Yani proton sayısı azalır ve toplam kütle değişmez.A atomová hmotnost se nezměnila.
Yani proton sayısı azalır ve toplam kütle değişmez.Ale masa atomu się nie zmieniła.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.Definiuje więc ona pierwiastek.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.Det ville blive til fluor. Antallet af protoner definerer grundstoffet.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.Donc ça définit l'élément.
Yani proton sayısı elementi tanımlar. Elemente kimliğini verir.Het definieert het element.
Yani proton sayısı elementi tanımlar. Elemente kimliğini verir.Lyijy on alkuaine.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.Então isto define o elemento.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.Jadi mendefinisikan elemen.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.그렇게 되면 그것은 이제 불소에요.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.Por lo tanto define el elemento.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.Sarebbe fluoro. Quindi il numero atomico definisce l'elemento.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.Takže takto definujeme prvek. Určuje nám to, o jaký prvek se jedná.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.Takže to definuje prvok.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.Он стал бы фтором. Протоны определяют элементы.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.Тобто кількість протонів у ядрі визначає елемент.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.Това определя елементите. Броя на протоните определя елементите.
Yani proton sayısı elementi tanımlar.זה יהיה פלואור. כך שזה מגדיר את היסוד
Yani proton sayısı elementi tanımlar.سيكون فلورين، و لذلك فان عدد البروتونات يحدد العنصر
Yani proton sayısı elementi tanımlar.陽子の数が元素を決めます.
Yani protonun kütle numarasının 1/1836"dır pozitronun kütle numarası.Czyli jego masa to 1/1836 masy protonu.
Yani protonun kütle numarasının 1/1836"dır pozitronun kütle numarası.Takže je to 1/1836 hmotnosti protonu.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.그래서 정의를 따르면, 수소는 1개의 양성자를 가지고 있죠.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Así que, por definición, el hidrógeno tiene un protón.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Definitionsgemäß besitzt Wasserstoff ein Proton.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Donc par définition, l'hydrogène a un proton.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır. Helyumun 2 protonu bulunur. Karbon 6 protona sahiptir.Enligt den definitionen så har väte 1 proton helium 2 protoner, kol 6 protoner
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Jadi dengan definisi, hidrogen memiliki satu proton.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Nu există carbon cu şapte protoni, Dacă ar avea, ar fi azot, nu ar mai fi carbon deloc.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Per definition så har brint 1 proton.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Por definição, o hidrogénio tem um protão.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Quindi, per definizione, l'idrogeno ha un protone.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Takže podľa definície, má vodík 1 protón.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Tedy podle definice, vodík má jeden proton.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Waterstof heeft één proton.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Więc, z definicji, wodór ma jeden proton
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Επομένως, εξ ορισμού, το υδρογόνο έχει 1 πρωτόνιο.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.По определение, водорода има един протон. Хелия има два протона.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.По определению, водород обладает одним протоном.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.Тобто, за визначенням, водень має один протон.
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.כך שבהגדרה, למימן יש פרוטון אחד
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.و طبقا لهذا التعريف، فالهيدروجين له بروتون واحد
Yani tanıma göre, hidrojenin 1 protonu vardır.ヘリウムは 2 つの陽子,炭素は 6 つの陽子を持ちます.
Yaptığımız şey protonları -- yani, hidrojen çekirdeklerini -- ışık hızının %99.999999'u kadar hızlandırmak.우리가 하려는 것은 양성자를 가속시키는 겁니다. 그러니까, 수소 원자핵(양성자)을 빛의 속도의 99.999999 %에
Yaptığımız şey protonları -- yani, hidrojen çekirdeklerini -- ışık hızının %99.999999'u kadar hızlandırmak.Cái chúng tôi làm là gia tốc các proton -- Hidro nguyên tử -- khoảng 99.999999 phần trăm tốc độ ánh sáng.
Yaptığımız şey protonları -- yani, hidrojen çekirdeklerini -- ışık hızının %99.999999'u kadar hızlandırmak.Co děláme je, že urychlujeme protony tedy vodíkové jádro rychlostí kolem 99.999999 procenta rychlosti světla.
Yaptığımız şey protonları -- yani, hidrojen çekirdeklerini -- ışık hızının %99.999999'u kadar hızlandırmak.Det vi gør er at accellerere protoner - altså hydrogen nuclei - til 99,999999 procent af lysets hastighed.
Yaptığımız şey protonları -- yani, hidrojen çekirdeklerini -- ışık hızının %99.999999'u kadar hızlandırmak.Me kiihdytämme protoneja -- eli vedyn nukleoneja -- noin 99,999999:ään prosenttiin valonnopeudesta.
Yaptığımız şey protonları -- yani, hidrojen çekirdeklerini -- ışık hızının %99.999999'u kadar hızlandırmak.O que fazemos é acelerar protões — isto é, núcleos de hidrogénio — até 99,999999% da velocidade da luz.
Yaptığımız şey protonları -- yani, hidrojen çekirdeklerini -- ışık hızının %99.999999'u kadar hızlandırmak.S trkalnikom pospešujemo protone, vodikova jedra, do hitrosti 99,999999% svetlobne hitrosti.
Yaptığımız şey protonları -- yani, hidrojen çekirdeklerini -- ışık hızının %99.999999'u kadar hızlandırmak.To co robimy to przyspieszanie protonów, a więc, jąder atomów do około 99.999999 procent prędkości światła.
Yaptığımız şey protonları -- yani, hidrojen çekirdeklerini -- ışık hızının %99.999999'u kadar hızlandırmak.We versnellen protonen -- waterstofkernen -- tot ongeveer 99,999999 % van de lichtsnelheid.
Yaptığımız şey protonları -- yani, hidrojen çekirdeklerini -- ışık hızının %99.999999'u kadar hızlandırmak.מה שאנו עושים זה להאיץ פרוטונים - או, גרעיני אטומי מימן - בערך 99.999999
Yaptığımız şey protonları -- yani, hidrojen çekirdeklerini -- ışık hızının %99.999999'u kadar hızlandırmak.ما نفعله هوأننا نقوم بتعجيل البروتونات -- لذلك ، نواة الهيدروجين -- حوالي 99.999999
Yaptığımız şey protonları -- yani, hidrojen çekirdeklerini -- ışık hızının %99.999999'u kadar hızlandırmak.つまり水素の原子核を 光速の99.999999%まで 加速します
Yukler hakkinda konusutugumuz zaman elektron ve protonlarda coulomb kuvvetlerinden bahsediyoruz.Afgifterne vi taler om, når vi taler om elektroner og protoner, dem er coulomb kræfter.
Yukler hakkinda konusutugumuz zaman elektron ve protonlarda coulomb kuvvetlerinden bahsediyoruz.As acusações falamos quando falamos de elétrons e prótons, que são as forças de Coulomb.
Yukler hakkinda konusutugumuz zaman elektron ve protonlarda coulomb kuvvetlerinden bahsediyoruz.De ladingen waarover we praten als we praten over elektronen en protonen ondergaan die coulombkrachten.
Yukler hakkinda konusutugumuz zaman elektron ve protonlarda coulomb kuvvetlerinden bahsediyoruz.Die Ladungen über die wir reden, wenn wir von Elektronen sprechen sind die Coulomb-Kräfte.
Yukler hakkinda konusutugumuz zaman elektron ve protonlarda coulomb kuvvetlerinden bahsediyoruz.더 약하다는 것을 의미 하겠지요? 우리가 전자들과 양성자들을 말할 때, 전하량이란 것은 쿨롬력을 말합니다.