Ana içeriğe geç
Sözlük

puan ile cümle

puan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ortaya okey atılırsa 4 puan düşülür.Als het goed is, wint diegene 4 punten.
Finalde ise 106 puanla yedinci olmuştur.Estland eindigde als zevende met 106 punten.
2012'de çok iyi bir puanla mezun olmuştur.In 2012 werd eindelijk eens een mooi resultaat geboekt.
Trabzonspor, sezonu 82 puanla tamamlasa da ikili averaj nedeniyle sezonu ikinci bitirdi.Met 82 punten eindigde Trabzonspor dat seizoen op de tweede plaats.
İsveç ve Fransa hala eşit sayıda tam puan almıştı.Spanje en Nederland hadden nu evenveel punten.
Karşılıklı oyuncuların puan ortaklığı üzerine dayanır.De Waalse partijen leggen de nadruk op onderlinge solidariteit.
Kulüp, Süper Lig tarihinde en fazla puan toplayan 15. takım konumundadır.Hiermee bekleedt de club de vijftiende plek in de eeuwige ranglijst.
Katılmaya hak kazandığı 2011 Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması'nda 99 puanla üçüncü olma başarısı göstermiştir.Op het Junior Eurovisiesongfestival 2011 werd ze uiteindelijk gedeeld derde met 99 punten.
Yarışma bir puan yarışı olarak düzenlendi.De competitie werd afgewerkt in de vorm van een noodcompetitie.
Oyunda daha fazla araç veya puan istiyorsanız insanlara yardım etmelisiniz.Om een nieuw voertuig of level te ontsluiten moet de speler genoeg geld verdienen.
Halk ve jüri oylamasının toplamı 290 puan olacaktır.De majlis heeft 290 volksvertegenwoordigers.
Eşlendirme bu ekli puanlar göz önüne alınarak yapılır.Je voelt je innerlijk gedwongen deze waarden te realiseren.
Prosedürdeki ilk adım, her ülkeye verilen 12 puanlık oy sayısını kontrol etmekti.In die tijd keek men eerst nog naar het aantal 12 punten wat elk land kreeg.
Her iki klanın bir puanı vardır.De ridders hebben beide een sjerp om.
Toplam ulaşabilinen puan sayısı 45'dir.Het hoogst bereikbare level is 250.
Oyunun temel amacı mümkün olduğunca çok puan elde etmektir.Het doel van het spel is zo veel mogelijk punten te behalen.
Her bina belli bir inşa puanı götürür, bu inşa puanları sunuculara göre değişir.Voor elke bouwsteen wordt een activiteitenplan opgesteld om deze bouwsteen voldoende sterk te maken.
Puanları biten takım oyunu kaybeder.De overige spelers verliezen.
Bunlardan 1964, 1965 ve 2015 yıllarında "sıfır puan" almıştır.In 1964, 1965 en 2015 gebeurde dit bovendien met nul punten.
Oyun, herhangi bir oyuncu 180 ceza puanına ulaşınca biter.Elke ronde eindigt wanneer een speler een strafpunt krijgt.
Her jüri kendi katılımcısına 1 ile 6 arasında puan vermiştir.Na de opdracht kregen ze van elk jurylid een cijfer tussen de één en tien.
Bu başlangıç puanları her öldüğünüzde yeniden doğmak için kullanılmaktadır.Zo is volgens hem het geboren worden al het begin van het sterven.
Kara Kartallar ligde sadece bir puan farkı ile kaybetti.De eilandengroep verloor met slechts een doelpunt verschil.
Türkiye'nin komşularından Yunanistan, Gürcistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti 12 tam puanı Ermenistan'a vermiştir.Van buurlanden Bulgarije en Servië kreeg Macedonië voor deze inzending de volle twaalf punten.
Avusturya'yı 3 puan farkla geçen İtalya grup birincisi oldu ve çeyrek finallere kaldı.Met vier punten achterstand op Italië en één op Oostenrijk eindigde Zweden op de derde plaats.
İzlanda, finalde 46 puan toplamıştır. ^In de finale behaalde IJsland de 20e plaats met 46 punten.
Bütün ülkeler oylamanın başlangıcında 12 puan aldı.Hierbij moet opgemerkt worden dat alle deelnemers bij aanvang van de show reeds 12 punten gekregen hadden.
Kart fazlası olan oyuncu 3 puan alır.Spelers met meer dan 3 goals
Hem kısa hem serbest programı ilk sırada bitirerek 185.99 puan ile altın madalyayı aldı.Hij stelde enigszins teleur, maar won toch de gouden medaille met 5,90.
Leicester küme düşme bölgesinin sadece bir puan üstünde yer alıyordu.Het koor uit Alkmaar won met één punt verschil.
Derecelendirmeler 5 puanlık bir ölçeğe dayanmaktadır.Deze worden gemeten met een 5-punts pijnintensiteitsschaal.
Sonuç olarak ikisi de iki puan aldı.Beide clubs kregen daarom 2 punten
İspanya, Yunanistan'ın bir puan gerisinde ikinci olarak play-off'lara kaldı.Letland miste op drie punten de Play-Off plaats ten gunste van Griekenland.
Armello,%75'lik bir Metacritic puanına sahip.Het heeft een gemiddelde score van 75% volgens Metacritic.
Geçerli puan aldın mı, ne dersin?Heb je een voldoende, denk je?
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.Przy określaniu konieczności hospitalizacji dorosłych pacjentów zastosowanie znajduje skala CURB-65.
Yarı finalde 114 puan alarak 8. olmuştur.Dorobek 114 punktów wystarczył na ósmą pozycję.
"Is It True?" ilk yarı finalde 174 puan toplayarak birinci sıraya yerleşmişti."Is It True?" zakwalifikowało się do finału z pierwszego miejsca, zdobywając 174 punkty.
Puanlar 2008/2009 ve 2009/2010'dakilere göre listelenmiştir.Ranking obejmuje sezony 2008/2009, 2009/2010 i 2010/2011.
Sezon sonunda 25 puan topladık.Sezon liczył 25 odcinków.
EuroGamer ise oyuna 10 üzerinden 8 puan vermiştir. ^Serwis Eurogamer dał grze 6 punktów na 10.
Gün sonunda Dow Jones Borsası 508 puanlık düşüşle %22.6 değer yitirdi.Tego dnia Dow Jones Industrial Average stracił 22,6% swojej wartości.
Metacritic diziye %87 puan vermiştir.Średnia ocen na Metacritic wyniosła 87%.
Tüm turlar sonunda en az puana sahip olan oyuncu oyunun galibidir.Pozostać ostatnim graczem posiadającym chociaż jedno życie.
Oyuna başlarken her iki takıma da 5.000 puan verilir.Poszczególne drużyny otrzymywały na początek gry po 5000 zł.
1 el 1 puandır.Część 1: 1.
WikiRank tarafından verilen puanlar bilgi kutularının kalite değerlendirmesinde kullanılmıştır.Miary dostarczone przez WikiRank wykorzystywane w ocenie jakości infoboksów.
Oyunun amacı en kısa sürede 66 puanı toplamaktır.Oznacza to że maksymalna możliwa liczba punktów do zdobycia to 66.
İsveç ve Fransa hala eşit sayıda tam puan almıştı.Reprezentacje Wielkiej Brytanii i Szwecji uzyskały taką samą liczbę punktów.
Puan sistemi geçen yılda olduğu gibidir.Kolejność taka sama jak przed rokiem.
Play-off sistemine puan verir.System ten zastąpiono systemem play-off.
Toplam ulaşabilinen puan sayısı 45'dir.Maksymalna liczba punktów do zdobycia wynosiła 45.
Bir oyuncunun elenmesi karşı takıma puan kazandırır.Zdaje się ukrywać coś przed protagonistą.
Eğer her iki takımda aynı anda 500 puana ulaşırsa o elde ihaleyi alan takım oyunu kazanır.W razie przekroczenia przez obie pary progu 500 punktów, wygrywa ta para, która ma ich więcej.
Skorbordda en yüksek puana ulaşan oyuncu sonraki haritada şaman olur.Gdy jeden z graczy osiągnie najwyższy wynik, zostaje on szamanem na następnej mapie.
Bu göreve başvurabilmek için en az lise mezunu olmak KPSS sınavında 70 puanı geçebilmek gerekmektedir.Żeby zdać egzamin, należy zdobyć przynajmniej 70% punktów.
Oyuncular, oyun içi zorluklarla karşılaşarak puan kazanabilirler.Z jednej strony gracz może się poczuć znudzony, jeżeli gra jest zbyt łatwa.
Çoğu müzik parçaları 79 veya 99 puanla fiyatlandırılır.Większość utworów muzycznych w serwisie wycenionych jest na 79 Microsoft points.
Görevleri yani Quest'leri bitirince size ödül olarak Quest Point'ler yani görev puanları da verilir.Po ukończeniu każdej misji gracz otrzymuje "Quest Points" – punkty misji.
Bir puan nedeniyle moralimiz bozuldu.O podstawie moralności, przeł.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
puan ile cümle - Sayfa 30 - puan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App