Ana içeriğe geç
Sözlük

provoke ile cümle

provoke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
54
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
O, kasıtlı olarak bir çatışmayı provoke etmeye devam etti.He deliberately kept on provoking a confrontation.
Tom tartışmaları provoke etmeyi seviyor.Tom seems to enjoy provoking arguments.
Antiyokus’un bu davranışları, büyük ölçüdeki ayaklanmayı provoke etti.Antiochus's actions provoked a large-scale revolt.
Provoke ağrı etkeni ortadan kalkınca ağrı da kaybolur.As the pain worsens, the shoulder loses motion.
Taraftarı provoke etmek içinse Schalke taraftarının bulunduğu bölümün önünde 40 saniye top sürdü.Als Provokation jonglierte er vor der Schalker Fankurve den Ball etwa 40 Sekunden in der Luft.
Provoke ağrı etkeni ortadan kalkınca ağrı da kaybolur.После иммобилизации боли не исчезают.
Provoke ağrı etkeni ortadan kalkınca ağrı da kaybolur.و يتم إيقاف استخدام الضمادات عندما يتوقف الألم.
Bloch, köylü ayaklanmasını provoke edenin bu yoğunlaştırılmış sömürü olduğunu savundu.Pilar sente-se responsável pelo fato de o sobrinho ter chegado aquele ponto de revolta.
Antiyokus’un bu davranışları, büyük ölçüdeki ayaklanmayı provoke etti.Antiochova opatření vyprovokovala povstání velkých rozměrů.
Provoke ağrı etkeni ortadan kalkınca ağrı da kaybolur.Kärsimys lakkaa, kun syy poistuu.
Provoke ağrı etkeni ortadan kalkınca ağrı da kaybolur.Προς μεγάλη της ευχαρίστηση, ανακάλυψε ότι ο πόνος εξαφανίστηκε.
Antiyokus’un bu davranışları, büyük ölçüdeki ayaklanmayı provoke etti.Η άνοδός του ως Λόρδος του Μονακό προκάλεσε έντονες αντιδράσεις στο εσωτερικό.
Konformal geçişi provoke eder gibidir.Memberi perangsang yang cocok sebagai motivasi.
Provoke ağrı etkeni ortadan kalkınca ağrı da kaybolur.При него изчезва болката.
Biliyoruz ki kriz, Chávez hükümeti tarafından teşvik edilen bazı eylemlerce provoke edilmiştir.Sabemos que las acciones montadas por el gobierno de Chávez provocó la crisis
Biliyoruz ki kriz, Chávez hükümeti tarafından teşvik edilen bazı eylemlerce provoke edilmiştir.Sappiamo che le azioni intraprese dal governo Chavez hanno causato questa crisi.
Biliyoruz ki kriz, Chávez hükümeti tarafından teşvik edilen bazı eylemlerce provoke edilmiştir.Todos sabemos que foi desencadeado por apoiantes de Chávez, que provocaram esta crise.
Biliyoruz ki kriz, Chávez hükümeti tarafından teşvik edilen bazı eylemlerce provoke edilmiştir.Tudjuk, hogy a Chavez kormánya által támogatott cselekmény okozta a krízist.
Biliyoruz ki kriz, Chávez hükümeti tarafından teşvik edilen bazı eylemlerce provoke edilmiştir.Vemo, da so dejanja, ki jih je vzpodbujala Chavezova vlada izzvala to krizo.
Biliyoruz ki kriz, Chávez hükümeti tarafından teşvik edilen bazı eylemlerce provoke edilmiştir.Vieme, že kroky vedené Chávezovou vládou vyvolali túto krízu.
Biliyoruz ki kriz, Chávez hükümeti tarafından teşvik edilen bazı eylemlerce provoke edilmiştir.Wiemy już, że kryzys został spowodowany działaniami rządu Chaveza
Biliyoruz ki kriz, Chávez hükümeti tarafından teşvik edilen bazı eylemlerce provoke edilmiştir.Wir wissen, dass das Vorgehen der Chávez-Regierung die Krise provoziert hat.
Biliyoruz ki kriz, Chávez hükümeti tarafından teşvik edilen bazı eylemlerce provoke edilmiştir.Ξέρουμε ότι οι ενέργειες που ενθαρρύνθηκαν από την κυβέρνηση Τσάβες... προκάλεσαν αυτήν την κρίση.
Biliyoruz ki kriz, Chávez hükümeti tarafından teşvik edilen bazı eylemlerce provoke edilmiştir.Знаем, че действията на правителството на Чавес предизвикаха тази криза.
Biliyoruz ki kriz, Chávez hükümeti tarafından teşvik edilen bazı eylemlerce provoke edilmiştir.Мы знаем, что акция, инспирированная правительством Чавеса, спровоцировала кризис
Biliyoruz ki kriz, Chávez hükümeti tarafından teşvik edilen bazı eylemlerce provoke edilmiştir..על מה שהתרחש בונצואלה אנחנו יודעים שהמעשים של ממשלת צ'אבס עוררו את המשבר הזה
Biliyoruz ki kriz, Chávez hükümeti tarafından teşvik edilen bazı eylemlerce provoke edilmiştir.チャベス政権は 平和的デモを弾圧し
Bu reklama bira görmek için bakarsanız, bütün insanların sizi provoke eden bir pozisyonda olduğunu görürsünüz.Als je naar deze bieradvertentie kijkt, zie je allerlei mensen in provocatieve posities.
Bu reklama bira görmek için bakarsanız, bütün insanların sizi provoke eden bir pozisyonda olduğunu görürsünüz.Ha megnézed azt a sörreklámot, mindegyik ember egyfajta provokatív helyzetben van.
Bu reklama bira görmek için bakarsanız, bütün insanların sizi provoke eden bir pozisyonda olduğunu görürsünüz.Jeśli spojrzycie na tę reklamę piwa, ci ludzie są w prowokacyjnych pozach.
Bu reklama bira görmek için bakarsanız, bütün insanların sizi provoke eden bir pozisyonda olduğunu görürsünüz.오스트레일리아에서 이 광고를 실제로 냈다고 합니다. 맥주 광고인데 보시다시피 모든 사람들이 도발적인 포즈를 취하고 있죠. 어쨌든 심의를 통과하고
Bu reklama bira görmek için bakarsanız, bütün insanların sizi provoke eden bir pozisyonda olduğunu görürsünüz.Opravdu, když se podíváte na tuto reklamu na pivo, všichni ti lidé jsou umístěni ve vyzývavých pozicích.
Bu reklama bira görmek için bakarsanız, bütün insanların sizi provoke eden bir pozisyonda olduğunu görürsünüz.Så om ni tittar på den här reklamen för öl, alla de här människorna är i olika provokativa positioner.
Bu reklama bira görmek için bakarsanız, bütün insanların sizi provoke eden bir pozisyonda olduğunu görürsünüz.Se observarem este anúncio sobre cerveja, todas as pessoas estão em posições provocantes.
Bu reklama bira görmek için bakarsanız, bütün insanların sizi provoke eden bir pozisyonda olduğunu görürsünüz.Se osservate questa pubblicità per la birra, tutte le persone sono in una posizione provocante.
Bu reklama bira görmek için bakarsanız, bütün insanların sizi provoke eden bir pozisyonda olduğunu görürsünüz.Si miran el anuncio de cerveza, todas estas personas tienen posturas provocadoras.
Bu reklama bira görmek için bakarsanız, bütün insanların sizi provoke eden bir pozisyonda olduğunu görürsünüz.Takže, keď sa pozriete na túto reklamu na pivo, všetci títo ľudia su v akýchsi provokujúcich pozíciách.
Bu reklama bira görmek için bakarsanız, bütün insanların sizi provoke eden bir pozisyonda olduğunu görürsünüz.Và, nếu bạn nhìn vào quảng cáo bia này, những trong này giống như đang cử động một các khiêu khích.
Bu reklama bira görmek için bakarsanız, bütün insanların sizi provoke eden bir pozisyonda olduğunu görürsünüz.Итак, если вы посмотрите на эту рекламу пива, все эти люди находятся в достаточно провокационных позах.
Bu reklama bira görmek için bakarsanız, bütün insanların sizi provoke eden bir pozisyonda olduğunu görürsünüz.このビールの広告を見ると この広告に写っている人々は 挑発的な姿をしているわけです でも審査を通過して クリオ賞を受賞しました ですからこれは
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Aksi yang diprovokasi pemerintah Chavez menyebabkan krisis ini
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.CIAの文書によると
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Sabemos que as decisões do governo de Hugo Chávez... ...provocaram esta crise.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Sappiamo che le azioni intraprese dal governo Chavez hanno causato questo.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Tudjuk, hogy a Chavez kormánya által támogatott cselekmény okozta a krízist.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Vemo, da so dejanja, ki jih je vzpodbujala Chavezova vlada izzvala to krizo.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Vieme, že kroky Chávezovej vlády vyvolali túto krízu.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Vi vet att de åtgärder som monterats av Chavez regering provocerade krisen
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Wiemy, że kryzys wywołały działania rządu Chaveza
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Wir wissen, dass die Krise durch die Chávez-Regierung provoziert worden war.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Γνωρίζουμε ότι η δράση που ενθαρρύνθηκε από την κυβέρνηση Τσάβες... προκάλεσε αυτήν την κρίση.
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz."Знаем, че предприетите от правителството на Чавес действия причиниха това."
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.Мы знаем, что действия, инспирированные правительством Чавеса, породили этот кризис
Chávez hükümeti tarafından desteklenen aksiyonların bu krizi provoke ettiğini biliyoruz.אנחנו יודעים שהמהלכים של ממשל צ'אבס גרמו למשבר הזה
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
provoke ile cümle - provoke kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App