Ana içeriğe geç
Sözlük

potansiyeli ile cümle

potansiyeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Yerpotansiyeli (geo-potential), Dünya'nın kütleçekimsel potansiyelidir.ジオポテンシャル(Geopotential)とは、地球の重力ポテンシャルである。
Yıllık ziyaretçi potansiyeli 2000 kişi civarındadır.例年、約2000人にも及ぶ来場者が訪れる。
Sonuç olarak, siyah cisim foton gazının kimyasal potansiyeli sıfırdır.すなわち、黒体輻射における光子気体の化学ポテンシャルはゼロである。
Karasu Limanının Karadeniz limanlarına eklemlenme potansiyeli bulunmaktadır.その他、久里浜港・館山港に寄港する場合もある。
Kurosava senaryodaki potansiyeli gördü.徹子にはテレビの可能性を教えてくれた。
Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yayla turizmi potansiyeline sahiptir.2月、7月と2度のアジアツアー敢行。
Spectre, bulut sağlayıcılar üzerinde Meltdown'dan daha büyük bir etki yapma potansiyeline sahiptir.而且,对于云提供商而言,Spectre比Meltdown影响更大。
Balıkçılık potansiyeli, özellikle ıstakoz ve ton balığı, tamamen işlenmemektedir.但是,漁獲大多是龍蝦和金槍魚,並沒有得到充分利用。
Çokluğun sayılabilir kalabalıklara dönüşmesi için potansiyelinin edime dönüşmesi gerekmektedir.希望她們能夠成為一個能夠滋潤人們想法的團體。
Ayrıca parçacık kuantum potansiyelinin etkisi altında hareket etmelidir.該結構還能起到傳遞細胞收縮張力的作用。
1,2: Satış potansiyelini artırır.2007년 : 1차 지명 가능 선수의 수가 2명으로 늘어났다.
Bu hesaplamada gazların Küresel Isınma Potansiyeli (Global Warming Potential) gözönünde bulundurulur.이 온실기체가 온실효과에 미치는 기여도를 숫자로 표현한 것이 지구온난화지수(global warming potential: GWP)이다.
Mavi yılankökü farklı belirtiler için kullanılır ve daha yüksek toksik potansiyeli bulunmaktadır.메틸렌 블루는 비뇨기 진통제로 널리 사용되며 그 외에도 다양한 용도로 사용된다.
Tm-171 izotopu ise bir enerji kaynağı olarak kullanılma potansiyeline sahiptir.האיזוטופ הבלתי יציב 171Tm יכול להוות מקור אנרגיה.
Kişinin eğitiminin, çalışmalarının, yeteneklerinin, deneyimlerinin ve potansiyelinin kapsamlı bir özetidir.למצות את יכולת העבודה של האדם, את הכישורים שלו ואת הפוטנציאל שלו.
Çok ilerlemiş olup dönüşüm potansiyeli yüksek olduğunda.ידעתי שדברים גדולים עשויים לקרות ברגע שאני בכושר.
Sosyalizmin potansiyelini tam olarak kullanma amacıyla mı?האם הוא יכול בהתאם להבין את כל הסוגיות החברתיות?
Bu genişlik manyetik sıkışma potansiyelin eğriliği tarafından belirlenir.יכולת זו מסופקת על ידי חקר הרמה הפונקציונלית של התהליך.
McIntyre şarkının "muhteşem pop müzik" olduğunu söyledi ve şarkının başarı potansiyelinin olduğunu belirtti.יו מקינטייר, ממגזין פורבס, אמר שהשיר הוא "מוזיקת פופ נהדרת", וציין שיש לו פוטנציאל להצלחה.
Bölge, en az komşusu kadar geniş bir turizm potansiyeline sahiptir.Страната разполага с по-слабо развит туристически сектор в сравнение със съседните страни.
Turizm potansiyeline sahiptir.Има потенциал за развитието на туризъм.
Yerpotansiyeli (geo-potential), Dünya'nın kütleçekimsel potansiyelidir.Пропаст (геология) – особеност на земния релеф.
Ege Bölgesi turizm potansiyeli olarak Türkiye'de Akdeniz Bölgesinden sonra gelmektedir.Беломорския регион е част от туристически потенциал в Турция, подобно на Средиземноморския регион.
Bu pillerin avantajı, lityumun en yüksek negatif standart redüksiyon potansiyeline sahip olmasıdır.Prednost ovakvih vrsta baterija je da litij ima visoku negativni standardni redukcijski potencijal.
Kırcaali Barajı büyük bir turizm potansiyeline sahiptir.Sam park ima veliki turistički potencijal.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, büyük bir tarım potansiyeline sahiptir.Lokalita na okraji Mníchova ponúkala veľký potenciál.
Membran potansiyeli iki temel faktörden meydana gelir; difüzyon ve elektriksel kuvvet.Reliance Design existuje vo dvoch variantoch – Desktop a Enterprise.
Ankaragücü, taraftar potansiyeli bakımından rakibine her zaman üstünlük kurmuştur.Vedno se je poročila politično ter tako za svoje kraljestvo vedno želela poiskati najbolj optimalno rešitev.
Balıkçılık potansiyeli, özellikle ıstakoz ve ton balığı, tamamen işlenmemektedir.Razvrščanje žarkoplavutaric, in seveda vseh ostalih vrst rib, še vedno ni povsem dorečeno.
Bu aşamada; Oluşacak durumların krize dönüşebilecek bir potansiyeli var mıdır?Kerkib küsimus: kas sellises olukorras on õiglane sõda üldse võimalik?
Sualtı petrol ve gaz boru hatları potansiyeli artan çevresel tehditleri ileri sürülmüştür.Läbipaistvad gaasi/auru läbilaskvuse barjäärid.
Fakat BCS Teorisi çekim için sadece orijinden bağımsız olarak potansiyelin olmasını gerektirir.Üldiselt rääkides vajab BCS-teooria vaid seda, et potentsiaal oleks tõmbuv, sõltumata allikast.
Sebze meyve alanları potansiyeli oldukça yüksektir.Soła üleujutuste potentsiaal on väga suur.
Türkiye halen hidroelektrik potansiyelini ekonomik olarak kullanamamaktadır.Tadžikistan ei suuda siiski oma elektrienergiavajadust ise katta.
Cooper bağlanmanın zayıflığının önemi olmayan çekici potansiyelin varlığında olduğunu göstermiştir.Cooper näitas, et selline paardumine toimub, kui on olemas kuitahes nõrk tõmbav potentsiaal.
Sosyalizmin potansiyelini tam olarak kullanma amacıyla mı?Lõimingu võimalusi sotsiaalainetes.
Bütün aksonlardaki aksiyon potansiyeli her zaman aynı ölçüde ve hızdadır.Vastaspindadel olevad sisejõud on alati arvuliselt võrdsed ja vastassuunalised.
Kütle, elektriksel yük, sıcaklık ve bir ortamdaki bir noktanın elektrik potansiyeli skaler niceliklerdir.Punkti temperatuur ja elektriline potentsiaal mingis keskkonnas on skalaarid.
Aklında düsünmeyi bir türlü bırakamadığı birsey vardı ve kimse onlardaki potansiyeli göremese bile.Było w niej coś takiego, co nie przestawało go nękać. I chociaż nikt inny nie dostrzegał w nich potencjału.
Aklında düsünmeyi bir türlü bırakamadığı birsey vardı ve kimse onlardaki potansiyeli göremese bile.Er was iets mee, waardoor hij er steeds moest aan denken...
Aklında düsünmeyi bir türlü bırakamadığı birsey vardı ve kimse onlardaki potansiyeli göremese bile.Υπήρχε κάτι σ" αυτό που δε μπορούσε να σταματήσει να σκέφτεται.
Alttaki yeşil iz sinek beynindeki bir nöronun Membran Potansiyeli.Alul, a zöld grafikon a légy agyában kiszemelt neuron membránpotenciálját mutatja.
Alttaki yeşil iz sinek beynindeki bir nöronun Membran Potansiyeli.Bettina Schnell. O traço verde no fundo é o potencial de membrana de um neurónio no cérebro da mosca.
Alttaki yeşil iz sinek beynindeki bir nöronun Membran Potansiyeli.De groene lijn onderaan is het membraanpotentiaal van een neuron in de vliegenhersenen.
Alttaki yeşil iz sinek beynindeki bir nöronun Membran Potansiyeli.Die grüne Spur unten ist das Membranpotential einer Nervenzelle im Gehirn einer Fliege.
Alttaki yeşil iz sinek beynindeki bir nöronun Membran Potansiyeli.Jejak hijau dibagian bawah adalah potensial membran dari sebuah neuron di otak lalat,
Alttaki yeşil iz sinek beynindeki bir nöronun Membran Potansiyeli.아래의 녹색 그래프가 파리 뇌에 있는 뉴론 막의 위치 변화를 표시한 것입니다.
Alttaki yeşil iz sinek beynindeki bir nöronun Membran Potansiyeli.Zelená stopa dole je membránový potenciál neuronu v muším mozku.
Alttaki yeşil iz sinek beynindeki bir nöronun Membran Potansiyeli.המעקב הירוק בתחתית הוא פוטנציאל הממברנה של נוירון במוח של הזבוב,
Alttaki yeşil iz sinek beynindeki bir nöronun Membran Potansiyeli.البقايا الخضراء في الأسفل هي الغشاء المحتمل للخلية العصبية في دماغ الذبابة
Alttaki yeşil iz sinek beynindeki bir nöronun Membran Potansiyeli.ハエの脳細胞の膜電位だ。 ほら、ハエが飛び始めたよ。
Ama cismin artık iş yapabilecek bir potansiyeli var.Ale má spoustu potenciálu k vykonávání práce.
Ama cismin artık iş yapabilecek bir potansiyeli var.일을 할 능력이 많습니다
Ama cismin artık iş yapabilecek bir potansiyeli var.Natomiast ma mnóstwo potencjału, aby wykonać pracę.
Ama cismin artık iş yapabilecek bir potansiyeli var.Але в нього є багато потенціалу, щоб робити роботу.
Ama cismin artık iş yapabilecek bir potansiyeli var.אבל עכשיו יש לו יכולת לבצע עבודה.
Ama gözüküyor, potansiyelin var olduğuna dahil bir bu işaret, tamam mı?Ale hlavní je, ža tu je nìjaký potenciál, OK?
Ama gözüküyor, potansiyelin var olduğuna dahil bir bu işaret, tamam mı?Bistvo je, da obstaja tukaj potencial, prav?
Ama gözüküyor, potansiyelin var olduğuna dahil bir bu işaret, tamam mı?Dar ideea e că există potenţial, în regulă?
Ama gözüküyor, potansiyelin var olduğuna dahil bir bu işaret, tamam mı?Maar kijk, het punt is dat er potentieel is, ok ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
potansiyeli ile cümle - Sayfa 6 - potansiyeli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App