Ana içeriğe geç
Sözlük

protein ile cümle

protein kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu maddenin bileşenleri sadece su ve proteindir.The components of this material are just water and protein.
Su ve proteinli filme bilgi kaydedebiliriz.And we can store information that's film with water and protein.
Başta kısaca bahsetmiştim. Protein ayrıştırılabilir ve dokuya zarar vermez.I mentioned it briefly at the beginning; the protein is biodegradable and biocompatible.
Kaslarınız için proteinlere ihtiyacınız var, yeniden yapılanmak için.You need proteins for muscles, recovery.
Küçük proteinler burada da var.Այստեղ նաև կան փոքրիկ սպիտակուցներ
Ve bu ribozomlar, proteinler, ve konum aslında RNA kadar yapılmış demektir.Եվ այս ռիբոսոմները կազմված կազմված են սպիտակուցներից, և իրականում նրանք կազմվել են ՌՆԹ-ից:
Peki, bazı yapılabilir olabilir, proteinler tarafından yapılır ribozomlarda.Որոշները կազմված են սպիտակուցներից, որոնք հավանաբար կազմվել են այլ ռիբոսոմներում:
Bazı protein vardır.Այստեղ որոշ սպիտակուցներ կան:
Bu proteinler üretilir nereden.Սա այն վայրն է, որտեղ սպիտակուցներ են արտադրվում:
Ve burada bağlı olan proteinler gitmek zorunda Bu membran.Եվ այստեղ մենք պետք է գնանք դեպի սպիտակուց, որոնք կցված են թաղանթին այս թաղանթին
Proteinler istiyorsanız Ama ne kadar sona gerektiğini zarlarına ya da hücre dışında bu amaçla?Բայց ինչ կլինի, եթե մենք ուզում ենք սպիտակուցները լինեն թաղանթում կամ բջջից դուրս:
Ve böylece proteinler içine itilmiş alacak endoplazmik retikulum.Եվ ահա սպիտակուցները կմղվեն ներս դեպի էնդոպլազմային ցանց
Yani proteinler burada sona erecek.Ահա սպիտակուցները կկանգնեն այստեղ
Bu proteinler çevrilir.Սա թարգմանվում է սպիտակուցի
Ama sonra, protein, amino asit zinciri inşa edilmiştir membran Bu amaçla dışarı açılır.Բայց հետո սպիտակուցը, որպես ամինաթթվի շղթա կառուցվում է դուրս է մղվում այս թաղանթի վերջում
Bu yüzden mRNA dışında olsa da, çünkü ribozom, buna bağlı protein içinde göstermek.Even though իՌՆԹ-ն դրսում է, որովհետև ռիբոսոմները կցված են նրան, սպիտակուցները կարող են երևալ ներսը
Protein sonunda olabilir.Սպիտակուցը կարող է վերջանալ այստեղ
Yani şimdi protein ile çevrilidir kendi küçük membran.Ահա հիմա սպիտակուցը շրջապատված է իր փոքրիկ թաղանթով
Sonra Golgi organları, proteinler, tomurcuk ve membran ile biraz.Հետո Գոլջիի ապարատը, սպիտակուցները դուրս են գալիս և մի փոքր մեմբրանից են վերցնում.
Belki de protein var ve o zaman biraz daha aldı Golgi vücut membran.Երևի սպիտակուցը այստեղ է և հետո մի փոքր վերցնում է գորլջիի ապարատի թաղանթից
Amino asitler proteinlerin yapı taşlarıdır.Amino acids are basically the building blocks of protein.
Kaslarınızın %70'ini su, yaklaşık %30'unu ise protein oluşturur.Your muscles are made up of 70% water and approximately 30% protein.
Kaslarınızı oluşturan bu protein ise, yapı taşları olan amino asitlerden meydana gelir.That protein that makes your muscle is basically amino acids, building blocks of protein.
Bir şekilde DNA ve proteinlere sahip olduk.We somehow got to proteins and DNA.
Biraz fazla basitleştiriyorum belki de ama, ribozomlarda mRNAler proteinlere dönüştürülüyorlar.So how much DNA or how many base pairs had to code for this? Well, three times as much, right?
Aşağı yukarı tüm proteinlerimizin yapısı bu yirmi amino asit.It's a gross oversimplification, but let me say this is the gene for insulin.
Vücudun temel yapıtaşı olan proteinler ise bu fabrikaların ürünüdür.In this case proteins, which are the body's basic building blocks.
Genler, proteinlerin yapımı hakkındaki diğer bilgileri de içerirler.Traits are passed on from parents to children in the form of genes.
FOXO olarak adlandırılan bir gen düzenleyici ... ... protein tarafından yolu çalıştırılır.And the way that they're switched on is by a gene regulator protein called FOXO.
Yaşlanma etkileri olduğu bilinen birçok farklı protein vardır.There are lots of different proteins that are known to affect aging.
Eğer ilaç alarak durdurursak, protein normale döner.So if you stop taking the drug, the protein would go back to normal.
Ama virüs dediğin, bir proteinin içindeki genetik bilgidenn başka bir şey değil. .But all viruses are, they're just a bunch of genetic information inside of a protein.
Bir protein kapsülünün içinde.Inside of a protein capsule.
Bir tür protein yapısının içinde muhafaza edilen bu yapıya kılıf denir.And it's just contained inside some type of protein structure, which is called the capsid.
RNAde farklı proteinler kodlanır.The RNA codes for different proteins.
Yani, oluşturulan bu proteinler artık hücre içinde farklı yapılar meydana getirebilirler. .So these proteins get formed and eventually, they can form the different structures in a cell.
Ve kendi proteinlerini kodlamaya başlayacak.And it starts coding for its own proteins.
Yani, kendi proteinlerini kodluyor.So it codes its own proteins.
Sonrasında bu proteinler daha vazla viral kabuklar oluşturur.And then those proteins start making more viral shells.
Yani bu proteinler daha gittikçe daha çok viral kabuklar inşa ediyorlar. .So those proteins just start constructing more and more viral shells.
Her seferinde bu proteini nereden buluyorlar?And every time you say, where do they get this protein?
Yani sahip oldukları proteinlerin hepsi, aslında başka bir hücreden. .So any proteins that they have in them came from another cell.
Ama bu proteinleri yanlarına alııyorlar. Bu protein, revers transkriptaz.But they bring with them, this protein reverse transcriptase.
"Sürdürülebilir proteinle," dedi."Sustainable proteins," he said.
Sürdürülebilir protein de ne ola ki?What the hell is a sustainable protein?
Dedim ki: "Don, örneğin neler sürdürülebilir proteindir?I said, "Don, what are some examples of sustainable proteins?"
"örneğin neler sürdürülebilir proteindir?""what are some examples of sustainable proteins?"
Protein burada döndükçe hidrojen de zarı geçebilecektir.That'll allow, essentially, this hydrogen as it rotates.
Bu hayvansa protein ihtiyacı devam edecektir.That need for animal protein is going to continue.
Protein arıtımını basitleştirme, verim ve iş hacmini artırma, maliyeti düşürme vb.So simplify protein purification, increase yield, increase throughput, decrease cost.
Bir avcının ailesinin bozulmadan yiyebileceğinden fazla protein.Did the people who ate that mastodon meat owe something to the hunters and their families?
Protein Veri Bankası BiçimiNameProtein DataBank Format
Protein bağlamaProtein binding
İlaçların bağlandığı temel plazma proteinleri:[16]The principal plasma proteins for drug binding are:[16]
Et, süt, yumurta ve balık gibi proteinden zengin gıdalar çok daha duyarlıdır.Protein-rich foods, such as meat, milk, eggs and fish are most susceptible.
Fakir nüfusun protein yetmezliği çektiği, yoksullaşmış bir şehirdir.It is deprived enough for the poorer inhabitants to have kwashiorkor, or protein deprivation.
Kanatlar böceklerin eklemleridir ve elastik ped ile protein gibi kauçuk içerir buna resilin denir.The wing joints of these insects contain a pad of elastic, rubber-like protein called resilin.
Sadece iki protein molekülünden bir viral kapsidin nasıl oluşabildiğini gösteren şema.Diagram of how a virus capsid can be constructed using multiple copies of just two protein molecules
Bu aşılar sadece virüsün kapsid proteinlerinden yapılmaktadır.These vaccines use only the capsid proteins of the virus.
İyon kanalları ve taşıyıcı proteinlerin yer aldığı kolaylaştırılmış taşıma.Facilitated diffusion in cell membranes, showing ion channels and carrier proteins
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
protein ile cümle - Sayfa 6 - protein kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App