Ana içeriğe geç
Sözlük

pu ile cümle

pu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom tabağına biraz patates püresi koydu.Tom put some mashed potatoes on his plate.
Hiç Tom'un pul koleksiyonunu gördün mü?Have you ever seen Tom's stamp collection?
Tom pusuya düşürüldüğünü fark etti.Tom realized he was trapped.
Puanınız neydi?What was your score?
Biraz daha patates püresi almak istiyorum.I'd like to have some more mashed potatoes.
Çocuklar tatlı için çikolatalı puding yediler.The children ate chocolate pudding for dessert.
O, dikkat çekmek için puantiyeli elbise giyer.She wears dotted gowns to catch attention.
Pusula iğnesi kuzeye döndü.The compass needle swung to the north.
Dün Pulp Fiction'ı izledim.I saw Pulp Fiction yesterday.
Tom bir pusuda öldürüldü.Tom was killed in an ambush.
Puyehue Yanardağı lav püskürtmeye devam ediyor.Puyehue Volcano keeps on spewing lava.
Zarfın üzerine pul yapıştırdın mı?Have you stuck a stamp on the envelope?
Kim gölgelerde pusuda bekliyor?Who is lurking in the shadows?
Posta pullarını aramayı ve toplamayı seviyorum.I like looking for and collecting postage stamps.
O, pul topladı.She collected stamps.
O bir pusula kullandı.She used a compass.
Keşke 80 yenlik bir pulum olsa.I wish I had an 80-yen stamp.
Lütfen bana 80 yenlik bir pul verin.Please give me one 80-yen stamp.
80 yenlik bir pul istiyorum, lütfen.I'd like an 80-yen stamp, please.
Etna, Sicilya göğüne lav ve duman göndererek püskürdü.Mount Etna has erupted, sending lava and ash plumes into the Sicilian sky.
Etna dağı püskürdü, Sicilya'ya volkanik kaya yağdırıyor.Mount Etna has erupted, showering Sicily in volcanic rock.
Bu zarflara pul yapıştırırken yardıma ihtiyacım var.I need help putting stamps on these envelopes.
Bütün bu zarfların üstüne pul yapıştırmam gerekiyor.I need to put stamps on all these envelopes.
Yerleşmek için bir puanımız var.We have a score to settle.
Sınıfta en yüksek puanı aldın.You scored the highest in the class.
Tom pul toplar.Tom collects stamps.
Tom pul biriktirir.Tom collects stamps.
Tom pul kolleksiyonu yapar.Tom collects stamps.
Tom pul biriktiriyor.Tom collects stamps.
Tom Mary'ye tam puan verdi.Tom gave Mary a thumbs up.
Tom Mary'ye tam puan imzası verdi.Tom gave Mary the thumbs up sign.
İnsanların suçluları neden putlaştırdıklarını anlamıyorum.I don't understand why people idolize criminals.
Pul kolleksiyonumu görmek ister misin?Would you like to see my stamp collection?
Tom Mary'ye pul kolleksiyonunu gösterdi.Tom showed Mary his stamp collection.
Pürüzsüz bir tıraş oldum.I got a smooth shave.
Tom biçimsiz bir ekose ceket ve puantiyeli bir kravat giyiyordu.Tom was wearing an ugly plaid jacket and a polka-dot tie.
Üç dolarlık pul istiyorum.I want three dollars worth of stamps.
Bana bir hava posta pulu verin lütfen.Give me an airmail stamp, please.
Putin'den korkuyorum.I'm afraid of Putin.
Tom pusulasına baktı.Tom looked at his compass.
Tom posta kutusu yeniden boyadı, çünkü eski püskü görünüyordu.Tom repainted his mailbox because it was looking shabby.
Tom yerel pubta arkadaşları ile buluşmayı planlıyor.Tom is planning to meet his friends at the local pub.
Püritenizm ilk yerleşimciler tarafından İngiltere'den geliyor.Puritanism comes from England by the first settlers.
Püritenler çok önemliydiler.Puritans were very important.
Mektubuna pul yapıştırmayı unutma.Don't forget to put a stamp on the letter.
Pudingini yiyecek misin?Are you going to eat your pudding?
Pua şarkı söylüyor.Pua sings.
Pua şarkı söyledi.Pua sang.
Pua şarkı söyleyecek.Pua is going to sing.
Pua kilisede şarkı söyler.Pua sings at church.
Pua kilisede şarkı söyledi.Pua sang at church.
Pua kilisede şarkı söylüyor.Pua is singing at church.
Pua kilisede şarkı söyleyecek.Pua is going to sing at church.
Tom mektuba bir pul yapıştırdı.Tom put a stamp on the letter.
Pürdikkat kesilin.Pay very close attention.
Tom öğle yemeğinden sonra sık sık bir puro içer.Tom often smokes a cigar after lunch.
Tom kutlama için süslenip püslendi.Tom was overdressed for the occasion.
Mary'nin ipeksi pürüzsüz bacakları var.Mary has silky smooth legs.
O nostaljik olarak eski punk kayıtlarını dinledi.He listened to his old punk records nostalgically.
Diş hekimi benim pulpitisim olduğunu söyledi.The dentist said I had pulpitis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod