Bence polisten bilgi saklıyor.I think she is withholding information from the police.
Polisten gizlenerek, Dima geceyi bir çöplükte geçirdi.Hiding from the police, Dima spent the night in a dumpster.
Polisten saklandığı için, Dima geceyi bir çöplükte geçirdi.Hiding from the police, Dima spent the night in a dumpster.
Tanık, hırsızı polisteki yüzleştirmede tespit etti.The witness identified the thief in the police lineup.
İnsanlar neden polisten korkar?Why are people scared of the police?
Neden insanlar polisten korkuyor?Why are people afraid of the police?
Ben polisten saklanmak zorunda kaldım.I had to hide from the police.
Ben sadece polisten bir çağrı aldım.I just got a call from the police.
Genç polisten kaçarken arabayı bir ağaca çarptı.The teenager smashed the car into a tree while fleeing from the police.
Tom polisten kaçıyordu.Tom was running from the police.
Tom polisten korkmuyordu.Tom wasn't scared of the police.
Tom polisten yıkıcı haberle ilgili bir telefon çağrısı aldı.Tom got a phone call from the police with devastating news.
Tom polisten kaçtı.Tom ran away from the policeman.
Sami polisten onu yalnız bırakmasını istedi.Sami asked the police to leave him alone.
Tom polisten kaçmaya çalıştı.Tom tried to escape from the police.
Tango & Cash (1989) - Kurt Russell polisten kaçarken kadın kılığına girer.Tango & Cash (1989) – Kurt Russell cross-dresses to escape from the police.
Gerçek bir kuluçka paraziti Polistes sulcifer türü eşekarısıdır.A true brood-parasitic wasp is Polistes sulcifer.
Siyasi poliste dövmediler" dedi."Politiet slaktes".
Başörtüsü, Fas ordusunda ve poliste kesinlikle ve dolaylı olarak yasaklandı.The headscarf is strongly and implicitly forbidden in Morocco's military and the police.
Pilchardania, Tenten polisten kaçarken sinemada saklanırken gösterilen bir haberde geçer.Pilchardania is mentioned on a newsreel that Tintin views while hiding in a cinema from the police.
Öyle durumlarda polisten yardım almak için vergi ödüyoruz.Police assistance, that's what we pay taxes for.
Son olarak, isyancı alana geldi ve şimdi polisten kaçmaya çalışıyor.Okay, step three.
Ordu ve poliste izinler kaldırılacak.No military or police personnel will be allowed to go on leave.
Zanlı, Sırp yargısının polisten kendisini tutuklamasını istemesinden 17 saat önce kaçtı.He fled 17 hours before the Serbian judiciary asked the police to arrest him.
Polisten ihbar aldığı yönündeki şüpheler sürerken, mesele bir kez daha gündeme yerleşti.Amid lingering suspicions he was tipped off by police, the issue is receiving renewed attention.
Cep telefonlarından ailelerini aramaları üzerine, aileler polisten yardım istedi.They used cellphones to call their families, who then informed the police.
Koçovska kendisini bulmak için köye gelen polisten kaçmayı başardı.Fana was able to escape from the police, who came to the village to find her, entered her house.
Japonlar tarafından istihdam edilen sürücüler polisten izin almak zorunda kaldı.The drivers employed by Japanese had to have permission from the police.
Beni polisten saklar mısın?Kannst du mich vor der Polizei verstecken?
Ancak partiyi ihya çalışmaları sırasında, daha evvel poliste kaydı bulunmayan üyeler tercih ediliyordu.Die Band durfte unter anderem für die damals noch unbekannten The Police eröffnen.
Bence polisten bilgi saklıyor.Je pense qu'elle dissimule des informations à la police.
Siyasi poliste dövmediler" dedi.«El atentado según la policía».
Kafandaki polisten kurtul.Cucarachas en la cabeza.
Bazı kaynaklara göre gizli poliste çalışmak için fazla elverişsizdi.Мотивы секретного сотрудничества с Департаментом полиции были разные.
Başörtüsü, Fas ordusunda ve poliste kesinlikle ve dolaylı olarak yasaklandı.الحجاب يمنع بقوة وضمنيا في الجيش المغربي والشرطة.
Siyasi poliste dövmediler." dedi.Foda-se a policia.'
Kafandaki polisten kurtul.Minhoca na Cabeça.
Bazı kaynaklara göre gizli poliste çalışmak için fazla elverişsizdi.Enligt vissa källor var han för instabil för att kunna jobba hos säkerhetstjänsten.
Polisten kurtulmuştur fakat eskiden iş yaptığı kişiler peşine düşmüştür bu sefer.Proiectul a fost oprit, iar oamenii care lucraseră la el au fost trimiși la viețile lor de dinainte.
Ölmeden once polisten eşinin ve yedi çocuğunun tehcir edildiğini öğrendi.Kanervalla oli kuollessaan vaimo ja seitsemän lasta.
Ölmeden once polisten eşinin ve yedi çocuğunun tehcir edildiğini öğrendi.Han har tidligere drept sju eller ni jomfruer og gravlagt dem her.
Siyasi poliste dövmediler" dedi.Nên đã bị các thế lực chính trị khuynh loát.".
Tango & Cash (1989) - Kurt Russell polisten kaçarken kadın kılığına girer.デッドフォール Tango & Cash (1989) - カート・ラッセル演じるキャッシュが警察から逃げるために女装する場面あり。
Bazı kaynaklara göre gizli poliste çalışmak için fazla elverişsizdi.一説には、秘密警察で働くためには精神的に不安定にすぎたからだという。
Ancak bu arada iki poliste Yu'nun peşindedirler.^ しかし、実際は現実に、ヤクザ2人に追いかけられているのであった。
Kafandaki polisten kurtul.להיות תפילין על הראש.
Kafandaki polisten kurtul.Odpravi se na Lomnik.
Ölmeden once polisten eşinin ve yedi çocuğunun tehcir edildiğini öğrendi.Po vyro mirties kilmingos našlės ir septynių jos vaikų gyvenimas nelepino.
Mm, ah, geri gidiyorum. Son olarak, isyancı alana geldi ve şimdi polisten kaçmaya çalışıyor.さて 3つ目ですが 現場に着いた暴徒ですが
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Do návrhu jsem dal porušení povinností prokurátora, policie a soudce.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.E ho messo nella mia mozione che c'erano state accuse errate, e cattiva condotta della polizia e giudiziaria.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Escrevi no meu requerimento que se verificava uma conduta incorreta da acusação, da polícia e do tribunal.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.És leírtam az előterjesztésemben, hogy eljárási, rendőri és bírósági mulasztások történtek.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Ik schreef in mijn motie over procedurele fouten en wangedrag van de politie en gerechtelijk wangedrag.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.그리고는 제 명령신청서에 검사, 경찰, 그리고 사법제도의 불법행위를 나열했지요.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Och skrev i yrkandet att det begåtts tjänstefel i åklagar- systemet, hos polis och i rättsväsende.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Şi am susţinut în moţiunea mea că era o eroare a acuzării, a poliţiei şi a procedurii judiciare.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Umieściłem we wniosku informacje o niewłaściwym postępowaniu oskarżyciela, policji i sądu.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Сложих в моето предложение че имаше подсъден произвол и полицейски произвол и съдебен произвол.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Я поместил в ходатайство факты о полицейском беспределе, прокурорских и судейских злоупотреблениях.