Prostat kanseriyle ilgili pek istatistik vermeme gerek yok.Je n'ai pas besoin de vous donner plein de statistiques sur le cancer de la prostate.
Prostat kanseriyle ilgili pek istatistik vermeme gerek yok.Não necessito de dar muitas estatísticas sobre o cancro da próstata.
Prostat kanseriyle ilgili pek istatistik vermeme gerek yok.Non c'è bisogno che io vi fornisca molte statistiche sul cancro dela prostata.
Prostat kanseriyle ilgili pek istatistik vermeme gerek yok.No necesito daros muchas estadísticas sobre el cáncer de próstata.
Prostat kanseriyle ilgili pek istatistik vermeme gerek yok.Nu trebuie să vă prezint multe statistici despre cancerul de prostată.
Prostat kanseriyle ilgili pek istatistik vermeme gerek yok.Über Prostatakrebs brauche ich Ihnen nicht viele Statistiken zu geben.
Prostat kanseriyle ilgili pek istatistik vermeme gerek yok.Нет нужды приводить здесь статистические данные о раке предстательной железы.
Prostat kanseri.Рак на простатата.
Prostat kanseri.Рак предстательной железы.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.Gestern haben wir von Quyen gehört wie er über ein nachteiliges Erbmerkmal für Prostatakrebs sprach.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.Ieri abbiamo ascoltato Quyen che parlava dei risvolti avversi del cancro alla prostata.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.L-am auzit aici, ieri, pe Quyen, vorbind despre aspectul efectelor adverse în cancerul de prostată.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.Ngày hôm qua chúng ta đã nghe Quyên thuyết trình về phản ứng không mong muốn trong ung thư tuyến tiền liệt.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.Ouvimos aqui ontem o Quyen falar sobre o efeito adverso característico no cancro da próstata.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.저희는 어제 여기서 Quyen이 전립선 암에서의 부정적인 경우의 특징에 대해 말한 것을 들었습니다
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.Tegnap hallottuk, ahogy Quyen beszélt a prosztatarák kezelésének mellékhatásairól.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.Včeraj je tu Quyen govorila o neželenih dogodkih pri raku prostate.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.Včera jsme tu slyšeli Quyen mluvit o nežádoucích účincích léčby rakoviny prostaty.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.Včera sme tu počuli Quyen hovoriť o nežiadúcich účinkoch liečby rakoviny prostaty.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.Wczoraj słyszeliśmy tu Quyen, która mówiła o działaniach niepożądanych w przypadku raka prostaty.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.We hoorden hier gisteren Quyen praten over de gevolgen van prostaatkanker.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.Ακούσαμε χτες εδώ τον Quyen να μιλάει για την πιο δύσκολη περίπτωση στον καρκίνου του προστάτη.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.Вчера мы слышали здесь Куйен, рассказывающего про неблагоприятные черты лечения рака простаты.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.Вчера чухме Куйен да говори за неблагоприятното развитие при ракът на простатата.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.Вчора ми слухали промову пані Кваєн про одне небажане явище при раку простати.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.אתמול שמענו את קואיין שדיבר על מאפיין אירוע עוין בסרטן הערמונית.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.استمعنا أمس هنا إلى كوين يتحدّث عن الآثار السلبية لعلاج سرطان البروستاتا.
Quyen'in dün burada prostat kanseri hakkında konuşurken, aksi bir özellikten bahsettiğini duyduk.有害事象についての話が昨日 グエン氏からありましたが MRガイド下集束超音波を使った
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.우리는 지금 13개국의 전립선 암 재단을 후원하고 있습니다.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Am finanţat astfel de Fundaţii în 13 ţări.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Financiamos actualmente fundações do cancro da próstata em 13 países.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Financiamos fundaciones de cáncer de próstata en 13 países.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Finanziamo fondazioni per il cancro alla prostata in 13 Paesi.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Giờ đây, chúng tôi tài trợ các tổ chức về ung thư tuyến tiền liệt tại 13 quốc gia.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Jelenleg 13 országban támogatunk prosztatarák ellenes alapítványokat.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Momentálne sponzorujeme nadácie proti rakovine prostaty v 13 krajinách.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Nous finançons des fondations pour le cancer de la prostate dans 13 pays.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Obecnie sponsorujemy fundacje w 13 krajach.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Vi finansierer kræft organisationers i 13 lande nu.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.V současnosti sponzorujeme nadaci proti rakovině prostaty ve 13 zemích.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Wij financieren prostaatkankerstichtingen in 13 landen.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Wir finanzieren Krebsstiftungen in 13 Ländern.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Αυτή τη στιγμή χρηματοδοτούμε ιδρύματα για τον καρκίνο του προστάτη σε 13 χώρες.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Ми фондуємо фонди раку простати у 13 країнах.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Сега събираме средства за фондации за борба с рак на простатата в 13 държави.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.Сейчас мы финансируем фонды борьбы с раком простаты в 13 странах.
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.ואיך אנחנו מגדירים מחדש את המחקר
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.نقوم الآن بتمويل مؤسسات سرطان بروستات في 13 دولة
Şimdi 13 ülkede prostat kanseri kuruluşlarına fon sağlıyoruz.何千とまで行かなくても 何百もの世界中の
Ve şimdi bir çeşit zorunlu ilgim var: Bunu prostat kanseri için yapmak istiyorum.Bây giờ thì tôi có một mối quan tâm là: tôi muốn làm với bệnh ung thư tuyến tiền liệt.
Ve şimdi bir çeşit zorunlu ilgim var: Bunu prostat kanseri için yapmak istiyorum.E agora tenho uma espécie de interesse instalado: quero fazer a mesma coisa com o cancro da próstata.
Ve şimdi bir çeşit zorunlu ilgim var: Bunu prostat kanseri için yapmak istiyorum.En nu heb ik dus een soort eigenbelang: ik wil het voor prostaatkanker doen.
Ve şimdi bir çeşit zorunlu ilgim var: Bunu prostat kanseri için yapmak istiyorum.Maintenant j'ai une sorte d'intérêt : je veux le faire pour le cancer de la prostate.
Ve şimdi bir çeşit zorunlu ilgim var: Bunu prostat kanseri için yapmak istiyorum.А сейчас у меня к этому еще и свой кровный интерес - хочу использовать это для рака простаты.
Yeteri miktarda iyot meme ve prostat kanseri riskini azaltır.80%のアメリカ人が比較的低ヨウ素状態だと 研究は示しています
Yeteri miktarda iyot meme ve prostat kanseri riskini azaltır.Un nivel adecuado de yodo disminuye el riesgo de cáncer de senos y de cáncer de próstata.
Yeteri miktarda iyot meme ve prostat kanseri riskini azaltır.ויוד בכמות מספקת מפחית את הסיכון לסרטן השד וסרטן הערמונית.