Sergey Brin: Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh, desculpem, acabei de receber uma mensagem de um príncipe nigeriano.
Sergey Brin: Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.אוי, סליחה, הרגע קיבלתי הודעה מנסיך ניגרי.
Sergey Brin: Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da."سيرجي برين": أوه، آسف، استلمت للتو هذه الرسالة من أمير نيجيري.
"Silah seslerinin geldiği yönden uzaklaşın!" Yani, "Üç Numaralı Wilson Prensibi":Πορεύσου μακριά από τον ήχο των όπλων. ΄Έτσι, λοιπόν, είμαστε στην Τρίτη Αρχή του Γουίλσον:
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?Är det inte nu som Drömprinsen ska dyka upp och ta tjejen ut på shopping?
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?Bukankah harusnya ini waktu dimana pangeran datang dan membawa gadisnya untuk membeli pakaian?
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?Ce n'est pas le moment où le prince charmant vient et emmène la fille choisir sa robe ?
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?Đây có phải là lúc một chàng hoàng tử hào hào tới và đưa cô gái này đi mua sắm không nhỉ?
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?Eikö tällaisessa tilanteessa prinssi uljaan tulisi tuoda sinulle sopiva mekko?
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?Kommt nicht jetzt nicht normalerweise der Prinz und geht mit dem Mädchen ein Kleid kaufen?
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?Nem most jött el az idő, hogy a herceg megérkezzen, és elvigye a lányt vásárolni?
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?Nie je toto ten čas, kedy by mal prísť šarmantný princ, a zobrať princeznú na nákup pekných šiat?
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?Nu este momentul cand printul o intalneste pe fata?
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?Questo non è il momento in cui l'affascinante principe viene e porta la ragazza a comprare un vestito?
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?Αυτή δεν είναι η στιγμή που ο πρίγκιπας έρχεται και παίρνει το κορίτσι να του αγοράσει φόρεμα?
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?Разве это не то время, когда очаровательный принц придет и возьмет девушку в магазин за платьем?
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?האם זה הזמן כהנסיך המקסים בא ולוקח את הבחורה לקנות את השמלה?
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?أليس هذا وقت قدوم الأمير الوسيم، ويأخذ الفتاة لشراء فستان؟
Şimdi aslında olması gereken; Nazik Prensin gelip, kızı alıp bir elbise satın almaya gitmesi değil mi?こんにちは。ミン・ソヒョン様から クム・ジャンディ様への贈り物です。
Şimdi sizlere hızlıca, birkaç prensipten daha bahsedeceğim.자, 이제 빠른 속도로 여러분들의 교육 과정이나 연구 경력에 유용한
Şimdi sizlere hızlıca, birkaç prensipten daha bahsedeceğim.כעת אציע בזריזות עוד כמה עקרונות שיהיו שימושיים
Şimdi sizlere hızlıca, birkaç prensipten daha bahsedeceğim.والآن سوف أعرض عليكم سريعا بعض من المبادئ الأخرى التي ستكون مفيدة
Şimdi sizlere hızlıca, birkaç prensipten daha bahsedeceğim.では続けて さらにいくつかの原理を紹介しましょう あなたの学習やキャリアに
Şimdi, üslü sayıların belki de size normal gelmeyecek bir prensibi de sayıların 0ncı kuvveti.이제 지수에 대한 원칙 하나는, 처음에는 직관적인 것은 아닐수도 있지만, 어떤 수에 대한 0 제곱에 관한 것입니다
Şimdi, üslü sayıların belki de size normal gelmeyecek bir prensibi de sayıların 0ncı kuvveti.עקרון אחד של חזקות שלא נראה מובן מאליו בהתחלה, הוא שכאשר אני מעלה מספר בחזקת אפס
Şimdi, üslü sayıların belki de size normal gelmeyecek bir prensibi de sayıların 0ncı kuvveti.الآن سأعطيكم خاصية للأسس وربما لن تكون بديهية في البداية بالنسبة لكم هي عندما ارفع عدد ما للقوة 0
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:Aquí hay algunas cosas, los principios que son las reglas a tener en cuenta:
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:Ecco qualcosa, i principi guida che dovremmo ricordare:
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:En voici quelques aspects, les principes qui sont à garder en tête :
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:Estas são algumas coisas, os princípios orientadores a ter em atenção:
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:Hier sind einige Dinge, die Grundsätze Leitprinzipien, die man nicht vergessen sollte:
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:Hier zijn een aantal principes om in gedachten te houden als grondregels:
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:Iată câteva idei, principii care sunt principii de bază ce trebuiesc reţinute:
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:Itt van egy pár elv, melyek irányadóak, és érdemes észben tartani őket.
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:원칙들을 소개하고 있는데요. 기억해 두어야 할 원칙입니다.
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:Oto kilka spraw, głównych zasad, o których zawsze należy pamiętać:
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:Вот некоторые принципы, которые стоит запомнить.
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:Ето някои неща - принципите, водещите принципи, които да се имат предвид:
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:הנה כמה דברים, העקרונות שהם עקרונות מנחים שכדאי לזכור:
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:لدينا هنا بعض الأشياء، المبادئ التي تحكم المبادئ و التي يجب وضعها في الإعتبار :
Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin:覚えておくとよい指針となる理念です 「データに基づく健康管理という変革は
Size bir Rus prensi hakkındaki masalı anlatacağımLes voy a contar una historia sobre un príncipe ruso... ...que tenía 3 hijos.
Son olarak, biz prensiplere dayalı kâr'a inanıyoruz; nasıl kâr yaptığımıza özen gösteriyoruz.En last but not least, we geloven in winst met principes; het maakt voor ons uit hoe we geld verdienen.
Son olarak, biz prensiplere dayalı kâr'a inanıyoruz; nasıl kâr yaptığımıza özen gösteriyoruz.I co więcej, wierzymy w zysk z zasadami; obchodzi nas, skąd się bierze zysk.
Son olarak, biz prensiplere dayalı kâr'a inanıyoruz; nasıl kâr yaptığımıza özen gösteriyoruz.마지막으로, 그렇지만 앞선 것들과 마찬가지로 중요한 것은, 우리는 원칙을 내세운 이익을 신뢰합니다. 우리의 이익이 어떻게 만들어지는지 관심을 가집니다.
Son olarak, biz prensiplere dayalı kâr'a inanıyoruz; nasıl kâr yaptığımıza özen gösteriyoruz.Nu în ultimul rând, credem în profit cu principii; ne pasă cum ne facem profitul.
Son olarak, biz prensiplere dayalı kâr'a inanıyoruz; nasıl kâr yaptığımıza özen gösteriyoruz.Zu guter Letzt glauben wir an Profit mit Prinzipien; uns ist es nicht egal, wie wir unseren Gewinn machen.
Son olarak, biz prensiplere dayalı kâr'a inanıyoruz; nasıl kâr yaptığımıza özen gösteriyoruz.Τελευταίο, αλλά εξίσου σημαντικό, πιστεύουμε στο κέρδος με αρχές, μας ενδιαφέρει πώς βγάζουμε το κέρδος μας.
Son olarak, biz prensiplere dayalı kâr'a inanıyoruz; nasıl kâr yaptığımıza özen gösteriyoruz.И последнее, но не менее важное, мы верим в принципиальный подход; нас заботит то, как мы делаем прибыль.
Son olarak, biz prensiplere dayalı kâr'a inanıyoruz; nasıl kâr yaptığımıza özen gösteriyoruz.אחרון, אחרון חביב, אנו מאמינות ברווחים עם עקרונות; חשוב לנו איך אנחנו מרויחות.
Son olarak, biz prensiplere dayalı kâr'a inanıyoruz; nasıl kâr yaptığımıza özen gösteriyoruz.واخيراً وليس آخراً نحن نؤمن بالارباح ذات المبادىء فنحن نهتم بالطريقة التي نستثمر فيها ومن اين تأتي ارباحنا
Son olarak, biz prensiplere dayalı kâr'a inanıyoruz; nasıl kâr yaptığımıza özen gösteriyoruz.我々は信念を持っています 利益の生み出し方にも注意を払います 企業側と顧客側の双方への利益を考えつつ
Son olarak burada da aynı prensip geçerli. y^3^1/3 . y^3^1/3 ya da y^1 .마지막 남은 부분도 같은 방법으로 하면 됩니다 y^3 을 다시 1/3 제곱해야 합니다
Son olarak burada da aynı prensip geçerli. y^3^1/3 . y^3^1/3 ya da y^1 .واخيراً، لدينا عبارة مشابهة y^3 ثم ^1/3
Şu prensibi dikkate alın, ki ben bunu naçizane, "Bir numaralı Wilson Prensibi" olarak adlandırıyorum:Berücksichtigen Sie folgendes Prinzip, das ich bescheiden Wilsons Erstes Prinzip nenne:
Şu prensibi dikkate alın, ki ben bunu naçizane, "Bir numaralı Wilson Prensibi" olarak adlandırıyorum:Considerem o seguinte princípio, a que eu modestamente chamo o Primeiro Princípio de Wilson: (Risos)
Şu prensibi dikkate alın, ki ben bunu naçizane, "Bir numaralı Wilson Prensibi" olarak adlandırıyorum:Consideren el siguiente principio, que modestamente llamaré, el Primer Principio de Wilson:
Şu prensibi dikkate alın, ki ben bunu naçizane, "Bir numaralı Wilson Prensibi" olarak adlandırıyorum:Considérons le principe suivant, que j'appellerai avec modestie "Le Premier Principe de Wilson":
Şu prensibi dikkate alın, ki ben bunu naçizane, "Bir numaralı Wilson Prensibi" olarak adlandırıyorum:Gândiţi-vă la următorul principiu, pe care modest îl numesc Principiul Wilson Nr.
Şu prensibi dikkate alın, ki ben bunu naçizane, "Bir numaralı Wilson Prensibi" olarak adlandırıyorum:다음과 같은 원리를 생각해 봅시다, 저는 이것을 감희 '윌슨의 첫번째 원칙'이라고 하는데요: