Ana içeriğe geç
Sözlük

prime time ile cümle

prime time kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
"Again, Faith Flogged in Prime Time" (İngilizce)."Again, Faith Flogged in Prime Time".
Prime time haber programları da Kirmizi Şapkası şeklindedir.Prime time news programmes also exist in the form of Kirmizi Hat.
Money in the Bank'te ise Primo ve Epico, Prime Time Players'ı mağlup etti.At Money in the Bank, Primo and Epico defeated the Prime Time Players.
"Goodbye" prime time canlı TV de "Teo!" adlı programda canlı performans imkanı sağladı.The singer performed "Goodbye" live on the primetime TV show, Teo!, her first televised appearance.
Tergesen kariyerine 1991'de prime-time dizisi, Acting Sheriff'le başladı.Tergesen began his career with a bit role in the 1991 prime-time aired pilot, Acting Sheriff.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Their importance blends into the sensationalized drama of prime time TV.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.I decided that I was going to break the world record live on prime-time television.
2002 yılında CNN'in hafta sonu prime-time sunucusu oldu.In 2002 he became CNN's weekend prime-time anchor.
"Goodbye" prime time canlı TV de "Teo!" adlı programda canlı performans imkanı sağladı.1. Good Luck, Father Ted Ted bekommt die einmalige Chance, im Fernsehen aufzutreten.
Money in the Bank'te ise Primo ve Epico, Prime Time Players'ı mağlup etti.Lors de Money in the Bank (2012), Primo et lui battent The Primetimes Players.
Money in the Bank'te ise Primo ve Epico, Prime Time Players'ı mağlup etti.En Money in the Bank, The Prime Time Players fueron derrotados por Primo & Epico.
Erişim tarihi: 14 Mart 2007. ^ "Briefing–'Simpsons' score big in Prime-Time Emmys".Consultado el 13 de septiembre de 2008. Briefing–'Simpsons' score big in Prime-Time Emmys (en inglés).
Money in the Bank'te ise Primo ve Epico, Prime Time Players'ı mağlup etti.A Money in the Bank, i Prime Time Players vengono sconfitti da Primo & Epico.
Maçtan sonra Prime Time Player Rey ve Sin Cara'ya saldırır.A Hell in a Cell, i Prime Time Players perdono contro Rey Mysterio e Sin Cara.
Prime-time kuşağında ORF1, film yayını yapmaktadır.Il primo programma pubblico, ORF1, presenta una programmazione generalista.
Money in the Bank'te ise Primo ve Epico, Prime Time Players'ı mağlup etti.No Money in the Bank, Prime Time Players foram derrotados por Primo e Epico.
Tergesen kariyerine 1991'de prime-time dizisi, Acting Sheriff'le başladı.Tergesen começou sua carreira com um pequeno papel em 1991 no programa Acting Sheriff.
Erişim tarihi: 2015-04-29. ^ "The Prime Time Players' first reign".Consultado em 29 de abril de 2015 «The Prime Time Players' first reign».
The Prime Time Players, WWE'de faaliyet göstermiş profesyonel güreş grubu.Prime Time Players was een professioneel worsteltag team in de WWE.
Money in the Bank'te ise Primo ve Epico, Prime Time Players'ı mağlup etti.Op die avond verloor het team van The Usos, Primo en Epico en Prime Time Players.
The Prime Time Players, WWE'de faaliyet göstermiş profesyonel güreş grubu.En annan grupp Day har spelat med är Empress of Fur.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Am hotarat ca voi dobori recordul mondial live, la televizor, la ora de maxima audienta.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Decidi que ia bater o recorde mundial, ao vivo, em horário nobre na televisão.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Decidí que iba batir el récord del mundo en vivo por televisión en hora de máxima audiencia.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Decisi che avrei battuto il record mondiale in televisione, in diretta in prima serata.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Elhatároztam, hogy a világcsúcsot élő televízióadásban fogom megdönteni.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Ich beschloss den Weltrekord zu brechen, Live und zur Hauptsendezeit im Fernsehen.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Ik besloot dat ik het wereldrecord live op prime-time televisie ging breken.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Jag bestämde mig för att slå världsrekordet live under bästa ständningstid på tv.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.J'ai décidé que je briserais le record mondial en direct, à une émission passant à une heure de grande écoute.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Jeg besluttede at jeg ville slå verdensrekorden live i tv i den bedste sendetid.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Päätin rikkoa maailmanennätyksen suorassa lähetyksessä.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Rozhodl jsem se, že světový rekord překonám naživo v televizi v hlavním vysílacím čase.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Rozhodol som sa, že prekonám svetový rekord naživo v hlavnom vysielacom čase v televízii.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Tôi quyết định rằng tôi sẽ phá kỷ lục thế giới trực tiếp trên truyền hình thực tế.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.저는 황금시간대 TV에서 생방송으로 세계 기록을 깰 것이라고 결심했습니다.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Zdecydowałem, że pobiję rekord świata na żywo w telewizyjnym prime-time.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Αποφάσισα ότι θα προσπαθούσα να σπάσω το παγκόσμιο ρεκόρ ζωντανά στην τηλεόραση.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Реших, че ще подобря световния рекорд на живо в най - гледаното телевизионно време.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.Я решил, что я побью мировой рекорд в прямом эфире в пиковое телевизионное время.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.החלטתי שאני הולך לשבור את שיא העולם בשידור חי בטלוויזיה בזמן צפיית שיא.
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.قررت أنني سوف احطم الرقم القياسي العالمي مباشرةً على التلفاز
Canlı yayında prime-time'da dünya rekorunu kırmaya karar verdim.世界記録を破ろうと決めました 世界記録は8分58秒で
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.A jelentőségük beleolvad a főműsoridő eltúlzott hatásvadászatába.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Hun belang vermengt zich met het sensationele drama van 'prime time' TV.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Ich znaczenie wstapia się w wyreżyserowany dramat telewizji w godzinach szczytu.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Ihr Gewicht fügt sich nahtlos in die aufgeblasenen Dramen der Programme zur Hauptsendezeit ein.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Importanţa lor se estompează în faţa dramei plină de senzaţionalism ce apare în programele de maximă audienţă.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Jejich důležitost se smíchá se senzacechtivými dramaty v hlavním vysílacím čase.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Kepentingan mereka menjadi tercampur dengan drama penuh sensasi di jam tayang utama TV.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.그 중요성은 선정적인 황금 시간대 드라마에도 녹아들어가 있다.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.La loro importanza si mischia al dramma sensazionalizzato della prima serata televisiva.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Leur importance est dramatisé à la télé aux heures de grande écoute.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Su importancia se disuelve en el drama sensacionalizado. de la TV en hora estelar.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Tầm quan trọng của chúng hoà với những vở kịch được bi kịch hoá trên TV vào giờ cao điểm
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Η σημασία τους μπλέκεται με τον επιτηδευμένο δραματισμό της βραδινής ζώνης της τηλεόρασης.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Важността им избледнява до сензационна драма в прайм тайма.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Важность этих событий растворяется в сенсационной драме, транслирующейся по телевидению.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.Їхня важливість розчиняється у сльозогінній драмі прайм-таймового ТБ.
Önemleri abartılı prime time televizyon dramlarına karışıyor.החשיבות שלהן מתערבבת לתוך דרמה סנסציונית של טלייזייה בפריים טיים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod