Sonra da bir psikopat tanıyıcısı olmanın beni bir psikopata dönüştürdüğünü gördüm.Và rồi tôi nhận ra rằng trở thành một người tìm kiếm dấu hiệu tâm thần đã biến tôi trở nên hơi tâm thần.
Sonra da bir psikopat tanıyıcısı olmanın beni bir psikopata dönüştürdüğünü gördüm.Y entonces me di cuenta de que al convertirme en un detector de psicópatas me había vuelto un poco psicópata.
Sonra da bir psikopat tanıyıcısı olmanın beni bir psikopata dönüştürdüğünü gördüm.Zrozumiałem, że ucząc odróżniać psychopatów, sam zacząłem przejawiać psychopatyczne zachowania.
Sonra da bir psikopat tanıyıcısı olmanın beni bir psikopata dönüştürdüğünü gördüm.Και τότε συνειδητοποίησα ότι στην προσπάθειά μου να αναγνωρίζω ψυχοπαθείς έγινα κι εγώ λίγο ψυχοπαθής.
Sonra da bir psikopat tanıyıcısı olmanın beni bir psikopata dönüştürdüğünü gördüm.А потім до мене дійшло, що навчившись впізнавати психопатів, я сам почав поводитися трохи як психопат.
Sonra da bir psikopat tanıyıcısı olmanın beni bir psikopata dönüştürdüğünü gördüm.И тогда я осознал, что, учась выискивать психопатов, я сам стал немного психопатом.
Sonra da bir psikopat tanıyıcısı olmanın beni bir psikopata dönüştürdüğünü gördüm.След това осъзнах, че ставайки откривател на психопати, съм се превърнал малко в психопат.
Sonra da bir psikopat tanıyıcısı olmanın beni bir psikopata dönüştürdüğünü gördüm.ואז הבנתי שההיהפכות למאתר פסיכופטים הפכה אותי לקצת פסיכופטי.
Sonra da bir psikopat tanıyıcısı olmanın beni bir psikopata dönüştürdüğünü gördüm.ومن ثم أدركت أنه بكوني راصد للسيكوباتيين قد حولني قليلا إلى سيكوباتي.
Sonra da bir psikopat tanıyıcısı olmanın beni bir psikopata dönüştürdüğünü gördüm.自分が少しサイコパスに 近付いたということです 私は必死になってサイコパスの レッテルを彼に貼り
Söylediği her psikopatça olmayan şeyde kendi kendime, bunu kitabıma koymayacağım diye düşündüm.Así que todo lo que me decía me pareció una suerte de no psicopatía. Y me dije, no añadiré eso en mi libro.
Söylediği her psikopatça olmayan şeyde kendi kendime, bunu kitabıma koymayacağım diye düşündüm.De câte ori îmi spunea ceva care nu părea a fi psihopatologic, mă gândeam să nu scriu despre asta în carte.
Söylediği her psikopatça olmayan şeyde kendi kendime, bunu kitabıma koymayacağım diye düşündüm.Kiedy mówił do mnie coś, co wydawało się dość normalne, myślałem: "Nie będę przecież tego notował".
Söylediği her psikopatça olmayan şeyde kendi kendime, bunu kitabıma koymayacağım diye düşündüm.그 사람이 정상적으로 보이는 이야기를 할 때마다, 저 혼자 이렇게 생각했어요. '내 책에 저건 항목으로 넣지 말아야지' 라고요.
Söylediği her psikopatça olmayan şeyde kendi kendime, bunu kitabıma koymayacağım diye düşündüm.Sempre que me dizia qualquer coisa que não me parecia psicopata, eu pensava: "Não vou registar isso no livro".
Söylediği her psikopatça olmayan şeyde kendi kendime, bunu kitabıma koymayacağım diye düşündüm.Γι' αυτό όποτε έλεγε κάτι που μου φαινόταν κάπως λογικό, σκεφτόμουν ότι αυτό δεν θα το βάλω στο βιβλίο μου.
Söylediği her psikopatça olmayan şeyde kendi kendime, bunu kitabıma koymayacağım diye düşündüm.אז בכל פעם שהוא אמר לי משהו שנשמע די לא-פסיכופטי, חשבתי לעצמי, את זה לא אכניס לספר.
Söylediği her psikopatça olmayan şeyde kendi kendime, bunu kitabıma koymayacağım diye düşündüm.إذن، كلما أخبرني عن شيئ قد يبدو غير- سيكوباتي، أقول لنفسي، حسنا لن أضع هذه في كتابي.
Söylediği her psikopatça olmayan şeyde kendi kendime, bunu kitabıma koymayacağım diye düşündüm.本には載せられないと 私は思いました その時気付いたのは サイコパスの診断をはじめて -
'Tipik psikopat davranışı, pişman olmadığı halde, kurnazca pişmanım demek.'Ils disent, ' Typique d'un psychopathe de dire habilement qu'il a des remords lorsqu'il n'en a pas. "
'Tipik psikopat davranışı, pişman olmadığı halde, kurnazca pişmanım demek.'검사 결과는 저를 이렇게 분류할 것입니다. "교활하게 반성하는 척하는 전형적인 싸이코패스"
'Tipik psikopat davranışı, pişman olmadığı halde, kurnazca pişmanım demek.'Típico del psicópata al decir astutamente que uno siente remordimientos cuando no es cierto'.
'Tipik psikopat davranışı, pişman olmadığı halde, kurnazca pişmanım demek.''Typisch Psychopath, zu sagen, dass er Gewissensbisse spürt, wobei er es eigentlich nicht tut.'
'Tipik psikopat davranışı, pişman olmadığı halde, kurnazca pişmanım demek.'"Typisch voor de psychopaat om sluw te zeggen dat hij berouw voelt terwijl dat niet zo is."
'Tipik psikopat davranışı, pişman olmadığı halde, kurnazca pişmanım demek.'"Typowy psychopata, chytrze udaje wyrzuty sumienia".
'Tipik psikopat davranışı, pişman olmadığı halde, kurnazca pişmanım demek.'"Χαρακτηριστικό ψυχοπαθούς είναι να λέει πονηρά ότι νιώθει ενοχές ενώ δεν νιώθει".
'Tipik psikopat davranışı, pişman olmadığı halde, kurnazca pişmanım demek.'"Типично е за психопати да лъжат, че имат угризения, когато нямат".
'Tipik psikopat davranışı, pişman olmadığı halde, kurnazca pişmanım demek.'"Типичный психопат — так хладнокровно врёт, что раскаивается".
'Tipik psikopat davranışı, pişman olmadığı halde, kurnazca pişmanım demek.'הם אומרים, 'כמה אופייני לפסיכופט לומר בערמומיות הוא חש חרטה כשבעצם הוא לא.'
'Tipik psikopat davranışı, pişman olmadığı halde, kurnazca pişmanım demek.'يقولون؛ بالضبط مثل السيكوباتي أن يدعي بمكر أنه يشعر بالندم في حين أنه ليس كذلك"
'Tipik psikopat davranışı, pişman olmadığı halde, kurnazca pişmanım demek.'後悔を装う巧妙な 手口だ"って言うんだ 奴らは魔法みたいに 何でも逆に解釈するんだ」
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.Classico psicopatico -- tanta magnificenza, ma manca di empatia.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.De psicópata típico, pues muestra de superioridad y falta de empatía.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.Klasický psychopat -- hovorí to o velikášstve a tiež nedostatku empatie.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.Klasszikus pszichopata -- önteltségről és az empátia hiányáról tanúskodik.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.Klasyczna psychopatia - pretensjonalność i brak empatii.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.전형적인 정신질환 -- 과장과 감정이입 -- 이죠.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.Một tên điên điển hình -- tự cho mình hơn người và không đồng cảm với kẻ khác.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.Psicopata clássico — relacionado com mania das grandezas e falta de empatia.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor."Psihopat clasic: grandios fără empatie."
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.Typique du psychopathe, ça renvoit à la folie des grandeurs et aussi au manque d'empathie.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.Typischer Psychopath - es spricht für Exzentrik und ebenfalls für einen Mangel an Empathie.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.Typisch psychopaat: hautain gedrag en ook gebrek aan empathie.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.Κλασικός ψυχοπαθής: πομπώδης και με έλλειψη ενσυναίσθησης.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.Класически психопат - това е чувство за величие и липса на емпатия.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.Класичний психопат - це говорить про помпезність і відсутність емпатії.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.Типичный психопат: мания величия и отсутствие эмпатии.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.- "פסיכופט קלאסי-- זה מתייחס לתסביך גדלות ולהעדר אמפטיה."
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.مضطرب عقل كلاسيكي، إن هذا دليل على الشعور بالعظمة بالإضافة إلى عدم التعاطف مع الآخرين.
Tipik psikopat -- kendini üstün gördüğü ve empati yoksunu olduğunu gösteriyor.トニーの正常そうに見える 部分こそが