Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Vom Standpunkt einer Sexarbeiterin ergeben Poltiker also keinen Sinn.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Z punktu widzenia prostytutki politycy działają bez sensu.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Άρα, από την οπτική γωνία μιας επαγγελματίας του σεξ, οι πολιτικοί δεν βγάζουν νόημα.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.Така че от гледна точка на секс работника политиците не действат логично.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.То есть, с точки зрения проститутки, политики занимаются ерундой.
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.אז, מזוית הראיה של עובדי המין לפוליטיקאים אין היגיון,
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.هذه وجهة نظر بائعة الهوى اذا السياسيون يقومون بخيارات لا عقلانية
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor.政治家は意味をなしていない 公衆衛生オタクからすれば
Birşey biliyorum ki, bence politikacilar kökenlerini unutuyorlar.Je sais une chose que je pense que les hommes politiques oublient leur racines.
Birşey biliyorum ki, bence politikacilar kökenlerini unutuyorlar.Saya tahu satu hal, politisi lupa asal mereka.
Birşey biliyorum ki, bence politikacilar kökenlerini unutuyorlar.Una cosa e' certa. Credo che i politici si siano dimenticati da dove vengono.
Birşey biliyorum ki, bence politikacilar kökenlerini unutuyorlar.أنا أعلم أمرا واحدا وهو أنني أشعر بأن السياسيين نسوا جوهر عملهم.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor. Biz oraya kumarhane diyoruz.A Körzeti Bíróságot a politikusok irányítják.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor. Biz oraya kumarhane diyoruz.지방법원은 정치인들이 쥐고 있어요, 그래서 우리는 '주사위법원'이라고도 해요 (그저 유죄 아니면 무죄라는 의미)
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor. Biz oraya kumarhane diyoruz.Pengadilan wilayah dikuasai politisi. kami menyebutnya pengadilan dadu.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor. Biz oraya kumarhane diyoruz.בית המשפט המחוזי נשלט על ידי .פוליטיקאים, אנחנו קוראים לזה משפט הקוביות
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor. Biz oraya kumarhane diyoruz.المحكمة تُسيّر من طرف سياسيين ((نسميها محمكة النرد ((يقصد محكمة الحظ
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor. Biz oraya kumarhane diyoruz.落ち着いて
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.Byretten bliver styret af politikerne.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.Das Landgericht wird von Politikern kontrolliert.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.Het Vredegerecht wordt bestuurd door politici.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.Het Vredegerecht wordt bestuurd door... politici.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.Judecătoria e condusă de politicieni.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.La Corte Distrettuale e' governata da politici.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.La Corte Distrital es manejada por políticos.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.Le tribunal de district est dirigé par des politiciens.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.Okresní soud je řízený politiky.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.Poliitikot määräävät käräjäoikeutta.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.Sąd rejonowy kierowany jest przez polityków.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.Tòa án quận bị chi phối bởi những chính trị gia.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.Το Περιφερειακό Δικαστήριο κυβερνάται από πολιτικούς.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.Районный суд правит политиков.
Bölge Mahkemesi'ni politikacılar yönetiyor.Съдът се командва от политици.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Acum sunt folosite de politicieni tot timpul.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Agora, trocam-se de políticos todos os dias.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Ahora le cambiaron el político.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.De förbättrar politiker hela tiden.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.De udnytter politikkerne hver gang.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Dnes vylepšujú politikov neustále.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Jetzt tauschen sie jedes mal die Politiker aus.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.이제는 매번 정치인을 바꿉니다.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Maintenant ils passent d'un homme politique à l'autre tout le temps.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Mindig helyettesítik a politikusokat.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Ngày nay, họ luôn tráo các chính trị gia như vậy.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Nu, ze laten er telkens politici voor opdraven.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Obecnie robią to z każdym politykiem.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Poliitikkojahan vaihdetaan aina parempiin.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Teď už jen vždycky vymění politiky.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Τώρα, "πωλούν" τους πολιτικούς όλη την ώρα.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Сега, го правят постоянно с политици.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.Теперь его все время проделывают с портретами политиков.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.עכישו, הם מחליפים את הפוליטיקאים כל פעם.
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.والان يروجون للسياسيين في كل مرة
Bu aralar sürekli resimdeki politikacıları değiştiriyorlar.何故こんな事が起こるのでしょうか?
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Chúng tôi làm thế này bởi vì chúng tôi mệt mỏi phàn nàn về các chính trị gia.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Et en fait on a commencé ce site car on en avait marre de se plaindre de nos politiciens
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.In pratica, abbiamo iniziato questa cosa perché stanchi di lamentarci dei nostri politici.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.기본적으로, 우리는 정치가들에 대한 고질적인 불평불만들을 토대로 이 일을 시작하게 되었습니다.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Şi practic am iniţiat acest proiect pentru că obosisem să ne plângem de politicienii noştri.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Ten projekt powstał ze zmęczenia ciągłym narzekaniem na polityków.