poster ile cümle
poster kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yıl, 14 Mart'ta, bu posteri Facebook'a koydum.في 14 مارس لهذا العام قمت بعمل مشاركة علي الفيس بوك.
Bu yıl, 14 Mart'ta, bu posteri Facebook'a koydum.このポスターを投稿しました 写っているのは私と
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.100.000 de afişe au fost tipărite anul acesta.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.100.000 posters zijn er dit jaar gedrukt.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.100.000 tấm áp phích đã được in năm nay.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.Cem mil pôsteres foram impressos este ano.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.Ebben az évben százezer posztert nyomtattunk ki.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.Einhunderttausend Poster wurden in diesem Jahr gedruckt.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.Inside Out. " 100 000 posters ont été imprimés cette année.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.올해는 만개 정도의 포스터가 출력되었습니다.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.Se han impreso cien mil pósteres este año.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.Seratus ribu poster telah dicetak tahun ini.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.Sono stati stampati 100 000 poster quest'anno.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.Tento rok jsme vytiskli sto tisíc plakátů.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.Tento rok sa vytlačilo stotisíc plagátov .
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.W ciągu minionego roku wydrukowaliśmy 100 tys. plakatów.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.Φέτος εκτυπώσαμε 100.000 αφίσες.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.Сто тысяч постеров было распечатано в этом году.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.Сто хиляди плакати бяха отпечатани тази година.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.Цього року було надруковано сто тисяч плакатів.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.מאה אלף פוסטרים הודפסו השנה.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.تمت طباعة 100,000 ملصق هذه السنة.
Bu yıl yüz bin adet poster basıldı.こんなポスターです 見てください
Çocuğun göğsündeki posterde "Tayvan'ı seviyorum ve nükleer kazaları istemiyorum" yazmaktadır.El cartel que porta el niño dice: "Amo Taiwán, y no quiero incidentes nucleares".
Çocuğun göğsündeki posterde "Tayvan'ı seviyorum ve nükleer kazaları istemiyorum" yazmaktadır.On peut lire sur l'affiche que porte le garçon " J'aime Taïwan et je ne veux pas de catastrophes nucléaires".
Çocuğun göğsündeki posterde "Tayvan'ı seviyorum ve nükleer kazaları istemiyorum" yazmaktadır.На листовке, которую держит мальчик, можно прочитать «Я люблю Тайвань и не хочу ядерной катастрофы».
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.Csak csináltam néhány fotót a gyerekekről, és másnap visszajöttem a poszterekkel és kiraktuk őket.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.Ho fatto alcune foto dei ragazzi, il giorno dopo ho portato i poster e li abbiamo incollati.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.Ik nam gewoon wat foto's van de kinderen en kwam de volgende dag met de posters die we opplakten.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.아이들의 사진을 몇 장 찍어서 다음날 포스터로 만들어 와 그걸 붙였습니다.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.Le-am făcut doar câteva fotografii, iar în ziua următoare am venit cu postere și le-am lipit.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.Len som odfotil pár detí a na ďalší deň som mal plagáty, ktoré sme vylepili.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.Saya mengambil foto beberapa anak, lalu hari berikutnya saya datang dengan poster yang lantas kami tempelkan.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.Tomé algunas fotos de los niños y al día siguiente volví con los carteles y los pegamos.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.Udělal jsem jen pár fotek těch děcek, a další den jsme přišli s plakáty a nalepili je.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.Zrobiłem kilka fotografii dziecięcych i następnego dnia rozklejałem już plakaty z nimi.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.Έβγαλα απλά μερικές φωτογραφίες των παιδιών, και την επόμενη μέρα ήρθα με τις αφίσες και τις επικολλήσαμε.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.Направих им няколко снимки и на следващия ден залепихме плакатите.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.Просто сфотографировал их и приклеил фотографии на следующий день.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.צילמתי מספר צילומים של הילדים, ולמחרת הגעתי עם הפוסטרים והדבקנו אותם.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.فقط التقطت بعض الصور للاطفال, وفي اليوم التالي جلبت الملصقات وبدأنا لصقها.
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.我淨系拍左幾張小朋友嘅相, 第二日我攞住張海報過黎,貼上去。
Çocukların birkaç fotoğrafını çektim, sonraki gün posterlerle çıkageldim ve onları yapıştırdık.次の日 ポスターにして貼りました その次の日には 傷がありましたが
Çoğu zaman, posterler tasarlarım ve onları Facebook'ta yayınlarım. Arkadaşlarım beğenirler veya beğenmezler.La plupart du temps, je fais des posters, je les mets sur Facebook, mes amis les aiment, ne les aiment pas,
Çoğu zaman, posterler tasarlarım ve onları Facebook'ta yayınlarım. Arkadaşlarım beğenirler veya beğenmezler.Meestal als ik posters op Facebook zet, vinden mijn vrienden het leuk, of niet leuk.
Çoğu zaman, posterler tasarlarım ve onları Facebook'ta yayınlarım. Arkadaşlarım beğenirler veya beğenmezler.Meistens mache ich Poster und poste sie auf Facebook; meine Freunde liken sie oder liken sie nicht.
Çoğu zaman, posterler tasarlarım ve onları Facebook'ta yayınlarım.대부분 제가 포스터를 만들고페이스북에 올릴 때마다,
Çoğu zaman, posterler tasarlarım ve onları Facebook'ta yayınlarım.Väčšinou dávam svoje plagáty na Facebook.
Çoğu zaman, posterler tasarlarım ve onları Facebook'ta yayınlarım.Většinu času dělám plakáty, dávám je na Facebook.
Çoğu zaman, posterler tasarlarım ve onları Facebook'ta yayınlarım.Zazwyczaj tworzę plakaty i rozpowszechniam na Facebooku.
Çoğu zaman, posterler tasarlarım ve onları Facebook'ta yayınlarım.Большинство моих плакатов я выставляю в Facebook.
Çoğu zaman, posterler tasarlarım ve onları Facebook'ta yayınlarım.רוב הזמן, אני מעצב כרזות, ומעלה אותן לפייסבוק.
Çoğu zaman, posterler tasarlarım ve onları Facebook'ta yayınlarım.في غالب الاحيان، اصنع الملصقات، وأشاركهم علي الفيس بوك،
Çoğu zaman, posterler tasarlarım ve onları Facebook'ta yayınlarım.友だちの反応を見ますが
Daha bu hafta, metro istasyonunda cihadı barbarlık olarak tanımlayan posterler asılmıştı.Cette semaine, des posters sont apparus dans le métro new-yorkais décrivant le djihad comme sauvage.
Daha bu hafta, metro istasyonunda cihadı barbarlık olarak tanımlayan posterler asılmıştı.Justo esta semana se han colocado carteles en las estaciones del metro que describen a la yihad como salvaje.
Daha bu hafta, metro istasyonunda cihadı barbarlık olarak tanımlayan posterler asılmıştı.이번 주에는 지하드를 야만적이라고 묘사한 포스터들이 지하철역에서 사라졌습니다.
Daha bu hafta, metro istasyonunda cihadı barbarlık olarak tanımlayan posterler asılmıştı.Verleden week hingen er posters in metrostations die jihad als beestachtig bestempelen.
Daha bu hafta, metro istasyonunda cihadı barbarlık olarak tanımlayan posterler asılmıştı.W tym tygodniu, na stacjach metra zawisły tam plakaty, opisujące dżihad jako brutalny.
Daha bu hafta, metro istasyonunda cihadı barbarlık olarak tanımlayan posterler asılmıştı.Zrovna tento týden, se ve stanici v metra v New Yorku objevily plakáty, které popisují džihád jako krutý.