Ana içeriğe geç
Sözlük

psikoz ile cümle

psikoz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Genelde psikoz ile dopamin arasındaki bağlantının kompleks olduğuna inanılmaktadır.The connection between dopamine and psychosis is generally believed complex.
Magnan bunu geçici psikotik veya psikoz reaksiyonlarını tanımlamak için kullanmıştır.He used it to describe transient psychotic or psychosis reactions.
Psikoz geleneksel olarak dopamin nörotransmitterine bağlanmıştır.Psychosis has been traditionally linked to the neurotransmitter dopamine.
Dacre Montgomery – Billy Hargrove, Max'in psikozlu üvey ağabeyi.Dacre Montgomery as Billy Hargrove, Max's violent and unpredictable older stepbrother.
Evin oğlu ziyaretçiye hissettiği arzularını psikozlu bir biçimde resimlere dökmeye başlar.The son psychotically paints his desire for the guest.
Hastalık Wernicke ensefalopatisi ve Korsakoff psikozundan oluşur.Typically Wernicke’s encephalopathy precedes symptoms of Korsakoff psychosis.
Psikozun birkaç olası sebebi vardır.Psychosis has many different causes.
Tanımlayıcı özelliği psikoz, ya da diğer bir deyişle gerçekle bağlantı kuramama hali.Its defining feature is psychosis, or being out of touch with reality.
- Boşluk psikozuna girdi.- No.
Bu tür bir durum, ancak toplumumuzdaki güçlü insanların psikozunun bir sonucu olabilir.A situation like this can only be the result of a psychosis of individuals with power in society.
Şimdi içinde olduğumuz psikozun bir örneği daha: moda eleştirmenleri.Another example of our current psychosis; fashion critics.
Kullanımı veya yoksunluğu psikozla ilişkilendirilen maddelerden bazıları şunlardır:Substances whose use or withdrawal are implicated in psychosis include the following:
Uyarıcı psikozuStimulant psychosis Formication
Ancak yine de stresten dolayı psikozlu olabilirdi.Allerdings kann Fressunlust auch durch psychischen Stress ausgelöst werden.
Filmin temel yapısı Norman Bates’in yaşadığı psikozdur.Le nom Norma est également le nom de la mère de Norman Bates, l'assassin dans Psychose.
Ama etrafta psikozlu bir palyaçonun olduğu..." dedi.Sé de dónde viene ese tipo de payaso."
Hastalık Wernicke ensefalopatisi ve Korsakoff psikozundan oluşur.Spesso si associa a encefalopatia di Wernicke e/o a disturbi psichici korsakoviani.
Psikoz seri katiller arasında nadiren görülür.Raramente sono stati riportati episodi psicotici.
Organik psikozlar aylarca sürebilir, fakat sonu nispeten iyi biter.Se i danni fisici possono durare per mesi, i danni psicologici permangono per anni.
Psikozun birkaç olası sebebi vardır.Творческий кризис может иметь несколько возможных причин.
Dacre Montgomery – Billy Hargrove, Max'in psikozlu üvey ağabeyi.Дейкр Монтгомери — Билли Харгров, старший сводный брат Макс.
Psikoz geleneksel olarak dopamin nörotransmitterine bağlanmıştır.يرتبط الذهان تقليديًا بالناقل العصبي الدوبامين.
Ses varsanıları, özellikle de seslerin duyulması deneyimi psikozun önde gelen ve yaygın özelliklerindendir.الهلوسة السمعية، خاصة تجارب سماع أصوات بشرية، هي أكثر السمات شيوعًا ووضوحاً في كثير من الأحيان لمرضى الذهان.
Psikoz seri katiller arasında nadiren görülür.شوكي شلل الأطفال نادرا ما يكون قاتل.
Psikozun birkaç olası sebebi vardır.As psicoses têm várias causas diferentes.
Genel olarak, özellikle ağır uykusuzluk türlerini psikozun habercisi olarak görmüştür.A psicopatologia enquanto estudo dos transtornos mentais é referida como psicopatologia geral.
Antipsikotikler, şizofreni ve mani gibi psikozlarda kullanılır.Antipsicóticos, que são usados para tratar psicoses, esquizofrenia e mania.
Ancak yine de stresten dolayı psikozlu olabilirdi.De ziekte kan echter ook stress veroorzaken.
Genel olarak, özellikle ağır uykusuzluk türlerini psikozun habercisi olarak görmüştür.Boll pamiętany jest głównie jako odkrywca rodopsyny.
Halüsinasyon Psikoz Şizofreni Şizotipal kişilik bozukluğuPsykomotorisk agitation Psykomotorisk hämning Kataton schizofreni
Filmin temel yapısı Norman Bates’in yaşadığı psikozdur.Jeho nejznámější rolí byl Norman Bates z filmu Psycho.
Ancak yine de stresten dolayı psikozlu olabilirdi.Psychický faktor-může být vyvolán stresem.
Psikiyatrik olmayan durumlarda ortaya çıkan psikoz zaman zaman 'ikincil psikoz' olarak anılır.Psihoza rezultată din condiții non-psihiatrice este uneori cunoscută drept „psihoză secundară”.
Psikoz delüzyonel veya paranoid inançlar içerebilir.Psihoza poate implica credințe iluzorii sau paranoide.
Ama etrafta psikozlu bir palyaçonun olduğu..." dedi.De egy idióta csak idiótákkal venné körbe magát".
Ayrıca psikozun tipine ve arka planda yatan zihinsel hastalığa göre belirtiler ve yoğunlukları değişebilir.Attól függően, hogy a száj, vagy fej melyik irányában terjed, változó tünetek lehetségesek.
Psikoz diğer zihinsel hastalıkların bir semptomu olarak görülebilir.A deperszonalizáció egyéb pszichiátriai megbetegedés tünete is lehet.
Psikozun birkaç olası sebebi vardır.Terskatulehduksella on useita mahdollisia syitä.
Bu kavram, 1891'de Arnold Pick tarafından psikozu olan bir hastanın vaka raporunda kullanıldı.Ο όρος αυτός χρησιμοποιήθηκε το 1891 από τον Arnold Pick στα κείμενά του για μια περίπτωση ψυχασθένειας.
Psikozun birkaç olası sebebi vardır.Η κίρρωση έχει πολλές πιθανές αιτίες.
Tanık olarak konuşan bir doktor Emily'nin epilepsi ve psikoz rahatsızlığının olduğunu söyler.Ένας ψυχιατρικός νοσηλευτής ρωτά την Έμιλυ πως αισθάνεται.
Psikoz seri katiller arasında nadiren görülür.Dog er skader sjældne blandt jonglører.
Psikoz geleneksel olarak dopamin nörotransmitterine bağlanmıştır.Psykose er tradisjonelt knyttet til nevrotransmitteren dopamin.
Genelde psikoz ile dopamin arasındaki bağlantının kompleks olduğuna inanılmaktadır.Sammenhengen mellom dopamin og psykose er generelt antatt å være komplisert.
Ses varsanıları, özellikle de seslerin duyulması deneyimi psikozun önde gelen ve yaygın özelliklerindendir.Auditive hallusinasjoner, spesielt å høre stemmer, er et vanlig og ofte fremtredende trekk ved psykose.
Ancak yine de stresten dolayı psikozlu olabilirdi.Dette viser seg senere å være pga. stress.
Psikiyatrik olmayan durumlarda ortaya çıkan psikoz zaman zaman 'ikincil psikoz' olarak anılır.Psykose som følge av «organiske» (ikke-psykologiske) forhold er kjent som sekundær psykose .
Psikoz seri katiller arasında nadiren görülür.Svært sjelden opptrer sykdommen blant barn.
Dacre Montgomery – Billy Hargrove, Max'in psikozlu üvey ağabeyi.Dacre Montgomery sebagai Billy Hargrove, kakak tiri Max yang kasar.
Psikoz seri katiller arasında nadiren görülür.Chứng rối loạn tâm thầm hiếm khi bắt gặp ở những kẻ giết người hàng loạt.
Psikozun birkaç olası sebebi vardır.心理疾病可能有多重的病因。
Bu kavram, 1891'de Arnold Pick tarafından psikozu olan bir hastanın vaka raporunda kullanıldı.其後阿諾德·皮克(英语:Arnold Pick)於1891年在他的精神障礙病例報告中使用了它。
Ses varsanıları, özellikle de seslerin duyulması deneyimi psikozun önde gelen ve yaygın özelliklerindendir.המסך הגדול במיוחד ומערכת השמע יוצרים חווית בילוי ייחודית ופופולרית.
Tanık olarak konuşan bir doktor Emily'nin epilepsi ve psikoz rahatsızlığının olduğunu söyler.Jedan od stručnjaka je posvjedočio da je Emily patila i od epilepsije i od psihoze.
Filmin temel yapısı Norman Bates’in yaşadığı psikozdur.Jeho najznámejšou úlohou bol Norman Bates z filmu Psycho.
Psikozun birkaç olası sebebi vardır.Lupiny môžu mať niekoľko príčin.
Ağır seyreden vakalarda, hasta bireyler psikoz belirtileri gösterebilmektedir.V hujših primerih lahko depresivni ljudje kažejo simptome psihoze.
Ayrıca bazı bireyler psikoza diğerlerinen daha yatkındırlar.Kljub vsemu pa je z določenimi sindromi povezan bolj kot z drugimi.
Ancak yine de stresten dolayı psikozlu olabilirdi.Šitaip buvo galima sukelti ir psichinį spaudimą.
Adam, kurt adam psikozu içindeydi.Kohe oli Hestmannen kui pöörane.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod