Tabloya Birincil Anahtar EkleDo Not Add Database Primary Key to a TablePrimärschlüssel hinzufügenDo Not Add Database Primary Key to a Table
Tabloya Birincil Anahtar EkleDo Not Add Database Primary Key to a TableTilføj primær nøgleDo Not Add Database Primary Key to a Table
Tabloya Birincil Anahtar EkleDo Not Add Database Primary Key to a Table& Vložit primární klíčDo Not Add Database Primary Key to a Table
Tabloya Birincil Anahtar EkleDo Not Add Database Primary Key to a TableΠροσθήκη πρωτεύοντος κλειδιούDo Not Add Database Primary Key to a Table
Tabloya Birincil Anahtar EkleDo Not Add Database Primary Key to a TableДобавить первичный ключDo Not Add Database Primary Key to a Table
Tabloya Birincil Anahtar EkleDo Not Add Database Primary Key to a Table& Добавяне на основен ключDo Not Add Database Primary Key to a Table
Tabloya Birincil Anahtar EkleDo Not Add Database Primary Key to a TableДодати первинний ключDo Not Add Database Primary Key to a Table
Tabloya Birincil Anahtar EkleDo Not Add Database Primary Key to a Tableמפתח ראשיDo Not Add Database Primary Key to a Table
Tabloya Birincil Anahtar EkleDo Not Add Database Primary Key to a Tableإضافة أوّلي مفتاحDo Not Add Database Primary Key to a Table
Tabloya Birincil Anahtar EkleDo Not Add Database Primary Key to a Table主キーを追加Do Not Add Database Primary Key to a Table
--tamamiyle hayata geçirilirse-- bu primlere bir 2.500 Dolar daha eklenecek.--Wenn It\ '92s implementiert voll, It\' 92ll ein weiteres $2.500 an der Spitze sein. \
TED konuşması yapan primatlar olmazdı.영리하고 과일을 섭취하는 영장류도 없을 겁니다.
TED konuşması yapan primatlar olmazdı.פרימטים חכמים אוכלי פירות שמעבירים שיחות בTED.
TED konuşması yapan primatlar olmazdı.رئيسات ذكية آكلة للفواكة تقدّم محادثات TED.
TED konuşması yapan primatlar olmazdı.(笑い声)
Tıpkı insanlar gibi primatların da çok farklı baz çiftleri yok.И това в действителност са само половината от хромозомите ви.
Tıpkı insanlar gibi primatların da çok farklı baz çiftleri yok.נראה שלרוב הפרימטים יש
Tıpkı insanlar gibi primatların da çok farklı baz çiftleri yok.و في الحقيقه ، الكثير من المخلوقات الاوليه لايلزم
Tıpkı insanlar gibi primatların da çok farklı baz çiftleri yok.塩基対を持っていません。
Ve bu durum tüm hayvanlar aleminde geçerlidir. Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.في كل مملكة الحيوانات ،وهذا ليس مقتصراً على القرود فقط
Ve bu durum tüm hayvanlar aleminde geçerlidir. Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.人間もまた同じことをします (笑)
Ve bu durum tüm hayvanlar aleminde geçerlidir. Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Det gäller för hela djurriket, och inte bara för apor.
Ve bu durum tüm hayvanlar aleminde geçerlidir. Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Et cela est vrai à travers tout le règne animal, pas seulement pour les primates.
Ve bu durum tüm hayvanlar aleminde geçerlidir. Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.E valabil în tot regnul animal, nu-i limitat doar la primate.
Ve bu durum tüm hayvanlar aleminde geçerlidir. Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Isto é verdade em todo o reino animal, não se limita aos primatas.
Ve bu durum tüm hayvanlar aleminde geçerlidir. Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.영장류에만 국한되는게 아니고 모든 동물들이 그렇죠.
Ve bu durum tüm hayvanlar aleminde geçerlidir. Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Se ei ole rajoittunut kädellisiin ja ihmisiin.
Ve bu durum tüm hayvanlar aleminde geçerlidir. Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.To velja v živalskem kraljestvu in tega ne znajo samo primati.
Ve bu durum tüm hayvanlar aleminde geçerlidir. Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.ממלכת החיות. זה לא מוגבל רק ליונקים המפותחים.
Ve işte, benim primat akranlarım,En ja, mijn collega primaten,
Ve işte, benim primat akranlarım,자, 영장류 친구분들,
Ve işte, benim primat akranlarım,Så, mina primatkamrater,
Ve işte, benim primat akranlarım,Und daher, meine Primatenkameraden,
Ve işte, benim primat akranlarım,Тож, мої друзі-примати, давайте приймемо цей дар еволюції і пограємо разом!
Ve işte, benim primat akranlarım,וכך, חברי הפרימאטים,
Ve işte, benim primat akranlarım,لذا .. يا أقربائي ..
Ve işte, benim primat akranlarım,この進化がくれた贈り物を受け入れ
Ve önce, "soupe primordiale" (ç.n. primordiyal çorba) denen çorba vardı.Şi la început era o supă, numită "supa primordială".
Ve önce, "soupe primordiale" (ç.n. primordiyal çorba) denen çorba vardı.그리고 이전에, "soupe primordiale"(기본수프)라고 불리우는 이 수프가 있었습니다.
Ve önce, "soupe primordiale" (ç.n. primordiyal çorba) denen çorba vardı.А задолго до этого существовал суп, "примордиальный суп"
Ve önce, "soupe primordiale" (ç.n. primordiyal çorba) denen çorba vardı.Перед тим в нас був суп, так званий "первинний бульйон".
Ve önce, "soupe primordiale" (ç.n. primordiyal çorba) denen çorba vardı.ולפני כן, היה מרק כזה, שנקרא "המרק הקדמוני",
Ve önce, "soupe primordiale" (ç.n. primordiyal çorba) denen çorba vardı.وقبل ذلك كان هناك هذا الحساء، ويدعى "حساء برايمورديال."
Ve önce, "soupe primordiale" (ç.n. primordiyal çorba) denen çorba vardı.この最初のスープは ボコボコボコと
Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Det er ikke bare begrænset til primater.
Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Es ist nicht nur auf die Primaten beschränkt.
Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Het is niet alleen beperkt tot primaten.
Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Nem csak a főemlősökre.
Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Není to omezeno jen na primáty.
Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Netýka sa to len primátov.
Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Nhưng nó không chỉ giới hạn cho loài linh trưởng.
Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Non è limitato ai primati.
Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.No solo en primates.
Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Tidak hanya terbatas pada primata.
Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Δεν περιορίζεται στα πρωτεύοντα.
Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.І не лише серед приматів.
Yalnızca primatlarla sınırlı değildir.Това не е ограничено само за приматите.
Yani bir primatın verilen beden kütlesi için metabolik hızı durağandı.Bahwa sebenarnya untuk menambah berat primata tingkat metabolisme adalah statis.
Yani bir primatın verilen beden kütlesi için metabolik hızı durağandı.Bezogen auf die vorhandene Körpermasse eines Primaten ist die Stoffwechselrate statisch.
Yani bir primatın verilen beden kütlesi için metabolik hızı durağandı.En fait, pour une masse corporelle donnée d'un primate le taux métabolique restait stable.