program ile cümle

program kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sanırım bilgisayar programlama hakkında birazcık biliyorsun.I assume you know a little about computer programming.
Bu TV programı çok eğlenceli görünüyor.This TV program seems to be very entertaining.
Programı ben hazırlamıyorum.I don't make the schedule.
Bana gönderdiğin programı Tom'a gönderdim.I forwarded the schedule you sent me to Tom.
Acele etmek zorundayım. Programın gerisinde kalıyorum.I have to hurry. I'm falling behind schedule.
Bir programım var.I have a schedule.
Geçici bir programım var.I have a tentative schedule.
Çok sıkı bir programım var.I have a very tight schedule.
Programımı boşalttım.I've cleared my schedule.
Çok dolu bir programım var.I've got a very full schedule.
Kendi televizyon programım var.I have my own TV show.
Ben burada senin programına sahibim.I have your schedule here.
Yeniden programlamanı istemiyorum.I don't want you to reschedule.
Bunu proğramıma uyarlayabilirim.I might be able to fit that in my schedule.
Gezi programına göre, Pazartesi günü İngiliz Müzesine gideceğiz.According to the trip's itinerary, we will go to the British Museum on Monday.
Muhtemelen proğramımı kontrol etmeliyim.I should probably check my schedule.
Programımı kontrol etmeliydim.I should've checked my schedule.
Programlama dili Java son derece çok yönlüdür.The programming language Java is highly versatile.
PHP bir web programlama dilidir.PHP is a web programming language.
Sizin dilinizde herhangi TV veya radyo programları var mı?Are there any TV or radio programs in your language?
Tom programını değiştirmek için çok geç olduğunu söyledi.Tom said it was too late to change his schedule.
Programı kontrol etmek zorunda kalacağım.I'll have to check the schedule.
Ben programın biraz gerisindeyim.I'm a little behind schedule.
Sana programı göndereceğim.I'll send you the schedule.
Sıkı bir programdayım.I'm on a tight schedule.
Bir programımız var.We're on a schedule.
Programa göre hareket ediyoruz.We're on a schedule.
Ben onların entegre devrelerini programlamıyorum.I do not program their integrated circuits.
Bu programı çok severim.I like this program a lot!
Bu program bu bilgisayarla uyumlu değil.This program is not compatible with this computer.
Tom ve Mary programın biraz gerisinde çalışıyor.Tom and Mary are running a little behind schedule.
Biz programın yaklaşık otuz dakika gerisindeyiz.We're about thirty minutes behind schedule.
Biz programın sadece otuz dakika gerisindeyiz.We're only thirty minutes behind schedule.
Programın biraz gerisinde kalıyorum.I'm running a little behind schedule.
Programın üç dakika gerisindeyiz.We're three minutes behind schedule.
En sevdiğim TV programı iptal edildi.My favorite TV show's been canceled.
O, programda değildi.That wasn't on the schedule.
Programımı kontrol etmem gerek.I need to check my schedule.
Bu sizin programınızda.It's on your schedule.
O programdadır.It's on the schedule.
Proje programın gerisinde ve bütçenin üzerinde.The project is behind schedule and over budget.
Şu kişi bir bilgisayar programcısı olmalı.That person must be a computer programmer.
Size özel bir haber bülteni getirmek için bu programı kesiyoruz.We interrupt this program to bring you a special news bulletin.
Sık sık yemek programlarını izler misin?Do you often watch cooking shows?
Bu program senin yaş grubu için uygun değildir.This programme is not suitable for your age group.
Bir şey unutulmamalıdır: bir program düşünemez.One thing should not be forgotten: a program cannot think.
Senin programın izin almana müsaade ediyor mu?Does your schedule allow you to have time off?
Bugün için programda ne var?What's on the schedule for today?
Yarın programın nasıl?What's your schedule like tomorrow?
Emily en sevdiği televizyon programını izliyor.Emily is watching her favourite TV programme.
O bir program yükledi.She installed a program.
O, bilgisayarını programladı.She programmed her computer.
Günaydın, arkadaşlar, bu "Hayat acıdır!" programı.Good morning, friends, this is the programme "Life is pain!".
Program bu gecikmeden sadece biraz etkilenir.The schedule is only slightly affected by this delay.
İyi bir programcı etrafındaki herkesi etkileyecektir.A good programmer will influence everyone around him.
Uyacak bir programımız var.We have a schedule to keep.
Programın bir hafta ilerisindeyiz.We're a week ahead of schedule.
Şimdi programın gerisindeyiz.We're behind schedule now.
Programa göre ilerliyoruz.We're proceeding on schedule.
Tutacak zor bir programın var.You have a difficult schedule to keep.

İlgili Sayfalar