Başta kısaca bahsetmiştim. Protein ayrıştırılabilir ve dokuya zarar vermez.Már említettem, röviden az elején, a fehérje biológiailag lebontható és biokompatibilis.
Başta kısaca bahsetmiştim. Protein ayrıştırılabilir ve dokuya zarar vermez.Na začetku sem omenil razlog: beljakovine so biološko razgradljive in združljive.
Başta kısaca bahsetmiştim. Protein ayrıştırılabilir ve dokuya zarar vermez.Saya menyinggungnya sedikit di awal; protein itu biodegradabel dan biokompatibel.
Başta kısaca bahsetmiştim. Protein ayrıştırılabilir ve dokuya zarar vermez.Zmínil jsem se o tom už na začátku: protein je slučitelná látka podléhající rozkladu.
Başta kısaca bahsetmiştim. Protein ayrıştırılabilir ve dokuya zarar vermez.В началото споменах накратко; протеинът е биоразградим и биосъвместим.
Başta kısaca bahsetmiştim. Protein ayrıştırılabilir ve dokuya zarar vermez.Я кратко упомянул это в начале: белок биологически разлагаем и биосовместим.
Bazı protein vardır.Ada beberapa protein sana.
Bazı protein vardır.Ahí hay algunas proteínas.
Bazı protein vardır.Dort ist ein wenig Protein.
Bazı protein vardır.Il y a certaines protéines il.
Bazı protein vardır.Sîtn ceva proteine pe-acolo.
Bazı protein vardır.Tu jest trochę białek.
Bazı protein vardır.Υπάρχει εκεί ορισμένες πρωτεΐνες.
Bazı protein vardır.ちょっと実際とは違うように描くけど
Belki bu protein kompleksinde elektronu almak isteyen nokta da burada.여기라고 가정해 봐요.
Belki bu protein kompleksinde elektronu almak isteyen nokta da burada.자 이제 이 단백질 복합에 위에 전자를 수용받는 곳이
Belki burası proteinin bir şekilde içi de olabilirاحتمال هي داخل البروتين بشكل ما لاكن لاشي
Belki de bu yönde olacak. Bu proteinler çevrilir.Och då måste vi ta oss till proteiner som sitter fast i det här membranet.
Belki de bu yönde olacak. Bu proteinler çevrilir.Takže máme vázáné ribozomy.
Belki de ışığa klavuzluk eden saf proteini kullanabildiğinizi hayal edebilirsiniz.어쩌면 단백질을 이용해 빛을 안내했다고 상상할 수도 있어,
Belki de ışığa klavuzluk eden saf proteini kullanabildiğinizi hayal edebilirsiniz.Możesz sobie wyobrazić, że może można użyć białka do przewodzenia światła, tak więc zrobiliśmy światłowody.
Belki de ışığa klavuzluk eden saf proteini kullanabildiğinizi hayal edebilirsiniz.חשבנו שאולי אפשר להשתמש בפרוטאין טהור כדי לנתב אור,
Belki de ışığa klavuzluk eden saf proteini kullanabildiğinizi hayal edebilirsiniz.يمكنكم تخيل أنه ربما آنذاك يمكن استخدام بروتين خالص لإرشاد الضوء،
Belki de ışığa klavuzluk eden saf proteini kullanabildiğinizi hayal edebilirsiniz.できるかもと考え 光ファイバーも作りました
Belki de protein var ve o zaman biraz daha aldı Golgi vücut membran.Acum proteina este acolo și a luat această bucațică de membrană Golgi după sine.
Belki de protein var ve o zaman biraz daha aldı Golgi vücut membran.Białko może być wewnątrz i zabrać ze sobą kawałek błony aparatu Golgiego.
Belki de protein var ve o zaman biraz daha aldı Golgi vücut membran.Mungkin protein ada dan kemudian mengambil sedikit badan Golgi membran dengan itu.
Belki de protein var ve o zaman biraz daha aldı Golgi vücut membran.Vielleicht ist das Protein hier und hat ein bisschen Golgi-Apparat-Membran mitgenommen.
Belki de protein var ve o zaman biraz daha aldı Golgi vücut membran.Ίσως η πρωτεΐνη είναι εκεί και στη συνέχεια πήρε λίγο το σωμάτιο οργανισμός μεμβράνης με αυτό.
Belki de protein var ve o zaman biraz daha aldıPeut-être que la protéine est là, et puis il a fallu un peu de
Belki de protein var ve o zaman biraz daha aldıTal vez la proteína está aquí y después solamente tomo un poco de
Belki de protein var ve o zaman biraz daha aldıまとっているんだね。
Ben büyütme ediyorum. Belki de protein var ve o zaman biraz daha aldı Golgi vücut membran.En dus een vraag is, wat zijn de onderdelen waar ribosomen van gemaakt zijn?
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Ça n'a ni nutriments, ni protéines. Les scientifiques injectent tout ça là-dedans maintenant.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Es hat keine Nährstoffe, es hat kein Protein, und Wissenschaftler bauen all das gerade darin ein.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Het bevat nagenoeg geen voedingsstoffen zoals eiwitten, en wetenschappers zijn bezig om daar iets aan te doen.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.영양분도 없고, 단백질도 없습니다. 그리고 과학자들은 지금 공학적으로 영양분, 단백질 등 모든 것을 카사바 안에 넣으려 합니다.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Não tem nutrientes, não tem proteínas, os cientistas estão a modificá-la neste momento.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Nemá to živiny, nemá to protein, a vědci ji teď modifikují, aby tohle už měly.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Nemá žiadnu výživovú hodnotu, nemá proteíny. Vedci tam však práve teraz toto všetko pridávajú.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Nincsenek benne tápanyagok, protein, és tudósok most azon dolgoznak, hogy ezeket beletegyék.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Y no tiene nutrientes, no tiene proteínas, y los científicos están modificando todo esto en ella ahora mismo.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Δεν έχει θρεπτικά συστατικά, δεν έχει πρωτεΐνες, και οι επιστήμονες εισάγουν όλα αυτά τα πράγματα μέσα της.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.В нём нет питательных веществ, в нём нет белка, и сегодня учёные пытаются искусственно привнести их в маниок.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Няма нутриенти, няма протеини, и учените добавят всичко това в него в момента.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.אין בזה חומרים מזינים, אין בזה חלבון, ומדענים מהנדסים את כל זה לתוכו כרגע.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.إنها لا تحتوي على نيتروجين , لا تحتوي على بروتين , والعلماء يعملون على هندسة كل ذلك ليكون بداخلها الآن .
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.科学者たちは 遺伝子を組み換えて 栄養素やタンパクを含ませようとしています そうすればこれを食べるだけで失明しなくなります
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Bạn biết đấy, Gen là một đoạn ADN, chúng như là một bản hướng dẫn cho quá trình tổng hợp protein để làm gì đó.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Bueno, como saben, los genes, que son parte del ADN, son instrucciones para hacer una proteína que hace algo.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Come sapete i geni sono parte del DNA, sono istruzioni per realizzare una proteina che faccia qualcosa.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.여러분이 아시다시피, 유전자는 DNA의 일부이고, 그들은 어떤 기능을 하는 단백질을 만들기 위한 지시입니다
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Jak już wiecie, geny, które są częścią DNA, są instrukcją do budowy białek, które coś robią.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Jak víte, geny jsou částí DNA, jsou to instrukce, jak vytvořit protein s nějakou funkcí.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Zoals jullie weten maken genen deel uit van het DNA. Het zijn instructies om een eiwit te maken dat iets doet.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Как известно, гены, часть ДНК, являются инструкциями для изготовления белка, который что-то делает.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Както знаете, гените, които са част от ДНК-то, са инструкции за създаване на протеин, който прави нещо.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Як ви знаєте, гени , які є частиною ДНК вказують, як виробляти протеїн, який виконує певну функцію.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.כמו שאתם יודעים, גנים, שהם חלק מה DNA, ההוראות שלהם הם ליצר חלבון שגורם למשהו
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.حسناً كما تعلمون ,الجينات, والتي هي جزء من الحمض النووي هي تعليمات,لعمل بروتين يقوم بشيء ما.