Ana içeriğe geç
Sözlük

politikacıların ile cümle

politikacıların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
15
HARF
7
HECE
8
ORT. KELİME
Bu olaya bazı politikacıların neden oldukları kabul edilmektedir.Some politicians are considered to have caused that incident.
Eğer politikacıların söylediğine inanırsan, bu gerçekten senin kendi hatan.If you believe what politicians say, it's really your own fault.
Ayrıca politikacıların çok yaşlı olduğunu düşünmüyor musunuz?Don't you also think that out politicians are too old?
Birçok insan ülkemiz politikacılarının yozlaşmış olduğuna inanıyor.Many people believe that our country's politicians are corrupt.
Politikacıların komik karikatürlerini çizerdi.He drew amusing caricatures of politicians.
2015 ve 2016 yılları arasında Skvernelis, Litvanya'nın en popüler politikacılarından biriydi.During 2015 and 2016, Skvernelis became one of the most popular politicians in Lithuania.
Bu analizler politikacıların karar vermesinde yardımcı olur.However, it makes sense for politicians to support these projects.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.But what politicians need is a range of options.
Politikacıların teknik bir bilgisi yok, dolayısıyla karar verirken bir faydaları da yok.Politicians have no technical understanding, and thus provide no value when arriving at a decision.
Biraz üzerinde düşünün ve politikacıların kim olduklarını ve ne için var olduklarını bilmek isteyin.Put a little thought into it, and demand to know what the politicians are, are actually for.
Ve bu sahip olduğunuz bir şey değil, politikacıların sahip olduğu bir şey değil.And it's not you owning it, and not politicians owning it.
Peki, anahatlarıyla bir tesisin politikacılarını hayal edin.So imagine that policymakers outlined a facility.
Yani, buradaki politikacıların onarmak için çok geç kalınmadan bunu anlamayacaklarını kastediyorum.So, we need something different, we need a different kind of solution.
Benzer şekilde uzak olan politikacıların sözleriyle sonlandırmama izin verin.Let me end it with words from politicians who were similarly distant.
Washington politikacılarına görünmez olan Afrikalı çocukların... ...ve ailelerinin farkına vardılar.They realized that these African children and families Were invisible to Washington policy makers
Politikacıların her konuda görüşleri vardır ama işe yarar hiçbir konuda bilgi sahibi değiller.Politicians have opinions about everything and information about nothing in particular.
Politikacılarınıza bu kesintilerin hayatlara mal olabileceğini söyleyebilirsiniz.You can tell politicians that these cuts [can cost] lives.
Politikacıların bu fikre rağbet edeceğini hayal edebiliyor musunuz?Can you picture the politicians ever buying into this?
Politikacıların bunu yaptığını düşünebilir miyim?Can I picture politicians doing it?
Częstochowa'nın en sağcı politikacılarından biridir.He is one of the most right-wing politicians from Częstochowa.
Bu analizler politikacıların karar vermesinde yardımcı olur.L'analyse de ces éléments aide à résoudre des enquêtes.
2015 ve 2016 yılları arasında Skvernelis, Litvanya'nın en popüler politikacılarından biriydi.Durante 2015 y 2016, Skvernelis se convirtió en uno de los políticos más populares de Lituania.
Bu analizler politikacıların karar vermesinde yardımcı olur.تبدو العاطفة قادرة على المساعدة في عملية صنع القرار.
CDU'nun en popüler yerel politikacıların biridir.وهو واحد من السياسيين المحليين الأكثر شعبية في حزب الاتحاد الديمقراطي المسيحي.
2015 ve 2016 yılları arasında Skvernelis, Litvanya'nın en popüler politikacılarından biriydi.Em 2015 e 2017, VHV foi uma das marcas de seguros alemãs mais populares.
Babası kentin önde gelen avukatlarından ve politikacılarındandı.Políticos e advogados eram proeminentes em sua família.
Babası kentin önde gelen avukatlarından ve politikacılarındandı.Tot zijn voorvaderen behoorden advocaten en politici.
CDU'nun en popüler yerel politikacıların biridir.Jde o jednoho z nejpopulárnějších politiků CDU.
Öğretmen olan annesi, Sırbistan'ın ünlü politikacılarından Svetozar Miletiç'in akrabasıydı.Matka byla také učitelka, a jejím příbuzným byl známý srbský politik Svetozar Miletić.
Öğretmen olan annesi, Sırbistan'ın ünlü politikacılarından Svetozar Miletiç'in akrabasıydı.Mama ei, Mileva, era profesoară înrudită cu proeminentu politician sârb Svetozar Miletić.
2015 ve 2016 yılları arasında Skvernelis, Litvanya'nın en popüler politikacılarından biriydi.În 2015 și 2017, VHV era una dintre cele mai populare mărci germane din categoria Asigurări.
Öğretmen olan annesi, Sırbistan'ın ünlü politikacılarından Svetozar Miletiç'in akrabasıydı.Η μητέρα της Μιλένα ήταν δασκάλα σχολείου και συγγενής της ήταν ο εξέχων Σέρβος πολιτικός Σβέτοζαρ Μίλετιτς.
2015 ve 2016 yılları arasında Skvernelis, Litvanya'nın en popüler politikacılarından biriydi.I 2015, 2017 og 2018 var VHV et af de mest populære tyske forsikringsmærker.
Politikacıların Frizce konuşmalarına izin verilmiştir ve resmi toplantılarda bütün bunlar kayda alınacaktır.Politikere har lov til at tale frisisk ved møder, og referat kan føres på frisisk.
2015 ve 2016 yılları arasında Skvernelis, Litvanya'nın en popüler politikacılarından biriydi.Selama 2015 dan 2016, Skvernelis menjadi salah seorang politisi paling populer di Lituania.
2015 ve 2016 yılları arasında Skvernelis, Litvanya'nın en popüler politikacılarından biriydi.През 2015 – 2016 година Сквернялис става един от най-популярните политици в Литва.
Ama en azından oyunuzu, politikacıların하지만 적어도 당신은 당신의 표를
Ama en azından oyunuzu, politikacılarınלכל פרנקי ולכל אינס הנמצאים שם, אבל לפחות אפשר להשתמש בהצבעה שלך
Ama en azından oyunuzu, politikacılarınولكننا على الاقل يمكننا
Ama en azından oyunuzu, politikacıların政治家が HIVを広げる愚かなことをするのを
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Aber ein Politiker braucht eine Reihe von Wahlmöglichkeiten.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Ale politycy potrzebują wielu opcji.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Dar politicienii au nevoie de o multitudine de opțiuni.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.하지만 정치인들에게 필요한 것은 선택범위입니다.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Maar politici hebben meerdere opties nodig.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Mais ce dont les hommes politiques ont besoin, c'est un choix d'options.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Ma quello che serve ai politici è una gamma di opzioni.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Mas os políticos necessitam de um leque de opções.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Men vad politiker behöver är en uppsättning av alternativ.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Nhưng cái mà các nhà chính trị cần là trong 1 loạt các lựa chọn.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Pero lo que necesitan los políticos es un rango de opciones.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Tapi yang dibutuhkan politisi adalah sejumlah pilihan.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Viszont a politikusoknak a lehetőségek skálájára van szükségük.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Но онова, което е нужно на политиците, е набор възможности.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.Но политикам нужна широта возможностей.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.אבל מה שפוליטיקאים צריכים הוא טווח של אפשרויות.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.ولكن ما يحتاجه السياسيون هو مدى واسع من الخيارات.
Ancak politikacıların geniş seçeneklere ihtiyacı var.彼らは 私にできるものの中で
Bence bazı politikacıların akıllarının bir köşesinde şu fikir var:그리고 어딘가에서, 정확히 말하자면 정책 전문가의 마음 구석 한편에는 이런 생각이 있을 수 있습니다.
Bence bazı politikacıların akıllarının bir köşesinde şu fikir var:ואיפשהו, אני חושב, בירכתי מוחותיהם של קובעי המדיניות מקנן הרעיון:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod