Ana içeriğe geç
Sözlük

protein ile cümle

protein kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.Można je sobie wyobrazić jako białka działające jak baterie słoneczne.
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.Podemos pensar nelas como pequenas proteínas que funcionam como células solares.
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.Potete immaginarle come piccole proteine che funzionano come le cellule solari.
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.Se las puede pensar como pequeñas proteínas que son como celdas solares.
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.Sie können sie sich wie kleine Proteine vorstellen, die wie Solarzellen sind.
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.Úgy is gondolhatunk rájuk mint kis fehérjékre amik olyanok mint a napelemek.
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.Vă puteţi gândi la ele ca la nişte mici proteine similare cu celulele solare.
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.Vous pouvez les considérer comme de petites protéines semblables à des panneaux solaires.
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.Μπορείτε να τα φανταστείτε ως μικρές πρωτεΐνες που μοιάζουν με ηλιακά κύτταρα.
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.Може да си ги представите като малки протеини, които са като слънчеви клетки.
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.Можно представить их как молекулы белка, которые похожи на фотоэлементы.
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.תחשבו עליהם כמו על חלבונים קטנים שפועלים כמו תאים סולריים.
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.يمكن ان تتصوروهم كأنهم بروتينات صغيرة تعمل كخلايا كهروضوئية
Bunları solar hüceleri gibi küçük proteinler olarak düşünebilirsiniz.小さなタンパク質だと考えてください この分子をどうにかしてニューロンに導入できれば
Bunlar proteinlerdir.Das sind Proteine.
Bunlar proteinlerdir.Detta är proteiner
Bunlar proteinlerdir.Dette er proteiner.
Bunlar proteinlerdir.Dit zijn eiwitten.
Bunlar proteinlerdir.Đó chính là các protein
Bunlar proteinlerdir.Ezek fehérjék.
Bunlar proteinlerdir.Isto são proteínas.
Bunlar proteinlerdir. İyon kanal hareketleri gibi şeyleri kontrol eden proteinlerdir.Acestea sunt proteine, care, de exemplu, controlează transferul direcționat al ionilor.
Bunlar proteinlerdir. İyon kanal hareketleri gibi şeyleri kontrol eden proteinlerdir.Estas son las proteínas, que controlan el movimiento de los canales iónicos.
Bunlar proteinlerdir. İyon kanal hareketleri gibi şeyleri kontrol eden proteinlerdir.Ini adalah protein yang mengendalikan hal-hal seperti pergerakan saluran ion.
Bunlar proteinlerdir. İyon kanal hareketleri gibi şeyleri kontrol eden proteinlerdir.Queste sono proteine​​ ​​che controllano aspetti quali il movimento dei canali ionici.
Bunlar proteinlerdir.이것들은 단백질 입니다.
Bunlar proteinlerdir.To białka.
Bunlar proteinlerdir.Tohle jsou bílkoviny.
Bunlar proteinlerdir.Voici des protéines.
Bunlar proteinlerdir.Αυτές είναι πρωτεΐνες.
Bunlar proteinlerdir.А саме, протеїнів.
Bunlar proteinlerdir.Това са протеини.
Bunlar proteinlerdir.Это белок.
Bunlar proteinlerdir.אלה הם חלבונים.
Bunlar proteinlerdir.وهي البروتينات.
Bunlar proteinlerdir.イオンチャンネルの動きを制御する働きがあり
Bunu, DNA'yı histon adı verilen küme proteinlerin etrafına katlayarak yapabiliyoruz.DNAを巻き付けているからです ヒストンは分子の糸巻のように考えることができます
Bunu, DNA'yı histon adı verilen küme proteinlerin etrafına katlayarak yapabiliyoruz.La respuesta es que envolvemos al ADN alrededor de cadenas de proteínas denominadas histones.
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.Det kaldes synkrotron-stråling, og man bruger det normalt til at se på ting som proteiner og den slags.
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.Jmenuje se to synchrotronové záření a obyčejně se používá k pozorování proteinů a tak podobně.
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.이걸 싱크로트론 방사선이라고 부르는데 일반적으로 단백질 같은 물질을 관찰하려 할 때 활용합니다
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.Promieniowanie synchrotronowe. Używa się go do obserwacji białek i tym podobnych.
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.Se numeşte radiaţia sincrotron, şi e curent folosită pentru a studia proteine şi altele asemenea.
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.Называется он синхротронная радиация и используется в основном для наблюдения протеинов и аналогичных веществ.
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.Нарича се синхротронна радиация, и обикновено се използва, за да се разглеждат протеини и подобни неща.
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.וזה מקור האור החזק ביותר במערכת השמש. זה נקרא קרינת סינכרוטרון, ובדרך כלל משתמשים בזה כדי להביט בדברים
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.ويسمى هذا الإشعاع السنكروتروني، ويتم استخدامه عادة للنظر إلى أشياء مثل البروتينات و ما شابه.
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.一般にタンパク質などの物質を見るときに 用いられます ここで私たちが見たかったのは鉄の原子です
- bunun üzerine mühendisler dikkat kesildi - kristalizasyonu durduran bir protein de salgılıyorlar.- a potom sa ku mne viac naklonili a zbystrili pozornosť- majú aj proteín, ktorý kryštalizáciu zastaví.
- bunun üzerine mühendisler dikkat kesildi - kristalizasyonu durduran bir protein de salgılıyorlar.그런 다음에 그것들이 옆에 쌓여가는 똑같은 방식으로 조개 껍질은 단백질을 내보내고, 결정화를 멈춥니다.
- bunun üzerine mühendisler dikkat kesildi - kristalizasyonu durduran bir protein de salgılıyorlar.lalu semua mineral menempel di situ -- mereka juga mengeluarkan protein yang menghentikan kristalisasi.
- bunun üzerine mühendisler dikkat kesildi - kristalizasyonu durduran bir protein de salgılıyorlar.ואז הם כולם רכנו פנימה - כך הם מפרישים חלבון שעוצר את ההתגבשות.
- bunun üzerine mühendisler dikkat kesildi - kristalizasyonu durduran bir protein de salgılıyorlar.وبعدها تكون كلها تقريباً متكئة في... يطلقون صراح البروتين الذي يوقف التبلور.
- bunun üzerine mühendisler dikkat kesildi - kristalizasyonu durduran bir protein de salgılıyorlar.貝殻の結晶進行を止める蛋白質を分泌します 蛋白質が文字通り結晶の表面に付着します 貝殻の結晶進行を止める蛋白質を分泌します 蛋白質が文字通り結晶の表面に付着します
Bunu sağlayan uygun ölçülerde şekillenmiş enzimler veya proteinler var.사실 꽤 큰 단백질이나 효소들이 이 반응들을 가능하게 해줍니다.
Bunu sağlayan uygun ölçülerde şekillenmiş enzimler veya proteinler var.Sebenarnya ada enzim berukuran cukup layak atau protein yang memfasilitasi hal itu.
Bunu sağlayan uygun ölçülerde şekillenmiş enzimler veya proteinler var.Ve skutečnosti je v tom enzym nebo bílkovina docela slušné velikosti, která to usnadňuje.
Bunu sağlayan uygun ölçülerde şekillenmiş enzimler veya proteinler var.Има всъщност един прилично осъразмерен ензим или протеин, който благоприятства реакцията.
Bu patojen protein ve diğer moleküller şeklinde artık.A coisa está desfeita nas proteínas que a constituiam, e outras moléculas.
Bu patojen protein ve diğer moleküller şeklinde artık.Así que ahora lo es todo roto. De modo que lo está dividida en proteínas constituyentes y otro moléculas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
protein ile cümle - Sayfa 32 - protein kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App