Boeun'un bir tarafı büyük poposu var!بويون تشذّب عقبها الوسطي
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.Așa că, în acest context, "Cap de fund. Vă rog ajutați." este o contravenire benignă.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.A v tomto kontextu: "Prdeloksicht. Prosím pomozte" je neškodné násilí.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.Dentro desse contexto, "Cabeça de cu. Por favor, ajude-me" é uma violação benigna.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.Donc dans ce contexte, "Tête de con. Aidez-moi s'il vous plaît" est une transgression bénigne.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.En ese contexto, "Cabeza de trasero. Por favor, ayúdeme", es una violación benigna.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.In deze context is "Zo dom als een achterste. Help." een goedaardige inbreuk.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.Innerhalb dieses Kontextes ist "Arschgesicht. Hilfe!" eine gutartige Störung.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.In questo contesto, "Testa di cazzo. Per favore aiutami." è una violazione innocua.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.이런 문맥 아래, "엉덩이 머리를 가졌어요. 부디 도와주세요."는 얌전한 위반입니다.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.Và cũng trong bối cãnh đó, "Đầu đất, giúp tôi với." cũng là một sự vi phạm ôn hòa.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.W tym kontekście "Dupek. Proszę o pomoc" to łagodne zakłócenie.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.Στο πλαίσιο " Κωλοκέφαλος. Παρακαλώ βοηθήστε" είναι μια καλοπροαίρετη παραβίαση.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.В этом контексте "Задницеголовый. Пожалуйста, помогите" — безвредное нарушение.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.Тож у контексті "Дупа-замість-голови. Будь ласка, допоможіть". маємо добродушне паплюження.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.אז בתוך ההקשר הזה, "ראש-תחת בבקשה עזרו לי". הוא עבירה קטנה.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.وأيضا من خلال محتوى "الرأس-المؤخرة، أرجو المساعدة" هذا انتهاك.
Bu içerikte, " Popo-baş lütfen yardım edin " bu iyi huylu şiddettir.これは許される違反です でも これをニューヨーカーに載せるとなると...
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.A preto vezmeme tuk z nášho zadku a vpichneme ho do líca.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Bởi điều chúng ta làm là lấy mỡ từ mông chúng ta và đặt nó vào gò má.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Dar nu merge, pentru că ne luăm grăsimea de pe fund şi ne-o punem în obraji.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Denn was wir machen, ist Fett von unseren Hintern zu nehmen und es in unsere Wangen zu spritzen.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Eftersom vad vi gör är att vi tar fett från våra arslen och implanterar det i våra kinder.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Fordi det vi gør er at vi tager fedtet fra vores mås og putter det i vores kinder.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Karena yang kita lakukan hanya memindahkan lemak dari pinggul ke pipi.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Ker, jemljemo maščobo iz naših zadnjic in jo dajemo v naša lica.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.왜냐하면 그건 엉덩이에서 지방을 빼서 뺨에 넣는거나 마찬가지니까요.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Koska me otamme rasvaa pyllystä ja laitamme sen poskiin.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Mert mit is csinálunk? A fenekünkről leszívatjuk, majd a pofinkba pumpáltatjuk a zsírt.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Parce que ce que nous faisons, c'est de prendre la graisse de nos derrières et de la mettre dans nos joues.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Perché quello che facciamo è prendere grasso dai nostri didietro e metterlo sulle nostre guance.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Ponieważ bierzemy tłuszcz z naszych tyłków i wkładamy go w nasze policzki.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Porque nos quitamos la grasa del trasero y nos la ponemos en las mejillas.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Porque o que fazemos é tirar gordura do traseiro e colocá-la nas bochechas.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Protože my bereme tuk ze svých zadků a dáváme si ho do tváří.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.We halen vet weg van onze kont en stoppen dat in onze wangen.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Επειδή αυτό που κάνουμε είναι να παίρνουμε λίπος από τον πισινό και να το βάζουμε στα μάγουλα.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Защото така ние взимаме мазнини от долната част на телата ни и си я слагаме в бузите.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Потому что, как мы поступаем? Берем жир из попы и переносим его на щеки.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Тому що ми беремо жир з сідниць і переносимо його на щоки.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.שכן מה שאנו עושים זה לשאוב שומן מהישבן ומזריקים אותו ללחיים.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.لأن ما نفعله هو أننا نأخذ الدهون من مؤخرتنا ونضعها فى وجنتنا .
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.それを頬に移植しているのです -会場(笑)
Daha bir kaç dakika önce, popomu siliyorlardı, çünkü ilk defa kakakı yapabildim... [güler]I nawet parę minut temu, gdy podcierałem sobie pupę, ponieważ zrobiłem pierwszą kupę... [śmieje się]
Daha bir kaç dakika önce, popomu siliyorlardı, çünkü ilk defa kakakı yapabildim... [güler]I před pěti minutami, jen mi utřeli zadek, protože jsme byl prvně na velké... [směje se pro sebe]
Daha bir kaç dakika önce, popomu siliyorlardı, çünkü ilk defa kakakı yapabildim... [güler]Juuri muutama minuutti sitten he pyyhkivät takapuoleni, kun ulostin ensimmäisen kerran... [nauraa]
Daha bir kaç dakika önce, popomu siliyorlardı, çünkü ilk defa kakakı yapabildim... [güler]불과 몇 분 전에 제 엉덩이를 닦아주고 가셨거든요. 거의 일주일만에 처음으로 볼일을...
Daha bir kaç dakika önce, popomu siliyorlardı, çünkü ilk defa kakakı yapabildim... [güler]Να φανταστείτε, λίγα λεπτά πριν, με σκούπιζαν, γιατί ενεργήθηκα για πρώτη--πρώτη φορά... [χασκογελά]
Daha bir kaç dakika önce, popomu siliyorlardı, çünkü ilk defa kakakı yapabildim... [güler]Всего несколько минут назад мне нужно было подтереться, я впервые сходил в туалет [смеется]
Daha bir kaç dakika önce, popomu siliyorlardı, çünkü ilk defa kakakı yapabildim... [güler]وحتى قبل بضع دقائق، كنت أطهر نفسي، لأنني للمرة الأولى-- للمرة الأولى أقضي حاجتي...
Daha bir kaç dakika önce, popomu siliyorlardı, çünkü ilk defa kakakı yapabildim... [güler]もらいました 最初の...最初の うんちが出たから [笑]
Dur artık! Dur dedim! Orantısız popolu... orantısız popolu...Ça fait mal ?
Dur artık! Dur dedim! Orantısız popolu... orantısız popolu...Kaj boste naredili s tem?
Dur dedim! Orantısız popolu... orantısız popolu...Hei, hentikan! berat sebelah pantat ~ berat sebelah pantat ~
Dur dedim! Orantısız popolu... orantısız popolu...Hei, hentikan! berat sebelah pantat ~ berat sebelah pantat ~
Duyamıyorsan sorun var. Popoff'a ne yapacağını karısı söylüyordu. Kablosuz bir kulaklığı vardı.Il a consacré toute sa vie à déboulonner les médiums.
Hadi, mükemmele yakın bir dünya yaratmak için, popomuzu kaldırıp, kolları sıvayarak tutkuyla işe koyulalım.Chúng ta hãy cùng xắn tay áo lên và làm việc, một cách thật nhiệt tình, để tạo ra một thế giới hoàn hảo.
Hadi, mükemmele yakın bir dünya yaratmak için, popomuzu kaldırıp, kolları sıvayarak tutkuyla işe koyulalım.우리 모두 자리를 박차고 일어나, 소매를 걷어 올리고, 열정적으로, 일합시다. 거의 완벽한 세상을 만드는 일을 위해 일합시다.
Hadi, mükemmele yakın bir dünya yaratmak için, popomuzu kaldırıp, kolları sıvayarak tutkuyla işe koyulalım.Lad os komme op af sofaen, rul ærmerne op og kom i gang, passionerede om at skabe en næsten perfekt verden.
Hadi, mükemmele yakın bir dünya yaratmak için, popomuzu kaldırıp, kolları sıvayarak tutkuyla işe koyulalım.Rozhýbme sa, vyhrňme si rukávy a pusťme sa do práce, vášnivo, a vytvorme takmer dokonalý svet.