Ana içeriğe geç
Sözlük

prestijli ile cümle

prestijli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Fransa Bisiklet Turu (Fransızca: Tour de France), bisiklet sporunun en prestijli yarışlarından biri.Тур де Франс — найпрестижніша шосейна багатоденна велосипедна гонка.
1919'dan itibaren bu şatoda yüksek prestijli carabınieri okulu bulunmaktadır.Od roku 1919 se na hradě nachází prestižní škola carabinierů.
1946 yılında kurulmuş olup ülkenin en prestijli üniversitesi olarak kabul edilmektedir.Byla založena v roce 1946 a je považována za nejprestižnější univerzitu v zemi.
Bu sayede "Wolgin Ödülü", zamanla İsrail'in en prestijli sinema filmi ödülü oldu.Vzniklá Wolginova cena se stala nejprestižnější filmovou cenou v Izraeli.
Wimbledon Tenis Turnuvası ya da kısaca Wimbledon, tenis sporunun en eski ve en prestijli turnuvasıdır.The Championships, Wimbledon, nebo pouze Wimbledon, je nejstarší a nejslavnější tenisový turnaj na světě.
Polonya'da birçok prestijli ödül aldı.Řadu ocenění získal také v Polsku.
Bu süreçte Söğütözü birçok prestijli projeye kavuşmuş çok sayıda yüksek yapılarla çevrelenmiştir.Tento bravurní výkon byl pečlivě předem naplánován řadou přípravných kreseb.
Sanatçının pek çok prestijli ödülü bulunmaktadır.Držitel mnoha prestižních uměleckých ocenění.
İtalya'nın prestijli ödülü David di Donatello'yu tam 6 kez kazandı.Třikrát obdržela nejvyšší italské ocenění David di Donatello.
Prestijli Gottfried Wilhelm Leibniz Ödülü her yıl on bilim adamı veya akademisyene verilmektedir.Premiul Gottfried Wilhelm Leibniz este acordat la zece oameni de știință și academicieni în fiecare an.
İlk romanı prestijli Jose Saramago Edebiyat Ödülü'nü kazandı.Primul său roman a câștigat prestigiosul premiu literar José Saramago.
Şi, 1975'ten 1979'a kadar Pekin'in prestijli Tsinghua Üniversitesi'nde kimya mühendisliği okudu.Între 1975 și 1979 Xi a studiat inginerie chimică la Universitatea Tsinghua din Beijing.
Genel olarak, dünyanın en prestijli bilim ödüllerinden biri olarak kabul edilir.Universitatea este recunoscută ca una dintre cele mai prestigioase universități din lume.
Çim hokeyinin uluslararası turnuvalarda kadınlar ve erkekler için prestijli yarışmaları bulunmaktadır.Hocheiul pe iarbă are mai multe turnee internaționale regulate atât pentru bărbați cât și pentru femei.
Oldukça prestijli bir okuldur ve mezun olanlar genelde bir Ivy League okuluna gider.Este obsedat de obținerea unor note bune și de intrarea într-o facultate Ivy League.
Bu kişilerin hepsi prestijli bir aile olan Brutus ailesinin üyesidir.Aceștia sunt probabil membri ai familiei princiare care le-au construit.
Müzik sektöründeki en prestijli ödül olarak addedilen bu ödüller ilk defa 1958'de dağıtıldı.Premiul Globul de Aur pentru cel mai bun actor debutant a fost acordat prima dată în 1948.
Kuzey Kore'nin en prestijli ligidir.Észak-Korea legészakibb tartománya.
Nina Sayers (Natalie Portman), New York'ta prestijli bir bale okulunda genç bir dansçıdır.Nina Sayers (Natalie Portman) on New Yorkin maineikkaan balettiseuran nuori tanssija.
Bleu sonunda prestijli Debbie Allen Dans Akademisi'nde ilk öğrencilerinden biri haline dans eğitimi .Corbin oli ensimmäisiä Debbie Allen Dance Academy'n oppilaita.
Wimbledon Tenis Turnuvası ya da kısaca Wimbledon, tenis sporunun en eski ve en prestijli turnuvasıdır.Wimbledonin tennisturnaus (The Championships, Wimbledon) on maailman arvostetuin ja vanhin tennisturnaus.
Okulun verdiği prestijli Roma Ödülü’nü almayı defalarca denedi ama başaramadı.Hän on monesti yrittänyt ”iskeä” koulunsa tyttöjä, muttei koskaan ole onnistunut.
Fransa Bisiklet Turu (Fransızca: Tour de France), bisiklet sporunun en prestijli yarışlarından biri.Peloton (ranskan palloa tarkoittavasta sanasta) on pyöräilijöiden suuri pääjoukko maantiekilpailuissa.
Gucci Dünya'nın en ünlü, prestijli ve tanınan moda markalarından biri olarak kabul edilmektedir.Slash on eräs maailman arvostetuimmista ja suosituimmista kitaristeista.
Genel olarak, dünyanın en prestijli bilim ödüllerinden biri olarak kabul edilir.Nykyään se on yksi arvostetuimmista kansainvälisistä tiedepalkinnoista.
Dünyanın en prestijli film festivallerindendir ve Venedik Bienali'nin bir parçasıdır.Είναι ένα από τα μεγαλύτερου κύρους κινηματογραφικά φεστιβάλ και τμήμα της Μπιενάλε της Βενετίας.
Yaklaşık 1055 yılında, magistros oldu ve güçlü ve prestijli Antakya Duxlüğü unvanını aldı.Γύρω στο 1055 διορίστηκε στο διάσημο και ισχυρό αξίωμα του δούξ της Αντιόχειας.
1999'da Winters, Amerikan Mizahı için prestijli Mark Twain Ödülünün 2. sahibi oldu.Το 2008, βραβεύτηκε μετά θάνατον με το Mark Twain Prize για το Αμερικανικό Χιούμορ.
İlk romanı prestijli Jose Saramago Edebiyat Ödülü'nü kazandı.Den første roman han lavede vandt den prestigefyldte Jose Saramago Litteraturpris.
1998'de ise ülkesinin en prestijli edebiyat ödülü olan Israil Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.I 1998 blev Oz tildelt Israels mest prestigiøse pris, "Israel Prize for Literature".
Bu süreçte Söğütözü birçok prestijli projeye kavuşmuş çok sayıda yüksek yapılarla çevrelenmiştir.Disse tidlige folk havde på et anderledes grundlag organiseret byggeriet af komplekse høj projekter.
Üniversite ülkenin en büyük ve en prestijli yükseköğretim kurumudur.Universitetet anses for at være landets mest prestigefyldte læreanstalt.
İlk romanı prestijli Jose Saramago Edebiyat Ödülü'nü kazandı.Hans første roman vant Jose Saramago Literary Award.
İngiltere’de prestijli bir yatılı okul olan Queen Elizabeth's Hospital’a gitti.Mens han bodde i England gikk han på kostskolen Queen Elizabeth's Hospital i Bristol.
Mayıs 1934 yılında SS'in prestijli birimi Leibstandarte SS Adolf Hitler (LSSAH)'a nakledildi.I mai 1934 ble han overført den den prestisjetunge avdelingen Leibstandarte-SS Adolf Hitler.
Tangen'de de bir prestijli özel lise bulunmaktadır.Men også her står Gid Tanner i særklasse.
MotoGP, dünyanın çeşitli pistlerinde yapılan en prestijli motosiklet yarışıdır.MotoGP er den mest prestisjefylte VM-klassen i motorsykkelsporten roadracing.
2009'da Jerzy Antczak, Łódź'daki prestijli Alley of the Stars'da bir yıldız aldı.Pada 2009, Jerzy Antczak meraih sebuah bintang di Alley of the Stars yang prestisius di Łódź.
Prestijli Gottfried Wilhelm Leibniz Ödülü her yıl on bilim adamı veya akademisyene verilmektedir.Penghargaan Gottfried Wilhelm Leibniz diberikan pada 10 peneliti dan akademisi tiap tahunnya.
Kariyerine erkan yaşlarda oldukça bilinen ve prestijli Ramon Tahuichi Aguilera Academy'de başlamıştır.Kariernya dimulai di usia belia dengan akademi yang terkenal, Ramon Tahuichi Aguilera Academy.
Bu şampiyona ISU şampiyonasının en prestijlisi olarak kabul edilir.Nadal menyebutnya sebagai gelar juara yang tidak terduga.
Müzik sektöründeki en prestijli ödül olarak addedilen bu ödüller ilk defa 1958'de dağıtıldı.Penghargaan FFI untuk Tata Musik Terbaik pertama kali diberikan pada tahun 1955.
Fransa Bisiklet Turu (Fransızca: Tour de France), bisiklet sporunun en prestijli yarışlarından biri.Tour de France (bahasa Prancis untuk Tur Prancis) adalah kejuaraan balap sepeda paling bergengsi di dunia.
Orta okulu Qingdao'daki en prestijli okullardan birinde okumuştur.SMA tersebut merupakan salah satu SMA favorit di Hokkaido.
Genel olarak, dünyanın en prestijli bilim ödüllerinden biri olarak kabul edilir.Universitas ini dianggap sebagai salah satu universitas paling prestisius di dunia.
Prestijli Gottfried Wilhelm Leibniz Ödülü her yıl on bilim adamı veya akademisyene verilmektedir.Giải Gottfried Wilhelm Leibniz được trao cho mười nhà khoa học và viện sĩ hàng năm.
Nina Sayers (Natalie Portman), New York'ta prestijli bir bale okulunda genç bir dansçıdır.Nina Sayers (Natalie Portman) là một vũ công trẻ của một công ty ba lê danh thế tại New York.
Fransa'nın en prestijli okullarından École Centrale Paris'ten mezun olmuştur.Nhưng cuối cùng, các trường quan trọng nhất vẫn ở lại Paris.
Prestijli Pontecorvo Ödülü, 1995 yılında onun anısına tesis edildi.高名なブルーノ・ポンテコルボ賞は、1995年に彼を記念して設立された。
1764'te kurulan üniversite Sarmaşık Birliği olarak adlandırılan 8 prestijli üniversiteden biridir.1864年のクラレンドン委員会報告書によって定義された、9つのパブリックスクールの一つである。
Physical Review Letters dünyanın en prestijli fizik dergilerinden biridir.『Physical Review Letters』と同様に、物理学分野における速報誌の一つである。
Yaklaşık 60 tane alt şirketten oluşur ve her bir şirket birkaç tane prestijli markanın işletmecisidir.該集團控制著大約60個子公司,每個子公司負責管理少量具有高度聲望的品牌。
İngiltere’de prestijli bir yatılı okul olan Queen Elizabeth's Hospital’a gitti.在英国的时候,他进入位于布里斯托尔的Queen Elizabeth's Hospital男子学校学习。
Törendeki en prestijli ödüller On Yılın (En İyi) Sanatçısı ve Yılın Gösteri Sanatçısı ödülleridir.הפרסים היוקרתיים ביותר הם אמן העשור ובדרן השנה.
Çim hokeyinin uluslararası turnuvalarda kadınlar ve erkekler için prestijli yarışmaları bulunmaktadır.להוקי יש מספר טורנירים בינלאומיים קבועים עבור גברים ונשים כאחד.
Dünyanın en prestijli opera yarışmalarınandır.הקטע המפורסם ביותר באופרה.
Physical Review Letters dünyanın en prestijli fizik dergilerinden biridir.Physical Review Letters е едно от най-престижните списания в областта на физиката.
Fulbright Programı dünyada en bilinen ve en prestijli burs programlarından biridir.Програма „Фулбрайт“ е една от най-престижните програми за обмен в света.
Fransa Bisiklet Turu (Fransızca: Tour de France), bisiklet sporunun en prestijli yarışlarından biri.Обиколката на Франция (на френски: le Tour de France) е най-престижното колоездачно състезание в света.
UEFA Avrupa Ligi, Avrupa futbolunun kulüpler bazında en prestijli ikinci turnuvası.Лига Европа се смята за втория най-престижен европейски клубен футболен турнир след Шампионската лига.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod