Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"Και το ερώτημα είναι:"Πώς σου προκύπτει ένας ψυχοπαθής δολοφόνος;"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"Приблизно так виглядає моя звичайна промова. І питання наступне: "Як людина стає вбивцею-психопатом?"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"Това би била типична тема за моя разговор.
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"ועל זה אני בד"כ מרצה. והשאלה היא "איך מגיעים להיות רוצח פסיכופת?"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"وهذا سيكون بالضبط الحديث الذي سأقدمه. والسؤال هو، " كيف ينتهي بك الحال الى قاتل سيكوباتي؟"
Bu yapmakta olduğum tipik konuşmalardan biri ve asıl soru da "Nasıl psikopat bir katile dönüşülür?"問題は「どのようにして精神異常の殺人者になるのか?」です 私が言う精神異常の殺人者というのは
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.Ami igazán érdekes," mondta, "az az intézményi pszichopátia.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.Ce qui est important ", a-t-il dit, " c'est la psychopathie d'entreprise.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.Chuyện lớn," anh ta nói, "là hiện tượng tập đoàn tâm thần.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.Die große Story", so sagte er: "ist die Psychopathie der Konzerne.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.Het grote verhaal," zei hij, "is de psychopathie van de bedrijven.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.Importantă e psihopatia corporatistă.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.정말 굉장한건 기업적인 정신 질환이에요.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.La grande storia" ha detto, "è la psicopatia aziendale.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.La gran historia", dijo, "es la psicopatía empresarial.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.Lepiej zajmij się psychopatią w korporacjach.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.Não interessa. "O que interessa é a psicopatia empresarial.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.Veľký príbeh," povedal, "je korporátna psychopatia.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.Το θέμα είναι η εταιρική ψυχοπάθεια.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.От що вартує уваги, - сказав він, - то це корпоративна психопатія.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.Това, което има значение" - той каза - "е корпоративната психопатия.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.הסיפור הגדול," הוא אמר, הוא הפסיכופטיה התאגידית.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.القصة المهمة، كما يقول هو "هم سيكوباتيو الشركات.
Büyük haber, kurumsal psikopatlık.企業にいるサイコパスに 話を聞いてみるといい」
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.Am o listă de trăsături psihopatologice în buzunar.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.E ho detto, "Ho una lista di tratti da psicopatico in tasca.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.És azt mondtam, "Van a zsebemben egy lista a pszichopaták jellemzőiről.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.Ik heb een lijst van psychopathische eigenschappen bij.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.J'ai dit, " J'ai une liste de caractéristiques psychopathiques dans ma poche.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.그리고는 " 제 주머니에는 싸이코패스의 징조를 나열한 목록이 있어요.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var. Seninle onların üzerinden geçebilir miyiz?" dedim.Mam tu listę cech psychopatów, czy mógłbym je z tobą omówić?"
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var."Tenho uma lista de características psicopáticas no meu bolso.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.Und ich fügte hinzu: "Ich habe eine Liste von psychopathischen Merkmalen in meiner Hosentasche.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.Và tôi bảo tôi có một danh sách các tính cách của một bệnh nhân tâm thần.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.Vravím, "Mám zo sebou vo vrecku zoznam psychopatických príznakov.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.Y añadí: "Tengo una lista de rasgos psicopáticos en el bolsillo.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.Και συνέχισα: "Έχω μια λίστα με τα χαρακτηριστικά του ψυχοπαθούς στην τσέπη μου.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.І додаю: "В мене в кишені є список ознак психопата.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.Казах: "В джоба си имам списък на чертите на психопата.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.Я говорю: "У меня в кармане список психопатических черт.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.אמרתי לו, "יש לי בכיס רשימה של תכונות פסיכופטיות.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.ومن ثم قلت "لدي قائمة كاملة بالصفات السيكوباتية في جيبي.
"Cebimde psikopatlık belirtilerinin listesi var.一緒に見ていきましょうか?」
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.Eram disperat să-l categorisesc ca psihopat.
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.마치 제가 '싸이코패스'라는 박스에 이 사람을 밀어넣으려고 안간힘을 쓰고 있는 것 같았어요.
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.Lebo som ho zúfalo chcel zaradiť do škatuľky psychopata.
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.Mert veszettül próbáltam betuszkolni őt egy pszichopata skatulyába.
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.Omdat ik hem per se in het psychopaatvakje wou klasseren.
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.Parce que je cherchais désespérément à le mettre dans une case marquée psychopathe.
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.Perché volevo disperatamente inserirlo nella casella dello psicopatico.
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.Porque estaba desesperado por meterle en un casillero marcado como psicópata.
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.Weil ich ihn so verzweifelt in eine Kiste mit der Aufschrift Psychopath schieben wollte.
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.Επειδή ήθελα απεγνωσμένα να τον βάλω σε ένα κουτί που να λέει ψυχοπαθής.
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.Защото изгарях от желание да го поставя в дефиницията "психопат".
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.Поскольку я постоянно старался запихнуть кого-нибудь в ящик с пометкой "Психопат".
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.Тому що я відчайдушно намагався запхати його у коробку з маркуванням "Психопат".
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.כי הייתי להוט לדחוף אותו למגירה של הפסיכופטיה.
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.لأنني كنت أجاهد لأحشره في صندوق مكتوب عليه سيكوباتي
Çünkü onu üzerinde psikopat yazan bir kutuya koymak istiyordum.彼の狂っている部分だけを 見て診断しようとしていたのです
Dediklerine göre çok tehlikeli bir psikopatmış.Au spus cã era un psihopat periculos.