politikacılar ile cümle
politikacılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Sonra da tabi ki diğer tarafta da aşırıcılar ve politikacılar tarafından kullanıldı.А потом конечно же, они были использованы экстремистами и политиками другой стороны.
Sonra da tabi ki diğer tarafta da aşırıcılar ve politikacılar tarafından kullanıldı.И после, разбира се, те бяха използвани от екстремисти и политици от другата страна.
Sonra da tabi ki diğer tarafta da aşırıcılar ve politikacılar tarafından kullanıldı.Потім, звісно, вони були використані екстремістами та політиками з іншої сторони.
Sonra da tabi ki diğer tarafta da aşırıcılar ve politikacılar tarafından kullanıldı.ואז, כמובן, הם נוצלו על ידי קיצוניים ופוליטיקאים בצד השני.
Sonra da tabi ki diğer tarafta da aşırıcılar ve politikacılar tarafından kullanıldı.ثم، بالطبع، إستغلها المتطرفين و السياسيين من الجانب الآخر.
Sonra da tabi ki diğer tarafta da aşırıcılar ve politikacılar tarafından kullanıldı.イスラム側の過激派と政治家たちにも利用された 目的は論争を引き起こすこと
Talep tarafı ise genelde politikacılar, bürokratlar ve gayri ihtiyari gücü elinde tutanlar.A popyt to głównie politycy, biurokraci oraz ci, którym dana została władza wykonawcza.
Talep tarafı ise genelde politikacılar, bürokratlar ve gayri ihtiyari gücü elinde tutanlar.Côté demande, principalement des politiciens, des bureaucrates et ceux qui ont un pouvoir qui leur est confié.
Talep tarafı ise genelde politikacılar, bürokratlar ve gayri ihtiyari gücü elinde tutanlar.그리고 수요측의 대부분은 정치인, 관료, 그리고 그들과 함께 자유재량의 권력을 가진 사람들입니다.
Talep tarafı ise genelde politikacılar, bürokratlar ve gayri ihtiyari gücü elinde tutanlar.Và bên cầu chủ yếu là các chính trị gia, quan chức và những người có thế lực.
Talep tarafı ise genelde politikacılar, bürokratlar ve gayri ihtiyari gücü elinde tutanlar.Y la demanda en su mayoría de políticos, burócratas y los que tienen poder discrecional a su disposición.
Talep tarafı ise genelde politikacılar, bürokratlar ve gayri ihtiyari gücü elinde tutanlar.А сторону спроса представляют, в основном, политики, бюрократы и все кто обременен какой-либо властью.
Talep tarafı ise genelde politikacılar, bürokratlar ve gayri ihtiyari gücü elinde tutanlar.ואילו בצד הביקוש יש בעיקר פוליטיקאים, ביורוקרטים, ואלה שכושר השיפוט הוענק להם.
Talep tarafı ise genelde politikacılar, bürokratlar ve gayri ihtiyari gücü elinde tutanlar.وبكون جانب الطلب أكثر من السياسيين والبيروقراطين و الذين لديهم سلطة تقديرية مخولة لهم
Talep tarafı ise genelde politikacılar, bürokratlar ve gayri ihtiyari gücü elinde tutanlar.自由裁量が与えられた 主に政治家や官僚がいます。 世界銀行の推計によると
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.Aşa că, în acest birou, nu mai lucrezi la birou, ca un politician.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.Así es que, en esta oficina no se trabaja en un escritorio como un político.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.Donc, dans ce bureau, on ne travaille plus à son bureau, comme un homme politique.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.In diesem Büro arbeitet man nicht mehr an seinem Schreibtisch, wie ein Politiker.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.그래서 이 공간에서는 정치인처럼 책상에 앉아 일하지 않아도 됩니다.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.Quindi, in questo ufficio, non lavorate più alla scrivania, come un politico.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.Tak więc w tym biurze nie pracujecie już przy biurku, jak politycy.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.Έτσι, σε αυτό το γραφείο δεν θα δουλεύεις πια σε ένα έπιπλο, σαν ένας πολιτικός.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.В този офис вече не работиш на бюрото си като политик.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.В этом офисе, вы больше не сидите за столом, как бюрократ.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.לכן, במשרד הזה, אתה לא עובד יותר ליד השולחן, כמו פוליטיקאי.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.إذن، في هذا المكتب، لم تعد تعمل في مكتبك ، مثل السياسيين.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.政治家のように机に向かって働く必要はありません 座ったり 寝たり 遊んだり
Ve bu sahip olduğunuz bir şey değil, politikacıların sahip olduğu bir şey değil.A nevlastníš ju ty, a nevlastnia ju ani politici.
Ve bu sahip olduğunuz bir şey değil, politikacıların sahip olduğu bir şey değil.E non sei tu a possederlo, o i politici.
Ve bu sahip olduğunuz bir şey değil, politikacıların sahip olduğu bir şey değil.Et il n'est pas à vous, ou aux politiciens.
Ve bu sahip olduğunuz bir şey değil, politikacıların sahip olduğu bir şey değil.Şi nu este tu care deţine o, şi nu politicieni care deţine o.
Ve bu sahip olduğunuz bir şey değil, politikacıların sahip olduğu bir şey değil.Und das gehört nicht Ihnen, und nicht den Politikern.
Ve bu sahip olduğunuz bir şey değil, politikacıların sahip olduğu bir şey değil.Y no es que ustedes son dueños, y los políticos también.
Ve bu sahip olduğunuz bir şey değil, politikacıların sahip olduğu bir şey değil.Και δεν ανήκει σε εσένα, ούτε στους πολιτικούς.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.-alltings rättvisa.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.A politici neustále hovoří o spravedlnosti.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Daar spreken politici altijd over.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.És a politikusok mindig az igazságról beszélnek.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Et les politiciens parlent toujours de justice.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.I politici parlano spesso di giustizia.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.I politycy wciąż mówią o sprawiedliwości.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Ja poliitikot aina puhuvat oikeudenmukaisuudesta.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.정치가들은 항상 정의에 대해 말하죠.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Og politikere taler altid om retfærdighed.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Os políticos falam sempre sobre justiça.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Politici stále rozprávajú o spravodlivosti.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Politiki vedno govorijo o pravičnosti.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Politikus selalu bicara soal keadilan.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Şi politicienii vorbesc întotdeauna despre justiţie.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Und Politiker sprechen immer über Gerechtigkeit.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Và những chính trị gia nói về công bằng
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Οι πολιτικοί μιλάνε πάντα για δικαιοσύνη.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Политики постоянно говорят о справедливости.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Политиците непрекъснато говорят за справедливост.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.Політики весь час говорять про справедливість.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.ופוליטיקאים תמיד מדברים על צדק.
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.السياسيون دوما يتحدثون عن العدالة
Ve politikacılar her zaman adaletten bahsediyor.私は正当性を固く信じていますが これは不可能だと思います
Ve son olarak politikacıları gerçekten ödüllendirmeliyiz.A nakonec musíme opravdu odměňovat politiky.