Ana içeriğe geç
Sözlük

proton ile cümle

proton kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Burada 2 protonluk bir fark var, yani bunlar eşlenik ikili değil.Je tu rozdíl 2 protonů, takže tyto nejsou konjugovanými páry.
Burada 2 protonluk bir fark var, yani bunlar eşlenik ikili değil.Υπάρχει διαφορά 2 πρωτονίων, αρα αυτά δεν είναι συζυγή ζεύγη.
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .Dimana harfiah, jadi di sini Anda memiliki konsentrasi besar proton hidrogen.
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .Donde literalmente, así que aquí tienes una enorme concentración de protones de hidrógeno.
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .Gdzie dosłownie macie dużą koncentrację protonów wodoru.
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .여기 말 그대로, 수소 양성자가 엄청나게 집중되어 있습니다 여기 말 그대로, 수소 양성자가 엄청나게 집중되어 있습니다
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .Където буквално е налице висока концентрация на водородни протони.
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .Тут скупчується сила силенна протонів водню.
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .حيث حرفيا، حتى هنا لديك بتركيز كبير من البروتونات الهيدروجين.
Burada fazladan bir nötron yerine fazladan bir protonunuz olacak.Замість одного нейтрона маємо додатковий протон.
Buradaki periyodik tabloda, atom numarası 26 ve bu kaç protonu olduğunu gösterir.V periodické tabulce je 26 jeho atomové (protonové) číslo, říká, kolik obsahuje protonů.
Buradaki periyodik tabloda, atom numarası 26 ve bu kaç protonu olduğunu gösterir.W układzie okresowym żelazo posiada liczbę atomową 26 - oznacza ona liczbę protonów w jądrze.
Buradaki periyodik tabloda, atom numarası 26 ve bu kaç protonu olduğunu gösterir.В періодичній таблиці залізо має число 26, яке позначає кількість протонів у ядрі.
Bu sadece bir proton daha büyük olduğunu.Es justo que un protón es más masivo.
Bu sadece bir proton daha büyük olduğunu.Jen proton je větší. Tím se liší.
Bu sadece bir proton daha büyük olduğunu.양성자가 훨씬 더 클 뿐입니다.
Bu sadece bir proton daha büyük olduğunu.Proton jest jednak trochę masywniejszy.
Bu sadece bir proton daha büyük olduğunu.Само че протоните имат много по-голяма маса
Bu sadece bir proton daha büyük olduğunu.רק שלפרוטון יש מסה הרבה יותר גדולה.
Bu şekilde eğer protonlar elektronlara eşit değilse o zaman yükümüz vardır.A když není stejný počet protonů a elektronů potom má ten atom (molekula) nějaký náboj.
Bu şekilde eğer protonlar elektronlara eşit değilse o zaman yükümüz vardır.E se i protoni non sono uguali agli elettroni si otterrà qualche carica.
Bu şekilde eğer protonlar elektronlara eşit değilse o zaman yükümüz vardır.E se os número de prótons não se equivalem aos elétrons, então você tem alguma carga.
Bu şekilde eğer protonlar elektronlara eşit değilse o zaman yükümüz vardır.Kiedy liczba protonów nie jest równa liczbie elektronów, wtedy mamy do czynienia z ładunkiem.
Bu şekilde eğer protonlar elektronlara eşit değilse o zaman yükümüz vardır.만일 양성자가 전자와 같은 수를 가지지 않으면 전하를 띱니다.
Bu şekilde eğer protonlar elektronlara eşit değilse o zaman yükümüz vardır.Und wenn das passiert, dann entsteht eine Ladung.
Bu şekilde eğer protonlar elektronlara eşit değilse o zaman yükümüz vardır.Y si no tenemos el mismo número de protones y electrones entonces tenemos carga.
Bu şekilde eğer protonlar elektronlara eşit değilse o zaman yükümüz vardır.А раз протонів і нейтронів не однакова кількість, то маємо деякий заряд.
Bu şekilde eğer protonlar elektronlara eşit değilse o zaman yükümüz vardır.واذا كانت البروتونات لا تساوي الالكترونات فسيكون هناك شحنة
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.Bezie het als een momentopname van het proton.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.C'est comme prendre un cliché instantané d'un proton.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.Det är som att man tar en väldigt plötslig ögonblicksbild av protonen.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.E ca şi cum ai face o fotografie fulger a protonului.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.E' come dare un colpo improvviso al protone.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker."É como muito subitamente tirar um instantâneo de um protão.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.Es como tomar una instantánea del protón.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.Es ist, als ob man ganz plötzich einen Schnappschuss von dem Proton macht.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.Hal itu seperti memotret proton secara tiba-tiba.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.그건 순간적으로 양성자의 사진을 찍는 것과도 같습니다.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.Olyan, mintha egy pillanatfelvétel készülne a protonról.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.To uderzenie jest jak robienie protonowi zdjęcia.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.Είναι σαν να παίρνεις μια πολύ ξαφνική φωτογραφία του πρωτονίου.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.И това е сякаш внезапна снимка на протона.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.Он как бы делает мгновенный снимок протона.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.Це виглядає так, наче ви раптово сфотографувати протон.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.זה כמו לקחת צילום חטף של הפרוטון.
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.يمكن القول ان المختبر يمكنه الحصول على لقطة سريعة للبروتون
Çarptığında adete protonun bir anlık resmini çeker.何が見えるでしょう?
Çekirdeğin içindeki protonla çok çekimi vardır.Die Elektronen werden von den Protonen im Nukleus stark angezogen.
Çekirdeğin içindeki protonla çok çekimi vardır.Hay mucha atracción con los protones en el núcleo.
Çekirdeğin içindeki protonla çok çekimi vardır.Jest duże przyciąganie między elektronami a protonami z jądra.
Çekirdeğin içindeki protonla çok çekimi vardır.핵에 있는 양성자와 큰 인력이 작용하고 있다.
Çekirdeğin içindeki protonla çok çekimi vardır.Tem muita atração com o próton no núcleo.
Çekirdeğin içindeki protonla çok çekimi vardır.Притягання між протонами в ядрі дуже сильне.
Çekirdeğin içindeki protonla çok çekimi vardır.وهناك قوة تجاذب كبيرة مع البروتونات في النواة
Çekirdekte oturan tek bir proton.Apenas um próton sentado naquele núcleo.
Çekirdekte oturan tek bir proton. Eğer hidrojeni iyonlaştırırsanız katyon olur ve tek elektronunu verir. aDibujemoslo en magenta.
Çekirdekte oturan tek bir proton.Hanya proton duduk di inti yang.
Çekirdekte oturan tek bir proton.Jeden proton siedzi sobie sam i jest jądrem atomowym.
Çekirdekte oturan tek bir proton.Jenom jeden proton si tak lebedí v jádře.
Çekirdekte oturan tek bir proton.단지 양성자만 핵에 앉아 있단느 거지요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod