İstatistiklere göre Her yüz kişiden biri bir psikopat. bu odada 1500 kişi var.Oto statystyki: jedna na sto osób jest psychopatą.
İstatistiklere göre Her yüz kişiden biri bir psikopat. bu odada 1500 kişi var.Ето статистиката: един от сто обикновени хора е психопат.
Kimin umurunda? Bu büyük bir haber değil. Büyük haber, kurumsal psikopatlık.Что на самом деле важно, так это корпоративная психопатия.
O aniden hücresel bir tür psikopata dönüşüyor.Brusc se transformă într-un psihopat celular.
O aniden hücresel bir tür psikopata dönüşüyor.De repente se ha convertido un un tipo de sicópata celular.
O aniden hücresel bir tür psikopata dönüşüyor.Er wird plötzlich in eine Art zellulären Psychopathen umgewandelt.
O aniden hücresel bir tür psikopata dönüşüyor.Hij wordt plotseling omgezet in een soort van een cellulaire psychopaat.
O aniden hücresel bir tür psikopata dönüşüyor.Ia secara tiba-tiba berubah menjadi semacap psikopat selular.
O aniden hücresel bir tür psikopata dönüşüyor.이 세포는 순식간에 세포의 '싸이코패스'가 됩니다
O aniden hücresel bir tür psikopata dönüşüyor.Stała się komórkowym psychopatą.
O aniden hücresel bir tür psikopata dönüşüyor.Z ničeho nic se z ní stal takový buněčný psychopat.
O aniden hücresel bir tür psikopata dönüşüyor.Изведнъж се превръша в клетъчен психопат.
O aniden hücresel bir tür psikopata dönüşüyor.פתאום הוא נהפך לתא פסיכופתי .
O aniden hücresel bir tür psikopata dönüşüyor.وكأنه يتحول إلى قاتل مختل عقياً
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Amerikai vallatói barátságos pszichopatának írták le.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Amerikanerna som förhörde honom beskrev honom som en vänlig psykopat.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Hänen amerikkalaiset kuulustelijansa kuvailivat häntä sovinnolliseksi psykopaatiksi.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Hans amerikanske forhørere beskrev ham som en fremragende psykopat.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Interogator Amerika menggambarkannya sebagai seorang psikopat yang ramah.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Interogatorii săi americani l-au descris ca pe un psihopat amiabil.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.I suoi interrogatori americani lo descrissero come un amichevole piscopatico.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Jeho americkí vyšetrovatelia ho opisovali ako priateľského psychopata.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Jeho američtí vyšetřovatelé ho popsali jako přátelského psychopata.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.그의 미국인 심문자들은 그를 평화적인 사이코패스 라고 묘사했습니다.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Njegovi ameriški zasliševalci so ga opisali kot prisrčnega psihopata.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Os investigadores americanos descreveram-no como um psicopata amigável.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Przesłuchujący go amerykańscy śledczy opisali go jako przyjacielskiego psychopatę.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Seine amerikanischen Befrager beschrieben ihn als einen freundlichen Psychopathen.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Sus interrogadores estadounidenses lo describieron como un psicópata amistoso.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Thẩm vấn viên người Hoa Kỳ mô tả ông ta nhưng một kẻ tâm thần thân thiện.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Οι Αμερικανοί ανακριτές του τον περιέγραψαν ως ένα συμπαθή ψυχοπαθή.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Американские следователи описывали его как дружелюбного психопата.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Американците, които го разпитвали, го описват като доброжелюбен психопат.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.Американці, які допитували його, описали його, як товариського психопата.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.חוקריו האמריקאים תיארו אותו כפסיכופט ידידותי.
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.وقد وصفه المحققون الامريكيون بأنه انيس و مختل عقليا
Onun Amerikalı sorgucuları kendisini dostça tavırlar gösteren bir psikopat olarak tanımladılar.友好的な異常者だと言っています でも大切にしていた絵画が
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.그러니까 제 생각에는, 이 강연장에 약 30에서 40%의 싸이코패스가 있다는 겁니다.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Also denke ich, dass eine sehr gute Chance besteht, dass es etwa 30 bis 40 Psychopathen in diesem Raum gibt.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Así que creo que existe una gran probabilidad de que haya entre 30 y 40 psicópatas en esta sala.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Cred că există o şansă mare să fie 30 sau 40 de psihopaţi în sală.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Credo che ci sia un'alta probabilità che ci siano da 30 a 40 psicopatici in questa sala.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Donc je pense qu'il y de grandes chances qu'il y ait 30 ou 40 psychopathes dans cette salle.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Dus ik denk dat er een zeer goede kans is dat er een 30 of 40 psychopaten in deze zaal zitten.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Por isso, acho que há uma boa hipótese de existirem 30 a 40 psicopatas nesta sala.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Są więc bardzo duże szanse, że na sali mamy 30-40 psychopatów.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Takže myslím, že je veľmi dobrá šanca že je tu 30 až 40 psychopatov v tejto miestnosti.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Tehát azt hiszem, nagyon jó esély van arra, hogy 30-40 pszichopata ül ebben a teremben.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Vì thế tôi nghĩ có khả năng là có khoảng 30 40 kẻ tâm thần trong phòng này.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Πιστεύω λοιπόν ότι υπάρχει μεγάλη πιθανότητα να υπάρχουν 30 ή 40 ψυχοπαθείς σε αυτή την αίθουσα.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Мисля, че има хубава възможност, да има около 30 или 40 психопати в тази зала.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.Так что, я думаю, вполне возможно, что в этом зале 30 или 40 психопатов.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.אז לדעתי יש סיכוי טוב מאד שבאולם הזה יש 30-40 פסיכופטים.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.لذا أظن أنه توجد فرصة جيدة جدا أن يكون هناك 30 أو 40 سيكوباتي في هذه الغرفة.
Onun için bu odada yaklaşık 30-40 psikopat olsa gerek.サイコパスがいても おかしくありません 夜中には死体の山が 出来ているかも知れません
Psikopatların birçok özelliğine sahipler.De deler mange af de samme egenskaber som psykopater.
Psikopatların birçok özelliğine sahipler.Hanno molti degli attributi degli psicopatici.
Psikopatların birçok özelliğine sahipler.Heillä on monia psykopaatin piirteitä.
Psikopatların birçok özelliğine sahipler.Họ có nhiều đặc tính giống những người bị tâm thần.
Psikopatların birçok özelliğine sahipler.Ils ont beaucoup d'attributs des psychopathes.