profesörü ile cümle
profesörü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Berkeley profesörü,literatury naszych czasów jest pani profesor z Berkeley,
Berkeley profesörü,literatuurkenners van deze tijd is de Berkeley professor,
Berkeley profesörü,Αγγλίδες λογίους της εποχής μας είναι η καθηγήτρια του Berkeley,
Berkeley profesörü,היא הפרופסור
Berkeley profesörü,هو البروفسير في بيركلى،
Berkeley profesörü,ジュディス バトラー
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.Als professor in Cambridge had ik vele contacten.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.Als Professor in Cambridge verfügte ich über viele Kontakte.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.Beh, come professore di Cambridge, avevo molti contatti.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.Bueno, como profesor de Cambridge, yo tenía muchos contactos.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.Eh bien, en tant que professeur à Cambridge, j'avais beaucoup de contacts.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.Ei bine, ca profesor la Cambridge, aveam multe contacte.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.캠브리지의 교수로서, 저에게는 많은 인맥이 있었습니다.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.Som en professor ved Cambridge havde jeg mange kontakter.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.W sumie, jako profesor z Cambridge, miałem bardzo wiele kontaktów.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.Ами, като професор в Кеймбридж имам много познати.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.В качестве профессора Кембриджа, у меня много связей.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.ובכן, בתור פרופסור מקמברידג', היו לי הרבה קשרים.
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.حسنا , و كبرفسور بجامعة كمبريدج , كان لدي الكثير من المعارف
Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim.驚いたことに彼らは100%私を援助してくれました
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Am vrut să fiu profesoară de literatură engleză.
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Angol irodalom professzor akartam lenni.
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Chcela som sa stať profesorkou anglickej literatúry.
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Chciałam być profesorem literatury angielskiej.
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Eu queria ser professora de Literatura Inglesa.
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Ich wollte Professorin für Englische Literatur werden.
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Ik wilde leraar Engelse Literatuur worden.
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Je voulais être professeur de littérature anglaise.
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Quería ser catedrática de Literatura inglesa.
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Saya ingin menjadi profesor sastra Inggris
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Volevo essere un'insegnante di letteratura Inglese.
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Ήθελα να γίνω καθηγήτρια Αγγλικής Λογοτεχνίας.
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Исках да бъда преподавател по английска литература.
Bir İngiliz Edabiyatı profesörü olmak istiyordum.Я планировала преподавать в университете английскую литературу.
Bir profesörün maaşı çok olmasa gerek, ben yaparım.Ca dépasse les compétences d'un Professeur. Je vais payer.
Bir profesörün maaşı çok olmasa gerek, ben yaparım.Mintha olyan sokat keresne tanárként. Majd én fizetek.
Bir profesörün maaşı çok olmasa gerek, ben yaparım.Ο μισθός από ένα καθηγητή δεν πρέπει να είναι μεγάλος, απλά θα το κάνω εγώ.
Bir profesörün maaşı çok olmasa gerek, ben yaparım.راتب استاذ لا يمكن ان يكون كبيرا, لذا دعني اقوم به
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.A v další knize možná budu psát o pohledném gay profesorovi v Norsku.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.A w następnej książce, mogę napisać o przystojnym profesorze geju w Norwegii.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.E nel mio prossimo libro potrei scrivere di un bel professore gay in Norvegia.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.En in mijn volgende boek schrijf ik misschien over een knappe homoprofessor in Noorwegen.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.E no meu próximo livro, poderei escrever sobre um professor universitário atraente, gay, na Noruega.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.És a következő könyvemben talán egy jóképű, meleg norvég professzorról írok.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.Et dans mon prochain livre, je pourrais écrire sur un beau professeur gay en Norvège.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.Iar în următoarea mea carte aş putea scrie despre un frumos profesor homosexual din Norvegia.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.다음 작품에선 노르웨이에 살고 있는 잘생긴 동성애자 교수님에 대해 쓸 수도 있어요.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.Und in meinem nächsten Buch schreibe ich vielleicht über einen gutaussehenden, schwulen Professor in Norwegen.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.Y en mi próximo libro, puede que escriba sobre un hermoso, profesor gay en Noruega.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.Στο επόμενο βιβλίο μου, μπορεί να γράψω για έναν όμορφο ομοφυλόφιλο καθηγητή πανεπιστημίου στη Νορβηγία.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.А в следващата ми книга може да пиша за привлекателен гей, професор в Норвегия.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.А в следующей книге, я могу написать о красивом профессоре-гее из Норвегии.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.ובספרי הבא, אפשר שאכתוב על פרופסור נאה והומו בנורווגיה.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.وفي روايتي القادمة, ربما سأكتب عن أستاذ جامعي من النرويج, وسيم وشاذ.
Bir sonraki kitabımda ise Norveçten yakışıklı ve gay bir profesörü yazıyor olabilirim.心が生み出すものならば どんなことでも書けるのです
Bir tıp profesörü benimle temasa geçti.بروفيسور في الطب أتصل بي
Bir tıp profesörü benimle temasa geçti.あぁ それ?
Bir zamanlar bir profesörün, romanımın "otantik Afrika"yı yansıtmadığını söylemesi gibi.나의 소설이 "진짜 아프리카적"이 아니라고 말했던 그 교수님처럼 말입니다.
Bir zamanlar bir profesörün, romanımın "otantik Afrika"yı yansıtmadığını söylemesi gibi.la fel cum i s-a întâmplat unui profesor, care mi-a spus că romanul meu nu este "cu adevărat african".
Bir zamanlar bir profesörün, romanımın "otantik Afrika"yı yansıtmadığını söylemesi gibi.Tive um professor que uma vez me disse que o meu romance não era "genuinamente africano".