Ve yine, biraz pratik ile bunu kafanızdan yapabilirdinizMár megint, ezt persze fejben is el lehetett volna végezni, ha az ember egy kicsit gyakorlott.
Ve yine, biraz pratik ile bunu kafanızdan yapabilirdinizІ ще раз, Ви могли б зробити це подумки трохи попрактикувавшись.
Ve yine, biraz pratik ile bunu kafanızdan yapabilirdinizОще един път, вероятно бихте могли да направите това във вашата глава с малко повече практика.
Ve yine, biraz pratik ile bunu kafanızdan yapabilirdinizومرة اخرى، يمكنك ان تقوم بهذا ذهنياً
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.A praticidade é um caso em que vale a pena ensinar as pessoas a fazer à mão.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.Deci, mă gândesc, practicalitatea ar fi un caz în care merită să-i înveți pe oameni să calculeze de mână.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.Ich denke, dass es sich aus diesem Grund lohnt, den Leuten das Rechnen von Hand beizubringen.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.Jadi kepraktisan adalah sebuah alasan di mana pengajaran berhitung secara manual masih dapat diterima.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.Je pense que l'aspect pratique est un cas où ça vaut le coup d'enseigner la méthode manuelle.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.그러니 제가 생각건데 실용성 사람들이 손으로 하는 것을 가르치는 데 가치가 있죠.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.Los aspectos prácticos son, creo, donde vale la pena enseñar a mano.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.Nên tôi nghĩ rằng tính thiết thực là một trường hợp đáng để dạy người ta tính tay.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.Praktisch nut is één geval waar het de moeite is om mensen manueel te leren.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.Takže myslím, že praktickosť je jeden prípad, kedy sa to oplatí učiť ľudí počítať ručne.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.Tehát a praktikusság az egyik eset, amikor érdemes kézi számítást tanítani.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.To ten jeden przypadek w którym warto nauczyć ludzi ręcznego liczenia.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.Вот это, я думаю, как раз тот случай, когда надо учить людей считать вручную.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.לכן אני סבור שמעשיות היא מקרה אחד שבו ראוי ללמד אנשים להשתמש בידיים.
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.وهذه احدى الحالات التي تستوجب الحساب اليدوي
Yani pratik olmak elle hesap yapmayı işe yarar kılan durumlardan biridir.教える価値はあると思います 手で計算することで ためにもなる
Yani pratik yapabilirsiniz.Ça m'entraînera.
Yani pratik yapabilirsiniz.Então eu posso praticar.
Yani pratik yapabilirsiniz.Para que pueda practicar.
Yani pratik yapabilirsiniz.Vì vậy, tôi có thể thực hành.
Yani pratik yapabilirsiniz.אז אני יכול להתאמן.
Yani pratik yapabilirsiniz.حتى أستطيع ممارسة.
Yani pratik yapabilirsiniz.ダムつまり、さあ。
Yani sadece bir elektron konfigürasyonları anlamaya sadece biraz pratik unsurları çift.Also lasst uns einfach die Elektron-Konfigurationen von ein paar Elementen üben.
Yani sadece bir elektron konfigürasyonları anlamaya sadece biraz pratik unsurları çift.Consideriamo le configurazioni elettroniche di un paio di elementi per fare un po' di pratica.
Yani sadece bir elektron konfigürasyonları anlamaya sadece biraz pratik unsurları çift.Então vamos somente descobrir as configurações eletrônicas de alguns elementos só por um pouco de prática.
Yani sadece bir elektron konfigürasyonları anlamaya sadece biraz pratik unsurları çift.Entoces vamos a descubrir la configuración electrónica de unos cuantos elementos solo por un poco de práctica.
Yani sadece bir elektron konfigürasyonları anlamaya sadece biraz pratik unsurları çift.자, 몇몇 원소들의 전자 배치를 알아 보시다. 연습삼아서
Yani sadece bir elektron konfigürasyonları anlamaya sadece biraz pratik unsurları çift.Takže pojďme si vypočítat elektronovou konfiguraci pár prvků jen tak pro procvičení.
Yani sadece bir elektron konfigürasyonları anlamaya sadece biraz pratik unsurları çift.Давайте, пока что, определим электронные конфигурации нескольких элементов в качестве тренировки.
Yani sadece bir elektron konfigürasyonları anlamaya sadece biraz pratik unsurları çift.Давайте розберемося із конфігураціями електронів кількох елементів для того, щоб трішки повправлятися в цьому.
Yani sadece bir elektron konfigürasyonları anlamaya sadece biraz pratik unsurları çift.لنحاول ايجاد الترتيب الالكتروني لبعض العناصر فقط للتدريب
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.Come potete immaginare, uno degli aspetti che caratterizzano il carcere è l'ingegnosità.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.După cum vedeți, unul din aspectele definitorii ale închisorii este ingeniozitatea.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.Jadi mungkin Anda dapat melihat, salah satu aspek dari penjara adalah kecerdikan.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.Jednym z decydujących aspektów więziennego życia jest pomysłowość.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.그러니까 사람들이 수감생활을 정의하는 것들 중 하나로써 독창성을 말할 수 있습니다.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.Man kann sich also vorstellen, dass einer der wichtigsten Aspekte im Gefängnisleben Einfallsreichtum ist.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.Por isso, como podem ver, um dos aspetos que definem a vida na prisão é a engenhosidade.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.Så I kan nok se, at en af de afgørende sider ved livet i fængslet er opfindsomhed.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.Se nota entonces que uno de los aspectos que define la vida en prisión es el ingenio.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.Szóval, ahogy valószínűleg kitalálták, a börtönélet egyik meghatározó része a találékonyság.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.Takže asi tušíte, že nejpodstatnějším předpokladem pobytu v kriminále je vynalézavost.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.Và bạn có thể nói rằng, một trong những khía cạnh đặc trưng của cuộc sống trong tù là sự khôn khéo.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.Как вы видите, один из определяющих аспектов тюремной жизни — это находчивость.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.إذن و كما تلاحظون، أحد الجوانب المحدّدة لحياة السجن هي البراعة.
Yani sizin de fark edebileceğiniz gibi, hapishanenin belirleyici özelliklerinden biri de pratik zekadır.創意工夫が必要となります 手段は違えど
Yüzlerce saat araştırma ve pratik gerektirir.Are la bază sute de ore de cercetare, de practică.
Yüzlerce saat araştırma ve pratik gerektirir.Baseia-se em centenas de horas de pesquisa, de prática.
Yüzlerce saat araştırma ve pratik gerektirir.Butuh ratusan jam penelitian dan latihan.
Yüzlerce saat araştırma ve pratik gerektirir.Det handlar om hundratals timmars utforskande och övande.
Yüzlerce saat araştırma ve pratik gerektirir.E' basata su centinaia di ore di ricerca, di pratica.
Yüzlerce saat araştırma ve pratik gerektirir.Elle se fonde sur des centaines d'heures de recherche, de pratique.
Yüzlerce saat araştırma ve pratik gerektirir.Honderden uren research en oefening zijn nodig.
Yüzlerce saat araştırma ve pratik gerektirir.Je založená na hodinách výskumu a praxe.
Yüzlerce saat araştırma ve pratik gerektirir.Je založená na stovkách hodin výzkumu, a praxe.