Ana içeriğe geç
Sözlük

profesör ile cümle

profesör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra Osservatorio Astrofisico di Arcetri'de direktör ve Floransa Üniversitesinde de profesör oldu.Senere blev han direktør for Observatoriet i Arcetri og professor ved Universitetet i Firence.
Günümüzde ise, Complutense University of Madrid'de felsefe profesörüdür.Han er nu professor i filosofi ved Universidad Complutense i Madrid.
Andreas M. Kaplan bir pazarlama ve iletişim profesörüdür.Andreas Kaplan er en universitetsprofessor indenfor marketing og kommunikation.
1779'da, Pavia Üniversitesi'nde deneysel fizik profesörü oldu.Senere i 1779 blev Volta professor i eksperimental fysik på Universitetet i Pavia.
Göteborg Üniversitesi'nde profesördü.Han er professor ved Göteborgs Universitet.
İkinci dünya savaşı bittikten sonra 1982’ye kadar Chicago Üniversitesi’nde fizik profesörlüğü yaptı.Efter 2. verdenskrigs afslutning var han fysikprofessor på University of Chicago frem til 1982.
1981 yılında profesör olmuştur.Han blev professor i 1981.
1952'de biyokimya profesörü oldu.Han blev professor i biokemi i 1952.
Mimari bir akademisyen olarak 25 yıl boyunca profesörlük yaptı.Han virkede som seminarielærer i 25 år.
Daha sonra, 1926 yılında, Berlin Üniversitesi'ne ilk kadın profesör olarak atandı.I 1926 blev hun den første kvindelige professor i Tyskland, da hun blev ansat ved universitetet i Berlin.
Günümüzde Kaliforniya Üniversitesi'nde ve Howard Hughes Tıp Enstitüsü'nde profesördür.Han er nu professor ved Duke University og forsker ved Howard Hughes Medical Institute.
Alana Bloom, FBI'da psikiyatri profesörü ve profil uzmanlığında danışmandır.Caroline Dhavernas som Dr. Alana Bloom, professor i psykologi og konsulent profiler for FBI.
1995'te profesör oldu.Han blev professor i 1995.
1927'de ise yine burada profesör oldu.Han trådte i 1927 tilbage som universitetsprofessor.
1974'ten beri Columbia Üniversitesi Ekonomi bölümünde profesör olarak görev yapmaktadır.Siden 1974 har han været professor i økonomi ved Columbia University.
Üvey babası Amerikalı ressam ve Münih Akademisi Profesörü Carl von Marr'dır.Hans stedfar var den amerikanske maler og professor ved kunstakademiet i München Carl von Marr.
Dürüstlüğüyle tanınan Profesör suçlu ilan edilmiştir.Amagermanden er kendt skyldig.
1913 ile 1921 yılları Münih Teknik Üniversitesi'nde profesör olarak yer aldı.Fra 1913 til 1921 arbejdede han på Technische Universität München.
Hall, Open Üniversitesi'nde sosyoloji profesörü olmak için 1979 yılında merkezi bıraktı.I 1979 forlod Hall centret for en stilling i sociologi på Open University.
Profesörü ziyarete gelince kızları görür ve bu durumdan çok hoşnut olur.Også han skal se pigen, og her overraskes de af kaptajnen.
Hâlen ABD'de Princeton Üniversitesi'nde profesör olarak görev yapmaktadır.Han er i øjeblikket professor ved Princeton University i USA.
Aynı yıl, Genel Cerrahi profesörü oldu.Samme år fungerede han tillige som søoverkirurg.
De Gray, Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü'nün uluslararası bir yardımcı profesörüdür.Kaleri har en grad fra Moskvas Institut for fysik og teknologi.
1989 yılında Profesör Emeritus olarak Delaware üniversitesinden emekli olmuştur.I 1994 blev han pensioneret som professor emeritus ved Universiteit van Amsterdam.
Harvard Üniversitesi ve Chicago Üniversitesinde profesörlük yaptı.Han har studeret økonomi ved Harvard og University of Chicago.
Nietzsche ayrıca, hayatı boyunca dostu olarak kalacak olan teoloji profesörü Franz Overbeck ile tanıştı.Han mødte også Franz Overbeck, som forblev hans ven gennem hele livet.
Bergen Üniversitesi'nde karşılaştırmalı siyaset konusunda profesörlük yapmıştır.Han var professor i komparativ politik ved Universitetet i Bergen.
1917 yılından ölümüne dek Uppsala Üniversitesi'nde profesör olarak çalıştı.Fra 1917 frem til sin død var han professor ved Uppsala Universitet.
Üniversitede 321(2013) profesor çalışmaktadır.Der er 3.193 indbyggere (2013) i Universitetsområdet.
2014-0000 : Başbakanlık Başmüşavirliği 2011-2014 : Profesör Dr., Yükseköğretim Kurulu Başkanı.2011-2012: Forsvarsminister.
1774'te, Royal Okulu'nda fizik profesörü oldu.I 1774 blev han fysiker på den royale skole i sin hjemby Como.
323 profesör okulda çalışmaktadır.32 lærere er ansat på skolen.
2008’de Stanford Üniversitesi’nde profesör oldu.I 2008 blev hun professor i matematik på Stanford University.
1970 yılında doçent, 1976 yılında da profesör oldu.Hans begyndte som lærer i 1970, og indtil 2003.
Böylelikle profesörle Bəxtiyar tanışmış olur.Hun kender sandsynligvis også borgmesteren meget godt.
Weber'in profesör olması için önünde bir engel kalmamıştı.Det kunne i øvrigt ikke være anderledes med Sigfred som skoleleder.
2008 yılında profesör olmuştur.I 2008 blev han udnævnt professor.
1973 yılında, doçent olan Gürkan, 37 yaşında profesör unvanını aldı.15-årige Stig forelsker sig i sin 37-årige lærerinde.
Kısa boylu sevimli biri olan Profesör Filius Flitwick tarafından öğretilir.Kollegieoverhovedet er besværgelseslæreren Filius Flitwick.
Profesör Robert C. Solomon içerlemeyi hor görme ve öfke ile birlikte ele alır.Professor Robert C. Solomon plasserer forakt på samme linje som krenkelse og vrede.
Adını, kurucusu olan ilk Rus sosyoloji profesörü Yuri Levada'dan (1930–2006) almıştır.Den er oppkalt etter dens grunnlegger, den første russiske professor i sosiologi, Jurij Levada (1930–2006).
Li, Pekin Ekonomi ve İşletme Sermayesi Üniversitesi'nde profesör olan Cheng Hong ile evlidir.Li er gift med Cheng Hong, som er professor ved Capital University of Economics and Business i Beijing.
1809'da Grenoble'de tarih profesörü olmuştur.I 1809 ble han professor i historie i Grenoble.
Sonra da Profesörle kavga eder.Han jobber sammen med prof.
Savaştan sonra Jensen Heidelberg Üniversitesi'nde profesör olarak görev aldı.Etter krigen virket Jensen som professor ved Universitetet i Heidelberg.
Jespersen 1893'ten 1925'e kadar Kopenhag Üniversitesi'nde profesör olarak çalıştı.Jespersen var professor i København fra 1893 til 1925.
Serebriyakov, Aleksander Vladimiroviç - emekli bir profesör.Aleksandr Vladimirovitsj Serebryakov – en pensjonert universitetsprofessor.
Savaştan sonra Łódź'da State Conservatory of Music'te profesör olmuştur.Etter krigen ble hun professor ved det statlige musikkonservatoriet i Łódź.
Aynı üniversitede profesörlük unvanını aldı (2006).Han er professor samme sted (2006).
1971 yılında McGill Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü oluncaya dek burada ders verdi.Han foreleste samme sted fram til 1971, da han ble professor i sosiologi ved McGill University.
Profesör Ikeda bu ürünü monosodyum olarak adlandırmış ve MSG üretim patentini almıştır.Ikeda kalte produktet "monosodium glutamate", og patenterte det for å produsere MSG.
Voynitskaya, Mariya Vasiliyevna - profesörün ilk karısının dul annesi.Maria Vasilyevna Voynitskij – enken etter en embetsmann og professorens første svigermor.
Biyokimya profesörü Gwen Boles Sancar ile evlidir.Han er gift med Gwen Boles Sancar, som også er professor.
Profesörlerin hocası anlamına da gelmektedir.Lærerutdannerens profesjonsforståelse.
1954 yılında araştırmalarını Chicago Üniversitesi'ne taşıdı , 1958 yılında profesörlüğe atandı.Han flyttet til University of Chicago i 1954 og ble utnevnt til professor i 1958.
O bölgede birçok profesör oturuyordu.Mange forskere er stasjonert der.
1960 yılında Stanford Üniversitesinde Misafir Profesör oldu.Han var gjesteprofessor ved Stanford på 1960-tallet.
Mimari bir akademisyen olarak 25 yıl boyunca profesörlük yaptı.Winje arbeidet i 25 år som lærer.
1967 yılında Oxford Üniversitesi'ne Biyokimya Profesörü olarak atandı.I 1967 ble han utnevnt til professor i biokjemi ved Oxford University.
École libre des sciences politiques okulunda profesör oldu.Han hadde undervisningsoppdrag ved École des sciences politiques.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod