı sırasında, sık sık günde yirmi puro içerdi ve 1925 yılında sigarayı bırakmıştı.Erős dohányos volt, naponta 25 szivart szívott el.
Ağzında hep Puro ile gezer.On yleensä aina tupakka suussa.
İlk olarak Firavunun Puroları kitabında gözükmüşlerdir.Pääroolissa nähtiin Teuvo Puro.
"Puro Saklamanın İncelikleri".Kappaleen ”Tupakki piiloon!”
Küba'da üretilen purolar, Havana olarak adlandırılırlar.Laji tunnetaan Havaijissa nimellä Ono.
(Firavunun Puroları'na bakınız.)(Katso: Novgorodin tuohikirjeet.)
Kötü yapılmış bir puro kötü yanacaktır.Malto on raakana polttavan kirpeää.
Bazen elektronik puro da aynı anlamda kullanılır.Μερικές φορές παρασκευάζεται και ηλεκτρολυτικά.
Dizide Sürekli Puro içmesiyle tanınır.Til daglig opholdt man sig i røgstuen med alkover.
Tütün en çok sigara ve puro halinde kullanılmaktadır.Her giver det mere mening hvis der er tale om Cigarstumper frem for (en) Cigar.
Ağzında hep Puro ile gezer.Han blir vanligvis alltid sett med en sigarett i munnen.
Göring'i puro içerken resmeden bir heykel gördüğünde sinirlenirdi.Dia marah ketika ada sebuah patung yang menampilkan Göring sedang merokok cerutu.
(Firavunun Puroları'na bakınız.)(Xem Nhập khẩu vũ khí của IRA.)
İlk olarak Firavunun Puroları kitabında gözükmüşlerdir.初登場は『ファラオの葉巻』。
Tütün en çok sigara ve puro halinde kullanılmaktadır.タバコよりも太く硬い葉巻には使えない。
Price onun ölüsüne bakarak purosunu yakar ve zevkle içer.男は彼女の悲しみと孤独を見抜いて、彼女に煙草を勧める。
II. Dünya Savaşı sırasında, sık sık günde yirmi puro içerdi ve 1925 yılında sigarayı bırakmıştı.在第一次世界大战期间,他曾经每天抽二十支雪茄,但他已经在1925年戒烟。
Imperial Brands, dünyanın en büyük puro, ince kesilmiş tütün ve tütün kağıdı üreticisidir.除了香菸生產外,帝國煙草同時也是全球最大的雪茄、烟丝和卷烟纸制造商。
“Puron” marka adıyla bilinen R-410A da bunlara dahildir.R-410A通常在市场上以商品名“Puron”销售。